Son Dakika

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Yerli patent sayısında yüzde 39 arttı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, 2018 yılının ilk 6 aylık döneminde tescil edilen yerli patent sayısında yaklaşık yüzde 39'luk artış gerçekleştiğini açıkladı.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Oktay: Yerli patent sayısında yüzde 39 arttı

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, Ankara'da Verimlilik ve Teknoloji Fuarı'nın açılışında konuştu. Bugüne kadar çeşitli sektörlerden yerli patent başvuru sayısı 60 bine ulaştığını belirten Oktay, 2018 yılının ilk 6 aylık döneminde tescil edilen yerli patent sayısında yaklaşık yüzde 39'luk artış gerçekleştiğini ifade etti.

Oktay, ATO Congresium'da düzenlenen Verimlilik ve Teknoloji Fuarı'nda yaptığı konuşmada, verimlilik konusunun, sektörel anlamda böyle geniş katılımlı bir fuarda ele alınmasından memnuniyet duyduğunu belirtti.

Bilim, sanayi ve teknoloji alanlarında tüm dünyada yaşanan hızlı değişimin devletleri sahip oldukları kaynakların etkin kullanımına ilişkin sistematik bir planlama yapmaya yönelttiğini ifade eden Oktay, yaşanan bu hızlı değişim ve rekabet sürecinde sahip olduğu kaynakları verimli şekilde kullanmayan devletlerin ekonomik büyümede diğer ülkelerin gerisinde kaldığını söyledi.

Oktay, kalkınmanın belirleyici unsuru ve itici gücü olan verimliliğin artmasının ancak uzun dönemli politikalarla yenilikçi ve kapsayıcı bir yönetim anlayışıyla mümkün olduğunu, hedeflenen verimliliğe ulaşmak için doğru işi doğru zamanda, en doğru şekilde yapmanın büyük önem arz ettiğini ifade etti.

Verimliliğin artırılması için kamu sektörünün düzenleme ve teşviklerinin tek başına yeterli olmadığını belirten Oktay, merkezi idarenin yanı sıra yerel yönetimlerin, sendikaların, sanayi ve iş dünyası ile üniversitelerin ortak çabasını gerekli olduğunu, bu konuda sivil toplum kuruluşlarına önemli görevler düştüğünü dile getirdi.

Toplumda verimlilik kültürünün geliştirilmesi ve verimliliği artırma projelerinin teşvik edilmesine yönelik çalışmalar yapan Türkiye Verimlilik Vakfı'nın çalışmalarını bu bağlamda çok önemsediğini vurgulayan Oktay, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Vakfın gayretlerinin somut tezahürü olan Verimlilik ve Teknoloji Fuarı'nın birçok farklı sektörde verimliliğin artmasına katkı sağlayan teknolojik ürünleri vatandaşlarla buluşturması önem teşkil etmektedir. İnanıyorum ki verimliliğin artırılması alanındaki çalışmalar, bu fuar vesilesiyle geniş kitlelere ulaşma imkanı bulacaktır. Özellikle fuar alanında bulunan "start-up" sokağının genç girişimci ve mucitlere ayrılmış olması, yarınlarımız açısından umut veren bir yaklaşımdır. Böylece yeni mucit ve girişimcilerin yeni sektörlere erişimi kolaylaşacak, toplumun farklı kesimlerinde verimlilik olgusuna ilişkin farkındalık artacaktır. Ekonomik büyümede istikrarın korunması, teknolojik ilerlemeye ve sürdürülebilir verimlilik artışlarına bağlıdır. Verimliliğin artırılmasında doğru sistemi kurgulamak, sistemin gerektirdiği doğru yöntem, metodoloji ve teknolojilere sahip olmak ve bunu sürdürülebilir kılmak önem arz etmektedir. Tüm sektörlerde verimlilik artışı neticesinde elde edilen kazanımlar sistemin iyileştirilmesi ve yeni teknolojik gelişmelere yön vermektedir. Akıllı fabrikalar, yapay zeka uygulamaları ve bilginin otomasyonu ve sanal gerçeklik bu yönde gelişen alanlardan bir kaçıdır."

AR-GE YATIRIMLARI

Oktay, Türkiye'nin 2002'den bu yana AK Parti iktidarları döneminde, yüksek teknoloji ve verimlilik artışıyla güçlendirilmiş bir ekonomik modele yöneldiğini, bu doğrultuda gerekli adımları atmaya devam ettiklerini söyledi.

Geride bırakılan 16 yıllık dönemde, ekonominin hızlı ve istikrarlı bir büyüme performansı ortaya koyduğunu, gösterilen bu performansta sahip olunan kaynakları en verimli şekilde kanalize etmenin payı büyük olduğunu vurgulayan Oktay, konuşmasına şöyle devam etti:

"2002'den bu yana, teknolojiyi tasarlayan, geliştiren, üreten ve ihraç eden ülkelerin gerçek anlamda bağımsız sayılacağının bilinciyle Ar-Ge yatırımları desteklenmiş ve desteklenmeye devam etmektedir. Bu çerçevede, 2002 yılında 1,8 milyar lira olan Ar-Ge harcamaları 2017 yılında 10 milyar 710 milyon liraya ulaşmıştır. Kamu yatırım programları kapsamında Ar-Ge ve yenilik alanına ayrılan kaynaklar ise 2002 yılında 114 milyon lira iken 2017 yılında 2,8 milyar liraya yükselmiştir. Teknogirişim Sermayesi Desteği ile yüksek teknoloji üreticileri desteklenmektedir. Geçtiğimiz 16 yılda 2 bine yakın işletmeye destek verilmiştir."

"Hedefimiz hazır teknolojiyi almak ve onun kullanımını öğrenmek değil teknolojiyi tasarlamak ve geliştirmek. Teknolojinin yalnızca yararlanıcısı, kullanıcısı olamayız, olmamalıyız." diyen Oktay, ithal edilen teknolojinin bir süre sonra geçerliliğini kaybettiğinde bu alanda rekabet imkanının da kaybedildiğini aktardı.

YERLİ PATENT

Milli teknoloji hamlesi doğrultusundaki çalışmaları, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın öncülüğünde, ilgili tüm kurumlarla desteklemekte kararlı olduklarına dikkati çeken Oktay, şunları söyledi:

"Savunma sanayi alanında askerimizin kullanacağı piyade tüfeğini bile üretemeyen Türkiye'den, milli helikopterini, milli gemisini, İHA'sını, SİHA'sını üreten, insanlı ve insansız milli savaş uçağını geliştirmek için gecesini gündüzüne katan bir Türkiye’ye geldik. Savunma sanayinde yerlilik oranımızı yüzde 15'lerden, yüzde 65'lere kadar çıkardık. Bugüne kadar çeşitli sektörlerden toplam yerli patent başvuru sayısı 60 bine ulaşmıştır. 2018 yılının ilk 6 aylık döneminde tescil edilen yerli patent sayısında yüzde 38,8'lik artış gerçekleşmiştir. Ayrıca Dünya Fikri Mülkiyet Teşkilatı tarafından yayımlanan rapora göre Türkiye, yerli patent başvuru sıralamasında 2017 yılı verilerine göre dünyada 13. sırada yer almıştır. Ancak bu seviyeyi de yeterli görmüyoruz. Sanayi üretiminde yerlilik ve millilik oranını daha yukarılara çıkarmamız gerektiğinin bilincindeyiz. Teknoloji üreten bir topluma dönüştüğümüz takdirde milli teknoloji hamlemiz başarıya ulaşacaktır. Bu amaçla çalışmalarımıza durmaksızın devam ediyoruz."

Oktay, üretimde yeni teknolojilerin kullanılmasının maliyeti düşürdüğünü, kaliteyi artırdığını vurguladı.

Teknolojinin verimlilik için olmazsa olmaz bir unsur olduğunu ancak tek başına da yeterli olmayacağının altını çizen Oktay, "Verimliliği sadece teknolojik ilerleme ile özdeşleştiremeyiz. Verimlilik sosyal hayat da dahil olmak üzere toplumun her alanında geçerlidir. 'İki günü eşit olan zarardadır' buyuran bir Peygamberin ümmeti olarak hem günlük hayatımızda hem de yapmakta olduğumuz işlerde zamanımızı ne kadar verimli ve kaliteli değerlendirdiğimizi gözden geçirmeliyiz. Bu çerçevede ülkemizin sahip olduğu hiçbir kaynağı özellikle enerjiyi, ham maddeyi, sermayeyi ve zamanı atıl şekilde kullanma lüksümüz bulunmamaktadır. Türkiye olarak sanayide daha az kaynakla daha çok üretmenin, bunu yaparken doğayı kirletmemenin de gayreti içindeyiz." diye konuştu.

Oktay, ham madde, enerji ve suyun daha etkin kullanımı ve atık azaltımı ile israfı önlemeye, daha ekonomik ve çevreci olmaya gayret ettiklerini dile getirdi.

İsrafın önlenmesi, kaynakların daha verimli kullanılması ve atıkların geri kazanımının sağlanmasını kapsayan atık yönetim felsefesi "Sıfır Atık" projesinin uygulamaya konulduğunu anımsatan Oktay, "Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan, dün itibariyle yerel seçim sürecinde görüntü ve gürültü kirliliğinin önüne geçecek dijital, çevreye ve insana duyarlı bir seçim kampanyası yöntemi izleneceğini açıklamıştır. Açıklanan dijital seçim kampanyası, kaynakları verimli kullanmanın çevreye ve insana saygının somut bir örneği olacaktır." ifadelerini kullandı.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.