Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Alluş’un şehadeti

Alluş’un şehadeti

İslam Ordusu (Ceyşu’l İslam) Genel Komutanı Zehran Alluş, cuma günü mücahitlerle cuma namazını kıldıktan sonra cepheleri ziyaret ederken Rus uçaklarının düzenlediği saldırıda hayatını kaybetti.
Rejime karşı savaşan ılımlı gruplardan birinin komutanının öldürülmesi, Suriye’ye IŞİD’le mücadele için geldiklerini öne sürenlerin asıl amacının devrimi boğmak olduğunun göstergesi.
Aynı zamanda Riyad Konferansı’na ve muhalifleri birleştirerek geçiş sürecine hazırlama çabalarına vurulmuş ağır bir darbe.
Ve IŞİD’e altın tepside sunulmuş büyük bir hediye.
Zehran Alluş, Suriye’de IŞİD’in devrim için oluşturduğu tehdidi ilk fark eden ve IŞİD’e karşı en etkili mücadeleyi veren komutandı.
Bu nedenle örgütün kara listesindeydi ve başına ödül konmuştu.
Şehadetine Suriye rejimi, İran ve Hizbullah kadar IŞİD taraftarları da sevindi.
Çakma halife Ebu Bekir El Bağdadi, o ödülü Rus pilotlara verir artık.
Zehran Alluş ile Türkiye’ye geldiğinde görüşmüştüm.
Aynı fakültede okumuştuk; fakat ben başladığımda o mezun olmuştu.
İslam Ordusu sözcüsü İslam Alluş görüşmek istediğini söylediğinde yanında Zehran Alluş’un da olduğundan haberim yoktu.
Buluşma yerine gittiğimde karşımda Suriye rejimine karşı savaşan en büyük gruplardan birinin komutanını görmek sürpriz olmuştu.
Suriye Devrimi’ni, muhalif grupların yaşadıkları sıkıntıları, devrimin geleceğini, IŞİD’in verdiği zararı, okul hatıralarımızı ve hocalarımızı konuştuk.
Akyokuş’ta çay içip Konya’yı seyrederken Allah’ın izniyle Suriye’nin özgürlüğe kavuşmasından sonra Kasyun Dağı’nda çay içmeye davet edeceğini söylemişti.
Nasip değilmiş.
Zehran Alluş; hırsızların, soysuzların, çetelerin devrimci grup görüntüsü altında halka zulmetmesine ve IŞİD’e karşı olduğu için söz konusu çevrelerin yoğun eleştirisine maruz kalıyordu.
O kadar haksız eleştiriye rağmen tepkisel davranmadı ve kimseyi tekfir etmedi.
İlim ehlinin basiretine ve bilincine sahipti.
Batı’nın ve bölge ülkelerinin devrime yaklaşımlarının farkındaydı.
Varlığı, rejimi yeniden dizayn ederek ayağa kaldırma planları için tehdit teşkil ediyordu.
Bu nedenle şehit edildi.
Şehadetinin ardından muhalif grupların tamamı yayınladıkları mesajlarda Alluş’un yokluğunun büyük bir kayıp olduğuna; fakat devrimin devam edeceğine dikkat çekti.
Daha önce kendisini eleştiren birçok kişi de haksızlık yaptığını itiraf ederek özür diledi.
Ardından söylenenler ve yazılanlar gayet olumlu.
Alluş’un nasıl bir cihat bilincine ve ahlâkına sahip olduğunu gösteren tanıklıklar.
Suriyeli rejim muhalifi Hristiyanlardan Bessam Maluf, onunla ilgili bir anısını şöyle anlatır:
“Bir dönem hepimiz rejimin yıkılışının yakın olduğunu hissetmiştik. Çatışmalar El Abbasin’e yaklaşmıştı. Ortak arkadaşlar aracılığıyla Zehran Alluş ile görüştüm ve Hristiyanların yoğun olduğu bölgelere girdiklerinde ihlaller olmamasını rica ettim ve rejimin Hristiyanlara yönelik herhangi bir ihlali devrimciler aleyhine kullanacağına dikkat çektim.”
Maluf’un aktardığına göre Alluş’un bu talebe cevabı gayet nettir.
Şöyle der:
“Bunu dile getirmeye bile gerek yok. Kişiden kendi ailesine karşı yumuşak davranması istenir mi? Siz bizdensiniz, biz de sizdeniz. O bölgelere girdiğimizde hiç kimsenin herhangi bir eve, kiliseye veya insana zarar vermesine izin vermeyeceğiz. Rejimin ne yapmak istediğinin farkındayız ve ona bu fırsatı vermeyeceğiz.”
Mekanın cennet olsun, büyük komutan…

İsmail Yaşa

Etiketler