Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Bağışla bizi Filistin!

Bağışla bizi Filistin!

Mehmet Tevfik Ekiz Bey. Bir gazete olsun, öyle bir gazete olsun ki, sadece haber versin, siyah beyaz çıksın, mümkünse çok da az fotoğraf girsin ve söylemi, dili hep İslamî hassasiyetler üzerine inşa edilsin, diye hayal ederken, bir cumartesi günü Diriliş Postası’nı kapısında bulmuş, abone olmuş. O gün bugündür arşiv arşiv saklıyormuş, çıktığı ilk günden beri ayrılmazı olmuş Diriliş Postası onun.
Allah’a şükür, bize dualarla açtı telefonu. Dünya sayfasında hem de yılların kanayan yarası İsrail-Filistin meselesi üzerine bir haber konusunda, çok da haklı olarak, ikaz etti, uyardı, nasihat etti bize, başımız gözümüz üzerine:

“İsrail askeri, bir Filistinli kadını vurdu /
Filistinli bir kadının aracıyla, kendilerine doğru geldiğini gören askerler, bunun bir saldırı olduğunu ‘fark ederek’ saldırganı vurdu. Kadın yaralı olarak tedavi altına alındı.”

Kudüs mahreçli, saat 15:16 itibariyle Anadolu Ajansı’nın abonelerine servis ettiği bir haber bu.
Vahim olan tek bir kelime, tüm haberi al çöpe at, ne demek ‘fark etmek’? ‘Vehmetti’, ‘zannetti’, ‘sandı’ demek varken… ‘Fark etti’, yani “anladı, yani aslında öyleydi, o kadın bir saldırgandı, doğrularız’ demek bu.
“O cümle bu gazetede, İslam coğrafyasının gözü kulağı olmaya namzet, benim gazetemde nasıl girer?” diye feveran ediyor lisan-ı münasiple. Gerekçe yok, bahane yok, yerden göğe kadar haklı, haphaklı. Nasıl girer?
Dış Haberler Müdürümüz başka gazeteye transfer olduysa. Geç!
Yerine bakan operatör genç izinliyse. Geç! Onun da yerine bakan diğer operatör, o gün 4 dış haberler sayfasını, kendi başına AA’dan, editörü olmadığı için alıp yaptıysa ve o yoğunlukta gözünden kaçtıysa. Geç!
Eğer bir davam var diye yola çıkıyor isen, ‘olan’ değil, ‘olması gereken’dir asl’olan.
Filistin davasında başına cop yiyen, kafasına taş yiyen, sırtına keleş yiyen onca Müslüman kardeşlerimiz gözümüzün önüne geliyor ve İsrail’in ekmeğine yağ sürecek bu söylem dilinden dolayı utanarak özür diliyoruz.
Bağışla bizi ey ümmet, bağışla bizi ey Diriliş Postası okurları ve bağışla bizi ey gözümüzün nuru, gönlümüzün sürûru, cânımız Efendimiz (SAV)!
Yolumuza devam ediyoruz, dua ve nasihatlerden güç alarak.
“AA geçtiyse bu daha da vahim, tüm gazeteler edite etmeden kamuoyuna geçecek ve bilinçaltılar hep kirlenecek” endişesini bizle birlikte çeken ve bize bir kez daha “editörlüğün” aslında “yazarlık”tan daha da mühim olduğunu algılatan Mehmet Bey. En başta size teşekkürler.
Allah’a istiğfar ve hamdü senâ ile.

Mehtap Güneş