Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Türkiye tedbir almazsa 22 yıl sonra çok yaşlı nüfusa sahip ülkeler arasına girecek

Türkiye’nin 65 yaş üstü olarak kabul edilen yaşlı nüfusu hızla artarken genç nüfus oranıysa hızla düşüyor. Uzmanlara göre, bu durum gelişmekte olan Türkiye için sosyo-ekonomik anlamda tehlike sinyalleri veriyor.

Türkiye tedbir almazsa 22 yıl sonra çok yaşlı nüfusa sahip ülkeler arasına girecek

Genç nüfus oranıyla Avrupa’da başı çeken Türkiye, yapılan son araştırmalara göre bu vasfını yakın gelecekte kaybetme tehdidiyle karşı karşıya. Zira 20 yıl öncesine kadar yüzde 4 olan Türkiye’nin yaşlı nüfus oranı yüzde 9’a ulaşmış durumda. Doğurganlık oranı artmazsa, Türkiye 22 yıl sonra ‘çok yaşlı nüfusa sahip ülkeler’ sınıfına girecek.

GİDEREK YAŞLANIYORUZ

Yapılan araştırmalar, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın genç nüfusun artması için adeta bir devlet politikası haline getirdiği ‘en az 3 çocuk’ söylemindeki haklılığını ortaya koydu. Türkiye’de genç nüfus oranı hızla düşerken ters orantılı biçimde çok yaşlı nüfus giderek artıyor. 2001 yılında 2.38 olan doğurganlık hızı 2017 yılında 2.07 seviyesine düştü. Bu oranın son yıllarda daha da düştüğü tahmin ediliyor. Türkiye, nüfusun ‘yenilenme düzeyi’ olarak kabul edilen 2.10 seviyesinin de gerisinde kaldı.

Toplum bilimciler yaşlanmayı evliliğin ileriki yıllara atılması ve bunun doğal bir sonucu olan doğurganlığın azalmasına bağlıyor.

Bunun dışında kadının ekonomik hayata katılımı ile sosyal ve kültürel alandaki değişimler de toplumda doğumların azalmasının başlıca faktörleri arasında gösteriliyor. Genç nüfus oranıyla

Avrupa’da başı çeken Türkiye, yapılan son araştırmalara göre bu vasfını yakın gelecekte kaybedebilir. 20 yıl öncesine kadar yüzde 4 olan Türkiye’nin yaşlı nüfus oranı yüzde 9’a ulaşmış durumda.

Doğurganlık oranı artmazsa Türkiye, 22 yıl sonra ‘çok yaşlı nüfusa sahip ülkeler’ sınıfına girecek.

Ülkemizde doğurganlık oranının düşmesiyle birlikte genç nüfus azalırken yaşlı nüfusu ters orantıya uygun olarak artış gösteriyor. Doğurganlık konusunda Türkiye’nin doğusu ve batısı arasında ciddi farklar bulunuyor ancak genel olarak tüm bölgelerde doğurganlık azalıyor, buna karşın 65 yaş üstü olarak kabul edilen yaşlı nüfusu hızla artıyor.

DERİN SONUÇLARA GEBE

Yapılan araştırmalar Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın genç nüfusun artması için adeta bir devlet politikası haline getirdiği ‘en az 3 çocuk’ söyleminde ki haklılığını ortaya koydu. Türkiye’de genç nüfus oranı hızla düşerken ters orantılı biçimde çok yaşlı nüfus giderek artıyor. Bu durum gelişmekte olan Türkiye için sosyo-ekonomik anlamda derin sonuçlara gebe. 2001 yılında 2.38 olan doğurganlık hızı 2017 yılında 2.07 seviyesine düştü. Bu oranın son yıllarda daha da düştüğü tahmin ediliyor. Türkiye, nüfusun ‘yenilenme düzeyi’ olarak kabul edilen 2.10 seviyesinin de gerisinde kaldı.

Toplum bilimciler yaşlanmayı evliliğin ileriki yıllara atılması ve bunun doğal bir sonucu olan doğurganlığın azalmasına bağlıyor. Bunun dışında kadının ekonomik hayata katılımı ile sosyal ve kültürel alandaki değişimler de toplumda doğumların azalmasının başlıca faktörleri arasında gösteriliyor.

Türkiye’de yaşlanma gerçeğiyle yüzleşme korkusu yaşandığına dikkat çeken Sosyolog Özgür Arun, asıl korkulması gereken durumun toplumun yaşlanması değil ekonomik olarak aktif nüfusun üretime dahil edilememesi, dolayısıyla toplumun zenginleşemeden yaşlanması olduğuna dikkat çekti.

GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERİN ORTAK SORUNU

Sadece Türkiye’nin değil tüm dünyanın yaşlandığını belirten Sosyolog Arun, “Türkiye tek başına yaşlanan bir ülke değil. Elbette demografik dönüşümsürecini daha farklı yaşamış ve safhalarını tamamlamış ülkeler var, biz ise daha gerilerden geliyoruz.

Özellikle gelişmekte olan ülkeler benzer bir süreç yaşıyor. Sorun şu; Türkiye dünyanın en hızlı yaşlanan ülkelerinden biri” dedi.

TEŞVİK POLİTİKALARI İŞE YARAYABİLİR

Cumhurbaşkanı Erdoğan başta olmak üzere devlet yetkilileri eriyen ülke nüfusunu canlandırmak için ‘en az 3 çocuk’ söylemini geliştirdi ve teşvik ediyor. Bu durum sadece ülkemize has bir durum değil. Birçok ülke çocuk yardımını bir devlet politikası haline getirdi. Türkiye’nin yanı sıra kimi hükümetler ‘en az 3 çocuk’ ‘5 çocuk’ söylemleriyle çocuk yapmayı teşvik ediyor

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri