Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Efendiler o söyledikleriniz kişisel hezeyan, memleket meselesi değil

Efendiler o söyledikleriniz kişisel hezeyan, memleket meselesi değil

Geziden bu yana sabırla gözlediğim bir hal var. Hep doğrudan Erdoğan’ın şahsı hedef alınıyor ve hedef alanlar hep kendi kişisel hezeyanlarını yahut sanrılarını memleket meselesi diye yutturmaya çalışıyorlar.

Fethullahçılar, PKK, mezhepçi faşist solcular ve ulusalcılar ortaya bir dedikodu atıyorlar ya da kendi hezeyanlarını sayıklıyorlar ve bunu kendi aralarında bir sırayla yapıyorlar. Sıradaki sanrı neyse modası geçene kadar onun üzerine saldırgan söylem üretiyorlar ve bir süre bunla idare ediyorlar. O anın moda olan dedikodusu kimden gelirse gelsin hep birlikte sahipleniyorlar. Sonra bir Fethullahçı madrabaza “niye PKK’yla birlikte hareket ediyorsunuz” diye deliye dönüyorlar.

Ellerinde hiç gerçek bir fikirle gelmediler şu ana kadar. Başı sonu belli bir plan, bir memleket hayali, bir hedef bir idealler serisi hiç olmadı. Doğal olarak kendi kurdukları kapalı devrelerinde sıkışıp kaldılar. Sıkışmışlık halinden ziyade karşılıksız kalma durumu onları daha çok öfkelendiriyor ve giderek radikalleşiyorlar.

Diploma, “Yahudi Cesaret Madalyası” dedikleri zıkkım, BOP başkanlığı, Külliyede altın klozetler, DAEŞ’in kuruculuğu, PKK’nın canlı bombaları diye uzun bir palavra listesi hazırlanabilir.
Şöyle bir Erdoğan tarif ediyorlar: “Erdoğan, İran’ı ikinci ev kabul ediyor yani İran ajanı, Şii, Acem uşağı, İrancı… moda söylem her neyse artık. Fakat bu İrancı Erdoğan aynı zamanda El Kaideci ve bir yandan El Kaidecilik yaparken öte yandan İsrail dostu. Bu arada İsrail dostu ama İrancı olan Erdoğan bir taraftan da DAEŞ destekçisi. Son olarak, DAEŞ destekçisi olan Erdoğan’ın PKK’yı da desteklediğini unutmamak lazım”

Ne bu şimdi? İşte bu deli saçmalarının hepsinin toplam adı; Muhalefet! Ciddi ciddi böyle başlıkları var, ciddi ciddi buna ikna olmuşlar, ciddi ciddi buna ikna etmeye çalışıyorlar ve sonunda deli muamelesi görünce de öfkeleniyorlar.

Bir tane maddi bir başlık bulun Allah rızası için. Şöyle bir imza attı, şöyle bir karar verdi ve bu karardan, imzadan, icraattan dolayı şu mağduriyet yaşandı. “Külliyeden bir tanıdığın” aktardığı deli saçmasıyla gelmeyin ama maddi gerçek bir başlık. Çünkü malzemesiz kaldıklarında sözüm ona “Külliyeden gizli gizli yazan bir kahramanın” dedikodularıyla geliyorlar artık iyice delirme noktası.

Üfürmek yasak

Günde iki paketten fazla içtiğim sigara denilen zıkkımı, mübarek Ramazan’ı fırsat kabul ederek bırakmaya karar verdim. Sigarayı bırakana kadar kendime memleket konularında konuşmayı, yazmayı ve görüş ifade etmeyi yasaklıyorum. Çünkü, TAPDK’nın açıkladığı rakamlara göre, Türkiye’de son 10 yılda sigaraya 256.9 milyar lira harcamış. Yani ben, 56 Yavuz Sultan Selim Köprüsü, 11 Atatürk Barajı, 46 Marmaray, 10 nükleer santral ve 6 Güneydoğu Anadolu Projesini yakıp havaya üflemişim. Bunu yapan biri olarak memleket konularında konuşmayı, ayıp, hariçten gazel okumak hatta yalancılık sayarım kendime. Bu sebeple ya memleketin geleceğini yakıp havaya üfürmekten vazgeçeceğim ya da memleket konularında üfürmekten.

Erem Şentürk

Etiketler