Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Bir el atın da şu teröristleri de büyütelim

Bir el atın da şu teröristleri de büyütelim

Terörle mücadelede teknoloji, silahlar, eğitilmiş askerler, tecrübeli istihbaratçılar, kararlı siyasetçiler, para, uluslararası ilişkiler ve daha pek çok boyut sayabilir. Terör, son tahlilde bir “sorunlar bütünüdür”, içinde karşılıklı tartılamayacak kadar benzersiz olan onlarca boyutu, tarihten başlayıp sağlığa kadar uzanan yine onlarca bağlamı olabilir.

“Terrorism and International Law” kitabının yazarı Gilbert Guillaume, şu hatırlatmayı yapıyor: “Terörizmi meydana getiren boyutlar ve bağlamlar, önem sırasına göre öncelenemez ya da herhangi biri ertelenemez; Medya hariç.”

Medya hariç; çünkü medya terörün boyutlarından biri değil bizzat varlığını sürdürdüğü yaşam alanıdır. Bilerek, farkında olmadan, kasten, mecburen, gafletten yahut inadından teröre alan açan medya, bunu kıstığında hendeklerin hepsi birer belediye hamaliyesine dönüşebilir. Terörün hayat alanını kısmak, haber yapmamak mıdır? Hayır!

Başı sonu belli olan, tutarlı olan ve mutedil ortalamanın kabul ettiği bir aklı ortaya koyabilmektir.

Mesela;

Demirtaş Moskova’ya gidip temsilcilik açacak haberlerinden hepimiz anladık ki, Putin’in PKK’ya verdiği destek artık gizliden değil resmi düzeye geçmiştir. Bu bir haber midir? Elbette haberdir. Bu haberi olduğu gibi verdiğimizde PKK’ya biraz daha yaşam alanı açmış, biraz daha beslemiş oluyoruz; çünkü habere göre PKK güçlenmiş, artık arkasına Putin’i almıştır. Ne yapalım, haberi çekelim mi? Hayır! O zaman daha kötü sonuçlara sebep oluruz!

Ne yapacağız peki? Tembelliği ve şuursuzluğu üzerimizden atsak yeter.

“Kandil, Moskova’ya şube açıyor” başlığının altında haberin detaylarını verdikten sonra doğru soruları da sormalıydık. Moskova daha önce davet edilen siyasi partiler, terör örgütleri, çeteler, mafyalar var mı? Varsa bunlar kim? Putin bunlara ne vermiş ne almış? Niye vermiş?

Öyleyse konuya kısaca bir göz atalım. Rusya, Fransa’da Ulusal Cephe, Avusturya’da Özgürlük Partisi ve Bulgaristan’da Ataka ile temas kurdu. Yunanistan’da hem sol Syriza hem de sağ ANEL’e destek verdi. Bunun gibi aşırı sağcı, sosyalist, liberal birçok partiyi Moskova’ya davet edip temsilcilik açtı. Doğrudan nakit para desteği sağladı. Kırım, Gürcistan, Ukrayna, Sırbistan, Çeçenistan, Suriye ve hatta Japonya dâhil birçok ülkede aşırı sol ya da aşırı sağ silahlı terör örgütlerine, mafya gruplarına doğrudan silah ve para desteği sağladı.
Niye yapıyor bu destekleri? Moskova niye terör örgütü ve aşırıcıların panayırına dönmüş durumda?

“Putin’in stratejisi ideolojik değil, Kremlin bütün ideolojik cephelerde oynar. Putin ulusal politikaları istikrarsızlaştırmak için politik yelpazenin her iki konumundaki partilere ya da hareketlere yatırım yapar.”

Atlantik Konseyi Analisti Alina Polyakova /16 Aralık 2015

Ortada bir destek, bir ortaklık yok demek ki; bir kira sözleşmesi var. AB ile gerginliği var mesela Putin’in. AB içinde huzursuzluk çıkaracak, kan dökecek, can sıkacak kim varsa onu kiralıyor ve sorun ortadan kalkana kadar kullanıyor yani. Güzel… Demek ki 2016 Mart/Nisan aylarında PKK’nın sözleşmesi bitecek.

Hendekler için de aynı şeyi yapabilirdik. Liberya’ya, Kolombiya’ya, Suriye’ye bakabilir meseleyi çözebilirdik. Yaptık mı bunları medya olarak? Yapmadık! Teröristlerin her geçen gün daha çok korkutmasına çalıştık. Latince adlarının anlamını yani “terör/korkutma/korkudan titretme” faaliyetlerini yakınlaştırdık. “Al işte bunlar bu kadar vahşi” demekten başka bir şey yapmıyoruz ve PKK semirdikçe semiriyor. Çünkü medya, terörün boyutlarından biri değil bizzat varlığını sürdürdüğü yaşam alanıdır.

Erem Şentürk

Etiketler