Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

İyileşmiş hastanın kanıyla savaşçı hücre nakli | Koronavirüse karşı antikor tedavisi

Ortaya çıktığı ilk günden bu yana dünyaya ölüm saçan yeni tip koronavirüs tehdidine karşı Sağlık Bakanlığı ve Kızılay harekete geçti. Üniversitelerin de desteğiyle salgınla mücadelede iyileşmiş hastalardan alınan kan örneğiyle durumu ağır hastaların tedavisine başlanacak.

Muhammed Şimşek
İyileşmiş hastanın kanıyla savaşçı hücre nakli | Koronavirüse karşı antikor tedavisi

Diriliş Postası Haber Müdürü Muhammed Şimşek/İstanbul

Dünya her geçen gün karamsar bir tablonun içine doğru sürüklenirken salgın kabusunu durdurmak için atılan bu büyük adım Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dijital ortamda yapılan kabine toplantısı sonrası gerçekleştirdiği ulusa sesleniş konuşmasında bahsettiği Kovid-19 ile Mücadelede üç aşamalı plan kapsamında yer alıyor. Bu adımın detayları her geçen saat daha da netleşiyor. Üç aşamalı plan kapsamında Kovid-19 ile Mücadele ve Dayanıklılık Programıyla; salgın riskinin yayılımını en aza indirmeye yönelik acil çözüm sunan projeler desteklenecek. Virüsün yayılımının önlenmesi ve kontrol altına alınması, halk sağlığı için acil hazırlık ve müdahale çalışmaları öncelik olacak. Sağlık Bakanlığı ve Kızılay’ın öncülük ettiği çalışmaya başta Hacettepe Tıp Fakültesi olmak üzere bir çok üniversite de destek veriyor. Yeni tip koronavirüs salgınına yakalanan ve durumu kritik hastalar için umut ışığı olan “pasif antikor” tedavisine başlanacak.

KOVİD-19 TEDAVİSİ

Salgın karşısında ayakta durmayı sağlayacak bu önemi çalışma kapsamında yakın tarihte Kovid-19 geçirerek yeniden sağlıklı günlere kavuşan ve son testleri negatif sonuç veren donörlerden gönüllülük esasına uyularak kan alınacak. Uzmanlara göre bu kişilerin kanlarında hastalığa karşı birer savaşçıya dönüşen antikorların bolca bulunduğu plazma ayrılarak kritik durumdaki hastalara nakledilecek. Böylece virüsün pençesindeki hastalar için bu zor süreci atlatmaları sağlanacak. Salgının geldiği noktada dünyanın gündeminde olan plazma naklinin Türkiye’de de başlatılacağının ilk sinyallerini Türk Kızılayı Başkanı Dr. Kerem Kınık vermişti. Kınık sosyal medya hesabından “Bugün önemli bir proje üzerinde çalıştık ve hastalarımız için ümit veren bir noktaya geldik. Hacettepe, Kızılay Kan/BioBanka ve Sağlık Bakanlığı Korona Bilim Kurulu Hocalarımız, Plazma Transfüzyon Tedavisinin etkinliği konusunda görüş birliğindeler” mesajını paylaşmıştı.

TÜBİTAK işbaşında
Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Kovid-19 ile mücadelede çalışmalarına bir yenisini daha ekledi. TÜBİTAK MAM’da aşı geliştirme çalışmaları devam ederken, Bakanlık da ilk günlerden itibaren Teknopark firmaları ekonomik açıdan zorluk yaşamasınlar diye kiralar konusunda kritik adım atılarak yönetici şirketlere, kuluçka firmalarından ve teknoparklarda yer alan restoran ve kafe gibi ticari işletmelerden 2 ay boyunca kira almamaları hususunda talimat gönderildi. Teknopark kampüslerinde ar-ge ve tasarım alanında çalışan firmaların da ‘2 aylık kiraları ertelendi, ödeme planlarında da kolaylık sağlandı. Kovid-19’un teşhis ve tedavisinde kullanılan ürünler TÜBİTAK “KOBİ Ar-ge Başlangıç Destek Programı çerçevesinde desteklenirken, salgın ile ilgili dünyadaki, ülkemizdeki akademik araştırma ve makalelere yer vermek üzere covid19.tubitak.gov.tr portalı açıldı. DahasıCOVID-19 ile mücadele ortamında bilimsel bir bakış açısı ile özellikle ilaçların yeni hedeflere konumlandırması, ilaç geliştirme, acil tedavi yöntemleri ve aşi geliştirme konularında farkındalık oluşturulması amacıyla TÜBİTAK Covid -19 Türkiye Platformu önümüzdeki Perşembe günü Aşı ve İlaç Geliştirme Sanal Konferansı gerçekleştirecek.

İYİLEŞEN HASTALARIMIZ VAR

Bu tedavinin Türkiye’de uygulanabilmesinin en önemli destekçilerden biri olan Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi ve Hacettepe Hastaneleri Kan Merkezi ve Aferez Ünitesi Direktörü Prof. Dr. Osman Özcebe, önümüzdeki sürecin yol haritasına ilişkin detayları anlattı.

Özcebe, “Kızılay ve sağlık kurumlarımızın katkısı ile bu organizasyon ülkemizde de kolaylıkla yapılabilir. Bütün dünyada olduğu gibi Sağlık Bakanlığımız da bu işin farkında ve artık elimizde iyileşmekte olan hastalarımız da var. Dolayısıyla bir hafta 10 gün gibi bir süre daha geçtikten sonra, bu kişilerden plazma toplanmasına başlanacak, diye düşünüyorum” dedi.

ANTİKORLAR HEDEFE ODAKLI SİLAH

Vücudun kendi bağışıklık sisteminin geliştirdiği veya çocukluk çağından itibaren aşı ile oluşturulan antikorları, ‘mikroplar vücudumuza girdiği zaman onları tanıyarak anında yok eden sihirli mermicikler’ olarak tanımlayan Özcebe, şunları söyledi:

“Hedefe yönelik tanımlanmış silahlar diyebiliriz bunlara. Bir enfeksiyon geçirdiğiniz zaman, genellikle buna karşı bağışıklığınızın kalıcı olmasını sağlayan bu antikorlardır. Aşı ile antikorları oluşturduğumuz zaman da olası etkenlere karşı koruma sağlamış olursunuz. İyileşmiş olan kişinin kanından bu antikorları elde edip, enfeksiyonla savaşan ve bağışıklık sistemi zayıf olduğu için hastalığı ağır geçiren başka bir hastaya verdiğimiz zaman ise hastanın iyileşme sürecine önemli boyutta katkılarda bulunur. Buna pasif immünizasyon (bağışıklık) diyoruz.”

YENİ NESİL İLAÇ YOLDA

Diğer yandan Bilkent Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Urartu Şeker, yeni tip koronavirüsün (Kovid-19) insan hücrelerine tutunmasını sağlayan proteini bloke etmeye yönelik protein geliştirmek amacıyla proje yürüttüklerini belirterek, “İki farklı proteinin tasarımı tamamlandı, şimdi deneysel üretim aşamasına geçmek üzereyiz. Çalışmanın 6-9 ay içinde preklinik aşamaları da dahil tamamlanmasını planlıyoruz. Böylelikle enfekte hastalara verilebilecek etkili bir yeni nesil ilacın elimizde olacağını öngörüyoruz.” dedi.

BAKANLIK DESTEK VERİYOR

Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mustafa Varank, TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezine bağlı Gen Mühendisliği ve Biyoteknoloji Enstitüsünün koordinasyonunda, Kovid-19’a karşı aşı ve ilaç geliştirme projelerini desteklemek için bir alt platform oluşturduklarını açıklamıştı. Bu kapsamda, Türkiye’de devam eden projelerden spesifik olarak bu virüse karşı dönüştürülebilecek olanlar ya da yenilikçi bir anlayışla çok hızlı şekilde netice alınabilecek projeler belirlendi ve destek süreçleri başladı.