Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Barbar Conan… Terminatör… Elektrik meselesi…

Barbar Conan… Terminatör… Elektrik meselesi…

Geçtiğimiz 31 Mart günü tüm Türkiye, aynı anda elektriğin kesilmesiyle büyük bir şok yaşadı.
Neden oldu? Nasıl oldu?
Bir sürü açıklama dinledik, çoğunu anlamadık.
O keşmekeşte nedendir bilmem benim aklıma hep “Barbar Conan” geldi.
****
2000’li yılların başında ABD’de Enron skandalı yaşandı.
Enron, 100 milyar doları aşan geliriyle Amerika’nın en büyük 7. şirketiydi. Amerika’daki enerji ticaretinin yüzde 20’sini gerçekleştiriyordu.
Enerji piyasasının liberalleştirilmesi için var gücüyle çalışıyordu.
Kapitalizmin değişmez kurallarından biri “serbest bir piyasa varsa, spekülasyon da vardır”.
Enron; kısmen liberalleşen piyasada hem spekülasyon yapıyordu… Hem de manipülasyon… Yani dolandırıcılık…
(Elektrik depolanabilen bir mal olmadığından, eğer talepten fazla bir üretim varsa tek yol toprağa verilmesidir. Aksi takdirde piyasada serbest oluşan fiyatlar çok düşebilir.)
Bu nedenle Enron; üretimi azaltmak ve düzenleyici kurulları aşabilmek için büyük üretim santrallerinde “arıza veya bakım” gibi gerekçelerle üretimi düşürüyor, elektrik fiyatlarının yükselmesini sağlıyordu.
Elde ettiği kanun ve ahlâk dışı dev gelirleri ise oldukça karmaşık muhasebe teknikleriyle saklıyordu.
Öte yandan gücünü pekiştirmek için liberalleşme taraftarı siyasilere seçimlerde büyük destekler sağlıyordu.
****
Gençliğimizde beğenerek okuduğumuz “Conan” çizgi romanı; “Conan The Barbarian” (Barbar Conan) adıyla film yapılacaktı.
Yapımcılar, Avusturyalı Dünya Vücut Geliştirme Şampiyonu Arnold Schwarzenegger’i bu rol için uygun gördüler. Rol yeteneği tartışmalı Arnold, bu filmle birlikte Hollywood’da iyi bir kariyer yakaladı. Terminatör serisiyle kariyerinin zirvesine çıktı. 200 milyon dolar serveti olduğu söyleniyor.
Elektrik piyasasının liberalleşmesi taraftarı olan Arnold Schwarzenegger, California Valiliği için aday oldu. Seçimi kazandı.
En büyük destekçisi Enron’du.
Tıpkı George W. Bush’un destekçisi olduğu gibi…
****
Enron’un üretim manipülasyonları nedeniyle Amerika’nın en büyük enerji krizlerinden biri California’da yaşandı ve Enron bu krizde 1,6 milyar dolar kazandı.
Uzatmayalım, bu kadar kanun ve ahlâk dışı işe bulaşan Enron; battı…
Milyarlarca dolar zarar, mağdur olan binlerce çalışan, onu destekleyen siyasiler, denetleyici kamu otoriteleri ve bu kadar büyük hırsızlığı görmezden gelen bağımsız denetim şirketleri ile Enron hikâyesi pek çok belgesele ve araştırmaya konu oldu.
Merak edenler, bu ilginç hikâyeyi internetten detaylarıyla okuyabilirler.
****
Enron benzeri bir krizin ülkemizde yaşanma ihtimali çok düşük olmakla birlikte, bizde de başta elektrik olmak üzere enerji piyasasının liberalleşmesi için 2002 yılından beri çeşitli düzenlemeler yapılıyor.
Şu anda 36 özel şirket elektrik üretimi yapıyor. Dağıtım büyük ölçüde özelleştirildi. Elektrik üreten şirketlerin 6 tanesi Borsa İstanbul’da işlem görüyor. Termik, hidroelektrik, doğalgaz, rüzgâr ve çok az olmakla birlikte güneş ve jeotermal olmak üzere 70 bin megawat kurulu gücümüz var. Nükleer santral için inşaat aşamasına geldik.
Şükür, şimdilik elektrik üretiminin büyük bir kısmı devlet tarafından sağlanıyor.
Elektrik piyasasında anlık oluşan fiyatların çok düşük olduğu zamanlarda üretim manipülasyonlarını engelleyici bazı mekanizmalarımız var.
Ama gelecekte, önemli ölçüde özel sektöre geçeceği görülen elektrik sektörü için benzer krizlerin önüne geçmek amacıyla devletimiz, bu ve benzeri olaylardan ders çıkararak gerekli kanuni ve idari düzenlemeleri yapmalıdır.
Yazıyı buraya kadar okuyanlar şu soruya kendileri için cevap arasınlar:
“Elektrik bir kamu hizmeti midir? Yoksa ticareti serbest piyasada yapılabilen bir mal mıdır?”
Fırsat buldukça konuya devam edeceğiz.

İsmail Genceli

Etiketler