Son Dakika

İnanç temelli hak arayışı

Toplu sözleşmede işçi ve memur kesiminden yana taraf olan sendikalar, sendikal tarihe bakıldığı vakit, günümüz Türkiye’sinde etkili olsa da zaman zaman yapılan yanlış uygulamalar, hak arayışına gölge düşürüyor.
İnanç temelli hak arayışı

Toplumda infial oluşturan olayların aşılıp farkındalık oluşturmasında rolü olan sendikalar, batılı örneklerine göre çok daha ileri tarihler de ortaya çıksa da sivil toplum kuruluşları arasında üyelik formu oluşturarak gittikçe büyüyor. İngiltere’de sanayi devrimiyle beraber baş gösteren işçi-işveren ilişkisi üzerine inşa edilen sendikalar, Anadolu coğrafyasında Osmanlı Devleti zamanında tarım işçileri arasında oluşan birliktelikle temel aldı. Cumhuriyet’in ilk yıllarıyla beraber dünya geliştikçe Türkiye’de de sendikal faaliyetler meyanda geldi ancak İşçi-memur kesiminin haklılığını savunmak üzere toplu sözleşmede taraf olan sendikalar, zaman zaman üyeleri tarafından eleştiri odağı olmaktan kurtulamıyor.

Türkiye’de toplumda bölünmelere yol açan birçok kesimin hak kaybına uğratıldığı başörtüsü sorunun aşılmasında sendikal konfederasyonların milletinin yanında durması, iyi bir sivil toplum kuruluşu olma özelliği taşısa da sendikacılığın para odaklı amaç taşıması, üyelerini vicdanen rahatsız ediyor. İşçi ve memur sendikalarının sendikal faaliyetlerini para kaygısı içerisinde gösterişli binalara, modelli araçlara taşıması, sendikalı üyelere rahatsızlık veriyor.

TOPLUMSAL OLAYLARDA ROL ALIYOR

Üye sayısının fazlalığı bakımından belli bir güruhu temsil eden sendikalar, toplumsal olaylarda itidalli davranarak devlet-millet birlikteliğinin hamuruna un katıyor. Türkiye’de başörtüsü meselesi, sağlık sisteminde yaşanan büyük değişimde pay sahibi olan sendikalar, bu özellikleriyle toplumun sözcüsü konumuna erişti. Vatandaş, bu sayede Genel Sağlık Sigortası’na kavuşarak ufak primlerle, muayene ve tedavi oldu.

Kamu çalışanlarının yasalar gereği herhangi bir sendikaya üye olma zorunluluğu bulunmuyor.Fakat sendikaların göreve yeni başlayan memurun, işçinin önüne sendika üyelik formu koymaları psikolojik baskıyı beraberinde getiriyor. Sendikal baskılar sonucu, bir işçinin veya bir memurun derdi, sendikal faaliyete üye olmak değilken bu durum devlete ve vatandaşa hizmet etmektense sendikal yönetimlere hizmeti mecbur bırakıyor.

SİYASETİN BASAMAĞI OLMAMALI

Seçim dönemlerinde sendika başkanlarının siyasi parti farkı gözetmeksizin siyasetle anılması, hem sendika nezdinde hem de vatandaş nezdinde rahatsızlık oluşturuyor. Sendikaların ortak amacı, işçi ve memur kesiminin hakkını savunmakken tarafsızlık ilkesi kayboluyor. Sendikalar arasında siyasi taraf meydana geliyor.

Sendikaların kuruluş felsefesine ters düşen faaliyetler göze çarpıyor. Vatandaşta sendikaları tarafına göre ayırmak mecburiyetinde kalıyor. Memurlar arasında, işçiler arasında sendikal farklılıklar bölünme oluşturuyor. İktidar yanlısı-muhalif ayrımı işçileri, memurları birbirine selam dahi veremeyecek duruma getiriyor.

SOSYAL HAKLAR GENİŞLEMELİ

Türkiye’de kamu çalışanları arasında sosyal haklar bakımından farklılık varken bu durum işçi-memur arasında adaletsizliğe neden oluyor. Belediyenin bir işçisi Antalya’da uygun fiyatlara belediyenin tesislerinde tatil yaparken örneğin milli eğitimde çalışan memur ya da çalışanın böyle bir hakkının bulunmaması yaşanan adaletsizlikten bir tanesi olarak göze çarpıyor.

SORUNUN ÇÖZÜMÜ

Sendikalar, çalışanların sosyal haklarını savunurken ‘adalet’ ilkesi etrafında işçi-memur ayrımı gözetmeksizin birleşmelidir. Toplu sözleşme dönemlerinde muhatap alınmadığı takdirde üzülmemelidir. Sendikalardaki çoklu yapı zaman zaman belli kesimlerin dışarıda kalmasına neden olabiliyor.

“Para odaklı olmamak lazım”

Sendikaların para odaklı olmaması gerekiyor. Sendikalarda biriken üye aidatlarının nereye harcandığı tanzim edilirken denetimi gerçekleştirecek olan komisyon, sendikadan bağımsız olmalıdır. Sendikalarda artan menfaat, çıkar ilişkileri ikinci plana itilip işçi ve memur kesiminin gerçek sorunları öne alınmalıdır. İşçi- memur sendikaları arasındaki fark kaldırılmalıdır. İkisi de kamuya hizmeti gözetiyor. Bu ayrım kalktığı vakit, yeni bir tanımlama yapılabilir. Kamuda çalışan aşçı, memur statüsünde görev yaparken bir hastanede çalışan veri hazırlama personeli işçi statüsündedir. Bu ve buna benzer tezatlıklar ortadan kaldırılmalıdır. İşçi-memur kesiminin hakları gözetilirken sendikalı- sendikasız ayrımı ortadan kaldırılmalıdır. Sendikal baskılar sonucu vatandaşa hizmet kesintiye uğratılmamalıdır.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.