Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Mısır’daki sistematik hak ihlallerini görebilmek

Mısır’daki sistematik  hak ihlallerini görebilmek

“…Ve onlar yapmadıklarını söylerler. Ne var ki, iman eden ve salih amel işleyen, Allah’ı sürekli hatırda tutan, zulme uğradıktan sonra haklarını savunanlar onlara dahil değildirler. Nihayet zulme gömülenler, nasıl bir devrimle devrileceklerini günü gelince öğrenecekler!” (Şu’arâ, 26/226-227).

Doç. Dr. Fethi Güngör – fg@fethigungor.net

Mısır Haklar ve Özgürlükler Koordinasyonu, 10 Aralık Dünya İnsan Hakları Günü münasebetiyle bir rapor yayınladı. Raporu www.ikhwanpress.com sitesinde yayınlayan “Risâletu’l-İhwân; İhvan Mektubu”, tekmile niteliğinde iki ayrı rapor daha yayınladı. “Askeri Darbeden Sonraki İki Buçuk Yılda Mısır’da İnsan Hakları” başlıklı ilk raporu özetle paylaşmak ve Suriye hengâmesinde unutulan Mısır’a yeniden dikkatlerinizi çekmek istiyorum.
Bir asra yaklaşan tarihi boyunca şiddete bulaşmadan sosyal faaliyetlerini toplumun tüm katmanlarında sükunetle yürüten İhvan-ı Müslimin’e ve Mısır tarihinde ilk kez halkın seçimiyle iktidarı devralan Muhammed Mürsi ve arkadaşlarına reva görülen ağır hak ihlalleri aylardır Türkiye gündeminden büsbütün düşmüş durumda. İnsan hakları kuruluşlarının bile unuttuğu Mısır’daki hak ihlallerini, İslam dünyasında Müslümanların maruz kaldığı ihlallere örnek olarak hamiyetperver halkımızın maşeri vicdanına tevdi ediyorum.

DARBE REJİMİNİN SİYASAL ALANDAKİ HAK İHLALLERİ

1) “Barışçıl gösteriler esnasında, işkence altında ve tıbbi ihmal sebebiyle kanunsuz yollarla öldürülen insan sayısı: 3 bin 946 kişi! Bunlardan 294 kişi gözaltında tıbbi ihmal sebebiyle, 72 kişi ise işkence altında hayatını kaybetti!
2) Farklı zamanlarda ve değişik sürelerde kaybolan insan sayısı: Bin 950 kişi! Bunlardan 322 kişi hakkında soruşturma bile açılmadı!
3) Çocuk yaşta gözaltına alınan insan sayısı: 690 kişi! Bunlardan halen 300 kadar çocuk, olaylarda rol üstlendikleri suçlamasıyla tutuklu bulunuyor!
4) Tutuklanan kadın ve genç kız sayısı: Bin 200 kişi! Bunlardan 66 kadın ve genç kız halen hapiste! Bayan Samiye Şenen vicahen, Bayan Sündüs Asım ise gıyaben idama mahkum edildi!
5) Hakları çiğnenen öğrenci sayısı: Bin 956 kişi! Bu öğrencilerden 245 kişi kanunsuz yollarla öldürüldü, bin 64 öğrencinin haksız yere okullarıyla ilişiği kesildi, 487 kız ve erkek öğrenci farklı zamanlarda ve farklı sürelerde bilinmeyen yerlerde zorla alıkonuldu, bin 60 kız ve erkek öğrenci askerî mahkemede yargılandı!
6) Askerî mahkemede yargılanan sivil sayısı: 5 bin 203 kişi! Bunlardan 256 kişi kanunsuz şekilde askerî mahkemece yargılanıp hüküm giydi, 4 bin 947 sivilin ise kanunsuz şekilde askerî mahkemelerde muhakemesi sürüyor!
7) Ağır işkence gören insan sayısı: 390 kişi! Askerî darbe döneminde 30 ay boyunca Mısır’ın farklı bölgelerinde değişik zamanlarda ve sürelerde alıkonma ve tutukluluk esnasında ağır işkence gören sivil insanlar arasında meslek erbabı, işçiler, çiftçiler, öğrenciler, kadınlar, erkekler, çocuklar, yaşlılar gibi toplumun hemen her kesiminden sivil insanlar yer almaktadır.
8) 33 farklı davada idamla yargılanıp dosyası görüş bildirmesi için Mısır Müftüsü’ne gönderilen insan sayısı: Bin 728 kişi! Adil yargılanmanın söz konusu olmadığı mahkemelerce özellikle terör davalarında verilen idam kararlarından 714 idam kararı Yargıtay tarafından bozulmuştur.
9) Görevini yaptığı için temel hakları çiğnenen gazeteci ve medya çalışanı sayısı: 31 kişi! 12 gazeteci ve medya elemanı görev esnasında öldürüldü, 2 gazeteci idama mahkum edildi, 17 gazeteci ise müebbet hapis cezasına çarptırıldı!

EKONOMİK VE SOSYAL HAKLARA İLİŞKİN İHLALLER

1) İntihar ederek, boğularak ya da yanarak ölen insan sayısı: 250 kişi! Ekonomik ve sosyal şartların ağırlaşması sebebiyle hayatını sonlandıran ve yangın, boğulma tehlikesi gibi acil durumlarda gereken desteği alamadığı için ölen insanların sayısı son 30 ayda 250 kişiyi geçmiş bulunmaktadır.
2) Mısır’ın suya ilişkin haklarının korunamaması: Darbe liderinin de itiraf ettiği üzere Nahda Barajı ihtilafında varılan ve uluslararası alanda Etiyopya’nın elini güçlendiren anlaşma, orta ve uzun vadede Mısır’ın şiddetli düzeyde su krizi yaşamasına sebebiyet verecek niteliktedir.
3) Akdeniz’de doğalgaz arama ve çıkarma konusunda Mısır’ın darbeci yönetimiyle Siyonist rejim arasında imzalanan işbirliği anlaşması, halkının ekonomik çıkarlarını çiğneyerek onlarla dilediği gibi oynayan darbe hükümetinin toplumu ne denli çetin ekonomik problemlerle karşı karşıya bırakacağının açık bir göstergesidir.

SİNA’DAKİ HAK İHLALLERİ

Askerî darbenin işbaşında olduğu son iki buçuk yıl içerisinde Sina’da;
a- Silahlı güçler tarafından yıkılan bina sayısı: 3 bin 255!
b- Sina halkından 2 bin aile, hiçbir hukuki prosedür izlenmeden ve herhangi bir alternatif gösterilmeden yerinden edildi ve başka yerlere göç etmeye zorlandı.
c- 277 dönüm ekili dikili tarım arazisi tahrip edildi.
d- Yüzlerce Mısır askeri, gerekli eğitimi almamış ve yeterli teçhizat ile donatılmamış olmasından dolayı hayatını kaybetti.
e- Sina’daki durumla ilgili olarak anayasaya tamamıyla aykırı son derece tehlikeli kararlar alındı.
f- Sina’da işlediği suçları örtbas etmek için medya ve insan hakları kuruluşlarına büyük baskılar uygulayan hükümetin aldığı sert tedbirler durumu daha da kötüleştirmekten başka bir işe yaramadı.

ULUSAL PROJELERE İLİŞKİN İHLALLER

Askerin darbeyle yönetime el koymasından bu yana Mısır’da;
a- Karayolları ağının ıslahı, 1,5 milyon dönüm arazinin ıslah edilerek tarıma kazandırılması, yeni bir idari başkent oluşturulması gibi hayali projelerle;
b- AIDS ve Hepatit C ilacı geliştirme projesi, Süveyş Kanalı’nı kollara ayırma projesi, İktisat Kongresi gibi bilimsellikten uzak, mevcut durumu daha da kötüleştiren başarısız projelerle;
c- Gençlerin istihdamı ve terörle mücadele gibi tam tersine işlev görerek işsizliği ve terörü tırmandıran yanlış projelerle Mısır ulusunun hakları çiğnenmiştir.
d- Ülkede altyapı tahrip edilmiş, hayat pahalılığı artmış, geçim zorlaşmış, özellikle temel ihtiyaç maddelerinin fiyatları çok yükselmiştir.
e- İki buçuk yılda 50 milyar dolar dış yardım alınmış olmasına rağmen fakir fukaraya verilen sosyal destekler kaldırılmıştır.
f- Bütün Mısır halkının maaşları düşürülürken askerin, polisin ve hakim ve savcıların maaşları yükseltilmiştir.”
Raporda, ‘güvenilir’(!) resmi kaynaklar yanında, İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW: Human Rights Watch), Şihab İnsan Hak ve Hürriyetleri Merkezi (Merkezu’ş-Şihab li’l-Hukûk ve’l-Hurriyyât: Al-Shehab Centre for Rights and Freedoms), Öğrenci Özgürlük İzleme (Mirsadu Tullâb Hurriyye) gibi insan hakları izleme örgütlerinin verilerinden de istifade edildiği vurgulanmıştır.
Raporda Mısır’da askerî darbe yönetiminin iki buçuk yıl içerisinde birçok alanda ihlal etmiş olduğu çeşitli hakların; yönetici ve görevlilerin bireysel suçlarından ibaret olmayıp darbe rejiminin sistematik bir şekilde bu hakları ihlal ettiğine özellikle dikkat çekilmektedir. Nitekim Mısır’da son yüz yılda yaşanan kadar çok fazla sayıda hak ihlalinin otuz ay içerisine sığdırılması, ihlallerin toplumun bir kesimiyle sınırlı kalmayıp hemen bütün kesimlerinde yaygınlaştırılması, son darbe döneminde hak ihlalinin yaşanmadığı bir tek gün dahi geçirilmemiş olması, bütün bu hak ihlallerinin sistematik şekilde yürütüldüğünün kanıtı olarak sunulmaktadır.
Raporda, temel görevi şikâyetleri soruşturmak ve hak ihlallerini kovuşturmak olan Başsavcılık Makamının ihlallere ilgisiz kalmasının, darbe yönetiminin Mısır halkına yönelik sistematik hak ihlallerini sadece yürütme ile sınırlı tutmayıp yargı alanında da bilinçli şekilde yürüttüğünün delili olarak sunulmaktadır.
Katı ve sıkı güvenlik politikasının, felç olmuş ekonomik ve sosyal projelerin, muhalefeti toptan yok etme uygulamalarının, hayali projelerle kamu kaynaklarının heder edilmesinin, mahkemelerin hukukun temel ilkelerini pervasızca çiğnemesinin Mısır halkını bunalıma sürüklediği sonucuna ulaşan Raporda siyasi, ekonomik, sosyal ve hukuksal alanlarda gelişigüzel değil taammüden gerçekleştirilen hak ihlallerinin askerî darbe rejiminin sistematik bir çalışması olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.
Rapor, Mısır devletinin ve halkının aleyhine olduğu aşikâr olan sözleşmeler yanında, en alttaki memurundan en tepedeki yöneticisine kadar bütün bir yönetim erkinin ihlal suçlarına bulaşması ve hak ihlallerini sistematik hale getirmeleri sebebiyle insanlığa karşı işlenmiş suç kapsamında ele alınması hususunda tüm dünyaya çağrı yapmaktadır.
Mısır halkını haklarını koruma konusunda yekvücut olmaya çağıran Rapor, Mısır’da temel hak ve hürriyetlerin günbegün ihlale uğramaktan kurtarılması ve insanlık haysiyetinin daha fazla ayaklar altında çiğnenmemesi, keza bütünüyle bozulan sosyal dengenin normale döndürülmesi için hak ve hürriyet bilincine sahip tüm insanların ve devletlerin destek olması talep edilmektedir…
1445. doğum günü münasebetiyle anma merasimleri tertip ettiğimiz Sevgili Efendimiz’in şu mübarek sözünü hatırlamamız gerekmiyor mu?
“Müslüman Müslüman’ın kardeşidir, ona zulmetmez. Onu tehlikede yalnız bırakmaz, düşmana teslim etmez. Kim bir Müslüman kardeşinin ihtiyacını giderirse, Allah da o kimsenin bir ihtiyacını giderir. Kim bir Müslüman’ın sıkıntısını giderirse, Allah da kıyamet günü o kimsenin bir sıkıntısını giderir. Kim de bir Müslüman’ın ayıbını örterse, Allah da kıyamet günü o kimsenin bir ayıbını örter.” (Buhârî, Mezâlim 3, İkrâh, 7; Müslim, Birr, 58; Ebû Davud, Edeb, 46; Tirmizî, Hudud, 3).

Kaynak:
* www.ikhwanpress.com/HumanRightsinEgypt.pdf
* www.ikhwanpress.com/HREArabic.pdf

Etiketler