Son Dakika

Oruç Reis kimdir?

Doğu Akdeniz'de hem kendi hem de yavru vatan KKTC'nin kaynak haklarını savunma konusunda ısrarlı olan Türkiye, Barbaros, Fatih ve Yavuz'dan sonra MTA Oruç Reis sismik araştırma gemisini de Akdeniz'e çıkarıyor. Peki geminin adını aldığı Oruç Reis kimdir?
Oruç Reis kimdir?

Akdeniz'de hakkı olan zenginlikler için kolları sıvayan Türkiye; bölgede bulunan Barbaros Hayreddin Paşa sismik arama gemisi, Fatih ve Yavuz sondaj gemilerinin ardından MTA Oruç Reis'e de görev verdi.

Karadeniz ve Marmara'da başarılı görevler ifa eden MTA Oruç Reis'in yeni adresi Akdeniz oldu. Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Fatih Dönmez'in yaptığı açıklamaya göre MTA Oruç Reis, Akdeniz'deki diğer 3 gemimize katılacak. 

Oruç Reis kimdir? Nerede doğdu ve yaşadı? MTA Oruç Reis gemisinin adı nereden geliyor? gibi sorular da internette araştırılmaya başlandı. 

Oruç Reis hakkında sizler için bilgileri derledik. İşte detaylar...

Oruç Reis kimdir?

Denizlerin 'Fatih'i Oruç Reis'in 1470 yılında Midilli'nin Bonova köyünde doğdu...

Genç yaştayken gemisi oldu

Oruç Reis'in babası, Yâkub Ağa 1462'de Midilli'nin fethine iştirak etmiş ve Bonova köyü kendisine tîmar olarak kendisine verilmişti. Burada yerleşip evlenen Yâkub Ağanın İshak, Oruç, Hızır (Barbaros Hayreddin Paşa) ve İlyas adını verdiği dört oğlu doğdu. İyi bir öğrenim gören kardeşler, devrin denizci milletlerinin lisanları olan İtalyanca, İspanyolca, Fransızca ve Rumcayı öğrendiler. Gençliğinde gemiciliği ve deniz ticâretini çok iyi öğrenen Oruç Reis, cesâreti, zekâsı ve teşebbüs kâbiliyetiyle kısa zamanda kendi gemisinin sahibi oldu. Oruç Reis, Suriye, Mısır, İskenderiye ve Trablusşam'a mal taşıyor oradan aldıklarını da Anadolu'ya getiriyor.

Kardeşi şehit; kendisi esir düştü

Oruç ve İlyas reisler, bir seferinde Midilli'den Trablusşam'a giderken, Rodos şövalyelerinin büyük harp gemileriyle karşılaştılar. Çarpışmada İlyas Reis şehit düşüp, Oruç Reis esir oldu. Rodos'ta zindana atılan Oruç Reis, çok eziyet ve sıkıntı çekti. Uzun uğraşmalardan sonra buradan kurtuldu.

Tam 10 yıl sonra evine döndü...

Muhtemelen üç sene esir kalan Oruç Reis, esâretten kurtulduktan sonra, bir müddet Memlûk Devleti hizmetinde amirallik yaptı. Burada uzun zaman kalmayıp, Şehzâde Korkut'un verdiği on sekiz büyük harp gemisine komutan oldu. Bunlarla Rodos kıyılarında basılmadık yer bırakmayan Oruç Reis, ânî bir baskın netîcesinde gemilerini kaybetti. Leventleriyle birlikte bu baskından kurtulduktan sonra Şehzâde Korkut'a tekrar mürâcaat etti. Kendisine, biri yirmi dört oturak, ikincisi yirmi iki oturak iki harp gemisi verildi. Şehzâde Korkut'un elini öpüp hayır duâsını aldıktan sonra Akdeniz'e açıldı. Seferlerinde pekçok ganîmet, ticâret malı ve esir aldı. On senedir uğramadığı Midilli'ye gelerek kardeşlerine, akrabâlarına, fakir ve muhtaçlara, yetimlere pekçok mal dağıttı.

Papa'nın harp gemilerini ele geçirdi

Türk denizcilik târihinde mühim bir yeri olan Cerbe Adası Oruç Reis tarafından 1513 yazında feth edildi. Burayı kendisine üs edinip, Doğu ve Batı Akdeniz'de pekçok gemi zaptetti. Papa'ya âit o zamânın dev harp gemilerini ince tekneleriyle ele geçirmesi, şöhretini Avrupa ve İslâm dünyâsının en küçük köylerine kadar ulaştırdı.

İtalyanları "kendi adamları"yla yendi

O târihe kadar bir çektirinin, bir baştardayı ele geçirmesi işitilmemişti. Gemi elde edilince kendisi dâhil bütün leventlerine İtalyan elbiselerini giydirdi. Oruç Reisin arkadan gelen ikinci harp gemisini ele geçirmesi pek kolay oldu. Zîrâ ateş başlayıncaya kadar İtalyanlar bu gemiyi kendi gemileri zannetmişlerdi.

Tek kolunu kaybetti ama mücadeleden hiç yılmadı

Cezayir'de bir devlet kurmaya karar veren Oruç Reis, kısa zamanda bu toprakları ele geçirdi. İspanya Kralı Şarlken, Cezayir'e donanma gönderdiyse de, Oruç Reis'i elde ettiği yerlerden çıkaramadı. Becâye kuşatması sırasında Oruç Reis sol kolundan ağır yaralandı ve hekimlerin tavsiyesiyle bu kolu dirsekten kesildi. Tek kolla mücâdelede de şevk ve azminden hiçbir şey kaybetmeyen büyük deniz kurdu, iyileşince derhal denize açıldı ve pekçok gemi ele geçirdi.

Endülüs Müslümanlarının üzerinde emekleri var

Çok güç durumda olan Endülüs Müslümanlarına yardım ederek onların binlercesini Kuzey Afrika'ya taşıdı. Bu hareketleriyle bütün İslâm âleminden duâ aldı. Kardeşleriyle Kuzey Afrika'yı Hıristiyanlara karşı savunmakla kalmayıp, Endülüs Müslümanlarından gelenleri iskân ediyor, yiyecek ve diğer ihtiyaçlarını temin ediyordu. Elindeki bir avuç inanmış, Allah'ın dînini yaymaktan başka bir düşünceleri olmayan serdengeçtilerle devrin en büyük denizci Hıristiyan devleti olan İspanyollarla bitmek tükenmek bilmeyen mücâdelelerine devâm ediyordu. İspanya kralı Avrupa'nın pekçok ülkesini elinde bulundurduğu gibi Amerika'da da sömürgeleri vardı.

Leventlerini terk etmedi ve şehadet şerbetini içti

Cezayir'in doğusunda, İspanya'nın nüfûzu altında bulunan Tlemsan'ı elde eden Oruç Reis, İspanyollardan yardım alan Tlemsan emirine karşı elde ettiği yerleri müdâfaa etti. Topraklarını yedi ay boyunca cansiperâne müdâfaa etti. Yerli halkın ihânet etmesi üzerine, Cezayir'e dönmek için düşman muhâsarasını yarıp dışarı çıkmaya çalıştı. Kırk levendiyle orada târihlere geçen bir destan yazdı. Düşmanı yararak bir kısım leventleriyle birlikte ırmağı geçti. Ancak yirmi kadar levendi düşman tarafında kalmıştı. Oruç Reis, kurtulma ümîdi olmadığını bile bile leventlerini yalnız bırakmamak için tekrar düşmanları arasına daldı. Nehri geçmeye çalışırken leventlerinin çoğu şehit oldu. Denizlere sığmayan tek kollu kahraman Oruç Reis, yanındaki son levendin de öldüğünü gördükten sonra aldığı iki ok yarası sonucu Rio Solado Nehri sularına düşüp, şehâdet şerbetini içti.

1518'de şehit olduğunda kırk sekiz yaşında olduğu tahmin edilmektedir.

Leventleri onu bir "baba" gibi severdi

Sınır boylarında akıncıların yaptıkları, yıldırma ve fethe hazırlama faaliyetlerini denizde gerçekleştiren cesâret ve kahramanlık timsâli deniz kurtlarından biri olan Oruç Reis, katıldığı muhârebede can ve mal endişesi duymazdı. Elde ettiği ganîmetleri fakir ve kimsesizlere, leventlerine dağıtır, varını yoğunu cihâd ve gazâ için sarfederdi. Cömert, âlicenap, yardımsever, merhametli olan Oruç Reis, ciddî ve sertti. Bütün leventleri tarafından bir baba gibi sevilirdi. Çok iyi bir muhârip, tehlikeli zamanlarda en iyi çâreleri bulmakta zorluk çekmeyen komutan, İslâmiyeti yaymaktan başka bir şey düşünmeyen korkusuz, cüretkâr ve zekî bir insandı.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.