Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Gıda terörüne yeni bir çözüm önerisi: Gıda ihtisas mahkemeleri

Gıda ürünlerinde yapılan hileler kamuoyuna açıklandıkça vatandaşlar hayrete düşüyor. Haklı olarak tepki gösteren tüketiciler çözüm bekliyor. Prof. Dr. Nevzat Artık gıdada taklit ve tağşişin önüne geçilmesinin formülünü, gıda ihtisas mahkemelerinin kurulması, tüketicilerin bilinçlendirilmesi, hapis cezasının verilmesi ve fabrikaların farklı isimlerle üretime devam etmesinin engellenmesi olarak açıkladı.

İbrahim Seçkin Talaş
Gıda terörüne yeni bir çözüm önerisi: Gıda ihtisas mahkemeleri

Diriliş Postası Muhabiri İbrahim Seçkin Talaş/Ankara

Tarım ve Orman Bakanlığı, gıdada taklit, tağşiş ve ilaç etken maddesine rastlanan merdiven altı üretim yapan 229 firmayı geçtiğimiz hafta kamuoyuna duyurdu. Listede adı geçen firmaların daha önce de benzer suçlara bulaşması ‘gıda güvenliği’ sorununu gündeme getirdi. Tarım ve Orman Bakanlığı, kökten çözüm getirmek için kanun teklifi hazırlığına başladı. İnsan sağlığını tehdit eden sahtecilere karşı cezaların arttırılması ve denetimlerin sıklaştırılması yeni kanun teklifinin öncelikleri olarak dikkati çekiyor.

HEPSİ SAHTEYMİŞ ALGISI

Gıdada taklit ve tağşiş yapanlar için uzmanlar, hapis cezasının kanunda yer almasının doğru olacağı noktasında birleşmiş görünüyor. Konuya ilişkin gazetemize açıklamalarda bulunan Ankara Üniversitesi(A.Ü) Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Nevzat Artık, 229 firma 386 üründe problem yaşandığını belirterek, ‘bütün gıdalar sahteymiş’ algısı oluşturulduğunu söyledi.

Türkiye’de 65 bin gıda üreten mecranın bulunduğuna dikkati çeken Prof. Dr. Artık, bunun sadece 229’unda sahteciliğe rastlandığına değinerek, bakanlığın zaman zaman bu tür listeler yayınlayıp sahteciliği ifşa ederek vatandaşı uyardığını sözlerine ekledi.

AÜ Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Artık, “Bütün gıdalar sahte gibi konuşuluyor. 65 bin gıda üreten yer var. Listede ismi geçen firmalar daha çok merdiven altı ve isimleri sık sık değişen firmalardır. Yıllardır devam ediyor. Tüketicimizin bu konuda devlete yardım etmesi gerekir” dedi.

Yılda yaklaşık 1 milyona yakın gıda denetiminin yapıldığını belirten Prof. Dr. Artık, gıda denetiminde 1 milyon sayısının da yeterli olmadığını daha arttırılması gerektiğini dile getirdi.

Gıda Polis’i olmaz
Gıda Güvenliği Enstitüsü Müdürü Artık, “Son konuşmalarında Sayın Bakan hapis cezalarının gündeme getirebileceklerini ifade etti. Ancak Basında yer aldığı şekliyle ‘gıda polisi’ gibi bir şeyin olmaması gerekir. ‘Gıda Denetçisi’ vardır. Gıdayla ilgili üniversitelerden mezun olan insanların bir kurs sonrası belge almasıyla oluyor. Herkes, ‘Gıda Denetçisi’ olamaz. Tüketicilerin de bilinçlendirilmesinde fayda var. Tüketici, etiketsiz gıda almamayı öğrenirse zaten baştan problemi çözeriz. Gıdanın da kimliği vardır. Yoksa şüphelidir. En iyi denetçi, tüketicidir” değerlendirmesinde bulundu.

“TÜKETİCİLER BİLİNÇLİ OLMALI”

Prof. Dr. Nevzat Artık, “Problem yüzde 50 merdiven altı üretim yapan yerlerden kaynaklanıyor. Bunları kayıt dışı üretim yapan yerler vardır. Tüketicilerin sorgulaması, devletin denetimleri arttırması gerekir. Kıymanın kilosu 40 liradır. Sucuk üretsek bundan bir kangal sucuğu 5 liraya satın alan tüketici varsa devlette burada zorlanır” ifadelerini kullandı. Gıdada taklit ve tağşiş yapan firmalar tespit edildiği takdirde para cezası uygulanmasının yeterli olmadığını savunan Prof. Dr. Nevzat Artık, en fazla 22 bin lira ödendiğini firmanın sonra isim değişikliğine giderek insan sağlığını tehdit etmeye devam ettiğini bildirdi.

Diriliş Postası Muhabiri İbrahim Seçkin Talaş/Ankara

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri