Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Devrim otomobili-Bölüm 6: Basın, Devrim’i nasıl karşıladı?

Devrim otomobili-Bölüm 6: Basın, Devrim’i nasıl karşıladı?

Hürriyet, 30 Ekim 1961: “Gürsel, seri halinde otomobil imalı istiyor / Türk yapısı ilk otomobil dün Cumhurreisine hediye edildi.
“ANKARA- Büyük Millet Meclisi’nin methalinde büyük bir kalabalık, biri sarı, biri siyah iki otomobilin etrafında toplanmış, merakla seyrediyor. Saatler sabahın 10’unu gösteriyor, bir devlet başkanı bunlardan birine biniyor. Otomobil biraz sonra hareket edecek ve devlet başkanını gezdirecektir. Bu başkanın adı Cemal Gürsel, bindiği otomobil de kendi milletinin yapısıdır.

“Otomobil homurdayarak hareket ediyor. Bu homurdayışta sanki Türkiye’de otomobil yapılamaz diyenlere karşı serzeniş var.
“Otomobil elbette günde yüzlerce otomobil çıkaran Ford, Opel, Cadillac fabrikaları mamullerinin ayarında değil, fakat Türklerin de otomobil yapabileceğini gösteren bir örnek.
“Cumhurbaşkanı Gürsel bu otomobil konusunda şöyle konuşuyor:
“-‘Bir aşağılık duygusu ile bizde otomobil yapılamayacağı iddia ediliyordu. Bizde otomobil yapılmıştır. İşte örneği.’
“Gürsel’in otomobili gösteren parmağı titriyor…
“Gerçi iki otomobil de mükemmel olmaktan çok uzaktır, ilk bakışta bile birçok kusurları seziliyor. Karoserisi bildiğimiz yabancı malı otomobillerinki gibi kaygan, düzgün değil, elle düzeltilmiş gibi, kapıları rahat kapanmıyor. Vites kolu rahat atmıyor.
“Ama bütün bunlar neyi gösterir? Otomobil yapamayız diyenler haklı mı?”
“Yirminci asrın başlarında Amerikalıların, Avrupalıların yaptıkları otomobiller, bugünküler gibi mükemmel mi idi? Meşhur komediyen Bob Hope’un otomobillerini hatırlarsınız. Bir müddet gittikten sonra dağılıveren, motörü çıkıp kaportası bir ağaca takılıveren ilk otomobilleri çok görmüşsünüzdür.

“Bizim ilk otomobillerimizin de elbette birçok kusurları olacak ama zamanla mükemmelliğe yaklaşacaktır. Bugün bu otomobilleri beğenmeyenler, yarın beğenecekleri Türk yapısı otomobile kavuşacaklardır. Bugün Türk otomobilini görenler bu intibaın sahibi olmuşlardır.
“Cumhurbaşkanı Gürsel, Türk otomobili ile ilk gezisini Anıt-Kabre yaptı. Bindiği ilk otomobil, 50 metre gittikten sonra durdu. Benzini bitmişti. Gürsel indi, etrafındakilere, ‘Garb kafası ile otomobil yaptık, Şark kafası ile ikmali yapamadık.’ diye takıldı.
“İkinci otomobil, arızasız yürüdü. Kendisine otomobilin kontak anahtarını verdiler, otomobil Cumhurbaşkanının olmuştu. Anahtarı yaverine teslim etti. ‘Bunu iyi sakla, kaybolmasın.’ dedi, sonra otomobillerin seri halinde yapılmasını istedi. Daha ucuz maliyet şartlarının temini üzerinde durdu.
“Ulaştırma Bakanı Orhan Mersinli de bu iki ilk otomobilin gayrı … (kelime okunamadı – ha) kimseler tarafından yapıldığını, gözle görülür bazı kusurlarının bundan ileri geldiğini, ileride gerek Sanayi Bakanlığı, gerek Ulaştırma Bakanlığı tarafından daha ciddi planlar neticesi yüzümüzü ağartacak bir otomobil sanayii kurulması imkânının elde edileceğini bildirdi.
“Ulaştırma Bakanının verdiği bilgiye göre, otomobillerin motorları 4 silindirli ve 60 beygir takatindedir. Bazı elektrik aksamı ve karbüratörü hariç, diğer aksamı tamamen Devlet Demir Yolları Fabrikalarında imal edilmiştir.”

BENZİN MESELESİNİ BÜYÜTMEDİLER
Görüldüğü gibi Hürriyet, siyah Devrim’in yarı yolda kalmasını fazla önemsememiş, ilk yerli otomobilin özelliklerini ve seri imalat fikrini vurgulamayı tercih etmişti. Diğer gazetelerin tavrı da bundan farklı değildi. Hatta Ulus, Cemal Gürsel’e “Garp kafası ile otomobil yaptık, Şark kafası ile ikmal yapamadık” dedirten hadiseye şöyle bir değinmeyi bile gerekli görmemişti.
Ulus’un kısa ve öz (ayrıca fevkalade donuk) haberine bir bakalım::
“İlk Türk otomobili / ‘Devrim’ markalı otomobiller törenle Gürsel’e verildi.
“Eskişehir Devlet Demiryolları Cer Atelyesinde yapılan iki Türk otomobili, dün saat 10 da yapılan bir törenle Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel’e takdim edilmiştir.
“Biri bej diğeri siyah renkte olan ‘Devrim’ markalı Türk otomobillerini, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin önünde gören Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel şunları söylemiştir: ‘Bu eseri meydana getiren Devlet Demiryolları kıymetli mühendis ve işçilerini tebrik ederim. Bir aşağılık duygusu ile, bizde otomobil yapılamaz diyenler utansınlar, Hayır, işte bizde de otomobil yapılabiliyor.’
“Ulaştırma Bakanı Orhan Mersinli’nin otomobiller hakkında bilgi vermesinden sonra, Cumhurbaşkanı Cemal Gürsel beraberinde Başbakan Yardımcısı Fahri Özdilek ve Ulaştırma Bakanı Orhan Mersinli olduğu halde, ilk Türk otomobiline binmiş ve Anıt Kabire kadar gitmiştir.
“60 beygir kuvvetinde ve 4 silindirli olan Türk otomobilleri yüzde sekseni, yerli malzeme kullanılarak yapılmıştır. Otomobil şimdilik 100 kilometre kadar sürat yapabilmektedir.”

‘HELE KABİNEYİ BİR KURALIM…’
Ulus hariç, 30 Ekim tarihli gazetelerin hepsinde “seri imalat”ın altı çiziliyordu:
“Cemal Gürsel … otomobili yapan teknisyenlere ve mühendis Emin Bozoğlu’na seri imalata gitmek için nelerin lazım geldiğini sormuş ve demiştir ki: ‘Bu yapılan otomobil sanayi tarihimizde yeni bir hamle olarak kabul edilecektir. Fakat bir iki otomobil bir şey ifade etmez, seri imalata gitmek lazım. Fiatını da en iyi bir şekilde ayarlamak gerekir.’” (Yeni Sabah)
“Gürsel ‘Bu otomobillerin yapılması Türk sanayi çalışmasında bir dönüm noktasıdır. Türk sanayi tarihi bunu mutlaka yazacaktır. Yapılamaz ve yapamaz diyenlere karşı mutlak bir muvaffakiyettir. Büyük bir emek mahsulüdür” demiş, seri halinde imali için neler yapılması gerektiğini Ulaştırma Bakanı Mersinli ve diğer ilgililerden sormuştur. Bakanlar Gürsel’e motorlu vasıta ithali için verilen dövizin bu işe tahsisinin uygun olacağını söylemişlerdir. Gürsel bunun üzerine Mersinli ve diğer ilgililere ‘Bunu birgün sizden rapor olarak isterim. Hele şu gürültü bitsin, kabineyi kuralım’ demiştir.” (Akşam)
Yeni kabine ksa bir süre sonra kuruldu, ama Devrim’in seri imalatına bir türlü geçilemedi.
‘Karşı devrimcilerin’ başlattığı maliyet tartışması, sonun başlangıcıydı…

Nasipse yarın: Karşı devrimin ayak sesleri

Etiketler