Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Balkon

Balkon

Muzaffer Özekin – Siyasi partilerin genel merkez binalarını incelediğimizde aldıkları oy ile mimarilerinin doğrudan ilişkili olduğunu görüyoruz. Bu ilişki, üniversitelerin sosyoloji, psikoloji ve mimarlık bölümlerinde ders olarak verilecek kadar ilginçtir.
Sadece kitaplar okunmaz, binalar da okunur. Binalar hem dış cephelerindeki mimari elemanların okunması ile bakanlara fikir verir, hem de kat planlarıyla neyin hedeflendiğini gösterir.
Binalar hem içinde yaşanılacak, çalışılacak şekilde planlanmıştır, hem de bir şeyi, bir ideolojiyi temsil etmek için bir araçtır.
Siyasi partilerde yönetimdeki kadrolar hedefledikleri sosyal ütopya ile çakışacak mekanı üretmek için seçtikleri mimara ihtiyaçlarını, isteklerini bildirirler. Mimar ve ekibi de parti yöneticilerinin isteklerini, tahsis edilmiş arsa üzerine nasıl oturtabileceğini çalışmaya başlar. Uzun bir çalışma, görüşme, planlama sürecinden sonra karar verilir. Önce mimari proje ve onu takiben diğer projeler tamamlanır. İnşaat yapılır, biter, nihayet parti yöneticileri binalarına yerleşirler.
Parti yöneticileri, parti politikalarına, dünya görüşlerine uygun olarak planladıkları binalarında kendi üsluplarıyla çalışırlar. Bizler de bu nihai ürünlere bakarak o binalarda neyin temsil edilmesinin hedeflendiği, parti niyetlerinin ne olduğunu anlamaya çalışırız.
Cumhuriyet Halk Partisi’nin son genel merkez binası, Türkiye’nin ilk siyasi partisi olmasının verdiği tecrübe birikimi ile yapılmış, nispeten başarılı bir üründür. Cumhuriyet’in ilk yıllarında, 1932 yılından itibaren yapılmış Halkevi binalarının tecrübesi de son genel merkez binasının mimarisine yansıtılmıştır. Modern, akıllı bir bina yapılmış ve “seçkinci” partinin “seçkin” yöneticilerinin yumurta şeklindeki MYK toplantı salonu, binanın cephesine yapıştırılıverilmiştir; yüksekte, belirgin ve ayrı… Belki de bu yumurta ile CHP’nin bir türlü kabuğunu kıramaması temsil edilmektedir. Halkevi binaları geleneğinde de görülen konuşma yapılacak balkon, CHP genel merkez binasının bulvar tarafındaki dar cephesine konulmuş, hem de üç ayrı seviyede üç ayrı balkon olarak. Balkon yanlışlıkla bir gün bir seçim kazanılacak olursa ve o gece genel merkezin önünde partililer toplanırsa onlara bir zafer, bir teşekkür konuşması yapılabilmesi amacıyla konulmuştur. Son kırk yıldır seçim zaferi görememiş CHP’liler, gelecek kırk yıl içerisinde, belki bir gün, küçük de olsa, koalisyon kurularak da olsa bir “seçim zaferi” kazandıklarında bu balkonları kullanabileceklerini düşünmektedir, herhalde.
AK Parti’nin genel merkez binası sade, tevazulu ve fonksiyonel mimarisiyle, CHP binasının çok ötesinde, başarılı bir uygulamadır. Türk-İslam mimarisinden esintilerle kimlik oluşturulmuş, modern, akıllı, dışa dönük bir bina yapılmıştır. Binanın tam ortasında bulunan çekirdekte asansörler ve merdiven yer almış aradan geçen geniş-ferah koridor, kata gelenleri binanın iki tarafına yönlendirecek şekilde konulmuştur. Her kata iki adet genel başkan yardımcısı ve ekipleri yerleştirilmiştir. Kapalı, yarı açık ve açık çalışma mekanlarıyla, çeşitli toplantı odalarıyla, çok amaçlı salonlarıyla, mescidi ile, konferans salonları, sergi salonlarıyla v.b. çok başarılı ve huzurlu bir çalışma ortamı sağlanmıştır.
Bütün odalar ön ve arka bahçeye, bulvara, yola bakacak şekilde yerleştirilmiş olup, gün ışığı içeriye akmaktadır. Başta sayın Genel Başkan, Genel Başkan Yardımcıları, Kadın Kolları Başkanı, Gençlik Kolları Başkanı v.b. bütün yöneticiler ve bütün çalışanlar pencerelerden yola, bahçeye, Ankara’ya, millete bakabilmektedirler. Allah’ın hiçbir kulu tecrit olmamış, gizlenmemiş, kabuğuna çekilmemiştir. Parti politikalarına uygun mimari böyle oluşturulmuştur. Her seçim sonrası yapılacak konuşma için de yaklaşık 40 kişinin aynı anda bulunabileceği bir balkon konulmuştur. Geleneksel balkon konuşmaları, meydanda toplanan on binlere, televizyonları başındaki milyonlara bu balkondan yapılabilmektedir.
Milliyetçi Hareket Partisi’nin Balgat’ta bulunan genel merkezinin binası Sayın Devlet Bahçeli ve ekibinin isteklerinin tam bir başarıyla mimariye yansıtıldığı, fakat çalışma ortamı, toplumla kaynaşma ve halkla ilişkiler açılarından bakıldığında ise tam manasıyla başarısız bir uygulamadır. Önüne sonradan konulmuş olan Orhun Abideleri’nin kopyaları olmasa Türk milliyetçiliğine dair ipucu vermeyen, bodrum kattaki bayramlaşma köşesindeki çiniler ve girişteki taç kapı hariç Türk-İslam mimarisine dair esinti taşımayan bir binadır.
Balgat’ta bulunan binanın ön cephesi Ceyhun Atuf Kansu Caddesi’ne bakmakta, sağındaki, solundaki ve arkasındaki ayrı imar parselleri üzerinde başka binalar yer almaktadır.
MHP Genel Merkez Binası stilize edilmiş üç adet hilal şeklinde M blok, H blok ve P blok adı verilen üç bloktan oluşan silindirik bir yapıdır. Binanın üzerine bir şapka gibi, bir şişe kapağı gibi yerleştirilmiş helikopter pisti bu stilize edilmiş üç hilali gizlemektedir.
Bir dışbükey ve bir içbükey hattın oluşturduğu hilal şekli, içbükey çizginin mimar tarafından düzleştirilmesiyle karpuz dilimi şekline dönüştürülmüştür. MHP genel merkez binası blok planları karpuz dilimi şeklinde olup, üç blok zeminden binanın en üst seviyesine kadar bir boşluğu çevrelemektedir. En tepedeki helikopter pisti bir şişe kapağı gibidir. MHP genel merkez binası adeta içi boş bir şişe formundadır.
Mimar; iki blokta karpuz dilimi şeklindeki kat planında düz kenara, iç boşluk tarafına koridoru koymuş ve dış cephelere odaları sıralamıştır. Karpuz diliminin uç taraflarında bulunan odalar çarpık, dar şekilleriyle içinde çalışanlara fiziki ve ruhsal sıkıntı vermektedir. Binanın Ceyhun Atuf Kansu Caddesi, Balgat pazarı ve Seyit Ahmet Arvasi Parkı yönünde bulunan blok, mimari olarak en önemli, en fonksiyonel blok ve cephesi olabilecek iken; her nedense binanın mimarı Sayın Ahmet Vefik Alp tarafından adeta katledilmiştir. Bu blokta koridor dış cepheye konulmuş, komisyon çalışma odaları iç boşluğa, karanlığa bakacak şekilde yerleştirilmiştir. Adeta millete sırt dönülmüş, milletten, Balgat pazarındaki esnaftan, Seyit Ahmet Arvasi Parkı’ndan, tabiattan ve gün ışığından kaçılmıştır. Bunu Sayın Devlet Bahçeli ve ekibi mi istemiştir, yoksa sayın mimar mı bu yanlışa düşmüştür bilemiyorum.
Sayın Devlet Bahçeli tarafından seçtirilmiş yöneticiler; sekreter odası, çift kapılı çalışma odası, istirahat odası, banyo, danışma odaları ve kat mutfağından oluşan bölümlerinde kendilerine verilmiş görevleri Sayın Devlet Bahçeli’nin beklediği şekilde yerine getirmektedirler.
Sayın Devlet Bahçeli’nin çalışma odası ve ek odaları ise 2. katta yarı gizli halde parselin arka köşesine doğru konuşlandırılmış, neredeyse ana binadan kopuk halde bulunmaktadır.
Bina, Sayın Devlet Bahçeli ve ekibinin mimardan beklentilerinin tamamının yerine getirildiği ve onların kimliğini ve ruh halini yansıtma açısından başarılı fakat mimari açıdan tam manası ile başarısız bir eserdir.
Bina içe dönük, dıştan kopuk bir görünüm sergilemektedir. Huyuyla suyuyla birbirine benzer insanlardan oluşan küçük bir cemaatten oluşan ve Sayın Devlet Bahçeli tarafından listelenip seçtirilmiş yöneticiler binanın katlarında yerleşmişlerdir.
Halkın arasına karışmak, onlarla hemhal olmak için gerekli ruhsal hazırlığa sahip olmayan, sahaya çıkmak, çalışmak yerine gizlenmiş, karanlık mekanlarda içe dönük çalışmayla yetinen parti yöneticilerinin iktidar olmak, seçim kazanmak gibi bir kaygısı olmadığı binanın mimarisine yansımıştır. Seçim kazanma hedefi ve umudu olmayan MHP yöneticileri, sanırım bundan dolayı binaya bir balkon koymayı da gerekli görmemişlerdir. Seçim kazanılmayacaksa, balkon konuşmasına da gerek yoktur, balkona da.
MHP yönetimine seçilecek olan yeni genel başkan ve ekibi Ceyhun Atuf Kansu Caddesi tarafındaki ölü blok için hemen mimarla görüşmelidirler. Bu bloğun koridorları dış taraftan iç tarafa alınmalı, odalar içe değil dışa bakmalı, yeni genel başkan parselin arka köşesindeki yarı gizlenmiş odasından caddeye bakan yeni odalardan birine taşınmalı, Balgat pazarındaki esnafa, halka, Seyit Ahmet Arvasi Parkı’nın ağaçlarına, yeşilliklerine, çiçeklerine, dökülen yapraklarına bakmalıdır. Yönetici odalarından bazıları da bu cephede yer alırken, uygun bir yere mutlaka bir balkon yerleştirilmelidir.
Mimaride yapılacak bu değişiklikler ve konulacak balkon iktidarı içtenlikle ve eylemle istemek ve adeta Allah’a bir yakarış olacaktır. İktidardan ürkmeyi, dıştan kopukluğu ve millete sırt dönüşü yansıtan MHP genel merkez binasının mevcut mimarisi düzeltilmedikçe ve balkon konulmadıkça, yani zihniyet ve ruh hali değişmedikçe, daha birçok seçimlerin kaybedileceği muhakkaktır.
Seçimleri sürekli kaybetmenin ortaya çıkardığı kolektif eziklik ve aşağılık kompleksinin ülkücülerin üzerinden atılmasının yolu bir balkona sahip olunabilmesiyle ve yöneticiler için dışa dönük, tabiata dönük, vatandaşı gören, ışığı gören çalışma ortamlarının üretilmesi ile açılacaktır.

Etiketler