Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Önce, kötüye kötü dedirtmeyenlerden başlayalım

Önce, kötüye kötü dedirtmeyenlerden başlayalım

Hükümeti buradan çok zor duruma düşürebilirim, yakın zamanda bir seçim yok, sadece sinir bozucu olmuş olurum ama olsun fırsat bu fırsat en azından karnesi kötü yazılır. Bu kötü bir olay mıdır? Evet, kötü bir olaydır ama önemli olan benim işime nasıl yarayacağıdır.

FENALIKLAR KEHANET KANITIDIR

Şöyle diyordu Rahmetli Hattat Ömer Efendi: “Ben demiştim diye lafa başlar, ardından fenalığı ortaya koyup kehanetine kanıt yapar. Kehanet de şeytandandır, fenalıktan fayda ummak da”
Bomba patlar patlamaz “ülke yönetilemiyor, ben demiştim ülkeyi bataklığa götürmeyin” diye ortaya atılan Kemal Kılıçdaroğlu tam da bu sınırda durup fayda beklemektedir işte. Filistin’e, Suriye’ye hasılı kelam gavurun Ortadoğu dediği memleketimize “bataklık” diyen bu zihniyet, kendi heva ve heveslerine ülkeyi feda ediyorsa ve kalkıp ülkeden söz ediyorsa buradaki çelişki sadece bir gaf değil trajik bir hatadır.

Mesele şuur meseledir. 1128 tane kendine “akademisyen” diyen mandacı, terör örgütüne ilanı aşk edebiliyorsa bu şuursuzluğun hal dilidir. Sorsan ifade özgürlüğü diyecek haspam bilmez olur muyum? İfade özgürlüğü diye giydikleri kan kokulu bir yeşil parkanın altından her şeyi söyleyebiliyorlar çünkü. Sonunda tepki aldıklarında kutuplaşıyoruz, hedef gösteriliyoruz feryat figan yıkıyorlar ortalığı.

KINAMA ÖZGÜRLÜĞÜ

Hani kınama özgürlüğü? Senin ifade özgürlüğün varsa benimde seni kınama özgürlüğüm yok muydu? Cephanelikle dolaşan, evlerindeki çocukları roketle öldüren, mayınla parçalayan, öldürdüğü çocuğun üzeriden arabayla geçince bile tatmin olmayıp yakan ve ateşin başında devrimci zılgıtlar çeken katili öveceksin ve bende aman ifade özgürlüğü diye sessiz duracağım öyle mi? Bin bir türlü yalan ve tezviratla ülkeye iftara atacaksın, muhipliğini yaptığın ülkelere malzeme kazandırmak için gece gündüz demeden saldıracaksın ve bende susacağım öyle mi?

YAPAY DERTLERİN YAPAY MEŞHURLARI

“Teröre teslim olmayın” “Korku pompalamayın” diyoruz hâlbuki. Yalan yanlış haberlerle kurduğunuz yapay gündemlerin yapay meşhurlarsınız yapmayın diyoruz. Değişecek mi peki bunlar? Asla. İkna olacaklar mı? Asla. 1908 ‘da İmro Çetesi İstanbul’u talan ederken bunlar Yane Sandanski’yle birlikte Bulgarca “ya istiklal ya ölüm” diye bağıranların torunları.

ADALET

Ne diyor; Kötülük yapana yaptığı kötülük miktarınca mukabele edilir ve bu yadırganamaz. Adalet yadırganır mı hiç! Siz adaleti Romalarının paralarını korumak için yazdığı zırvalardan mı öğrendiniz yoksa. Öyleyse yanıldınız. Kötülüğe iyi muamele kötülüğü zirveye taşır. Fenalığı kanıksatan bir şey varsa o da şeytanın size hoşgörü diye yutturduğu tavizdir. Kötülere taviz verilmez. Zalime ve kibirliye karşı yaptığını yapmak adalettir.

Erem Şentürk

Etiketler