Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Paris’te bütün insanlık 100’den fazla kere öldürüldü

Paris’te bütün insanlık 100’den fazla kere öldürüldü

Kimi müzik dinliyordu, kimi maç seyrediyordu, kimi lokantada yemek yiyordu, kimi hava almak için sokağa çıkmıştı, kimi de metroya yetişmeye çalışıyordu.
Alemlerin Rabbi (Sadece Müslümanların değil bütün alemlerin Rabbi) Rahman ve Rahim Allah’ın adıyla ve Alemlere Rahmet (Sadece Müslümanlara değil bütün alemlere rahmet) Rasulullah Muhammed aleyhisselamın bayrağı altında ‘savaştıklarını’ zanneden bir grup bedhah tarafından haksızca, alçakça, vahşice katledildiler.
Kur’an’a istinaden söylüyoruz: Cuma’yı Cumartesi’ye bağlayan gece Paris’te bütün insanlık 100’den fazla kere öldürüldü.
Bütün insanlığa karşı işlenen bu korkunç suçu, kendine önceleri “Irak ve Şam İslam Devleti” diyen, şimdilerde ise kısaca “İslam Devleti” diye anılmak isteyen, fakat hakikatte Allah’a ve Rasulüne en korkunç bir isyan halinde olup İslam’ın evrensel mesajlarını İslam’ın en yaman muarızı kafirlerden (gizleyenlerden, saklayanlardan, örtenlerden) daha ziyade gizlemeye, saklamaya, örtmeye adanmış görünen malum terör örgütü üstlendi (Terör kelimesi burada ne kadar da masum duruyor. Hatta mazlum duruyor. “Ben o kadar da değilim” der gibi.)
Sosyal medya vasıtasıyla şu açıklamayı yapmış o örgüt:
“Paris’te farklı yerlerde 8 mensubumuz eylemlerde bulundu. Bunlardan bazıları üzerlerindeki kemer patlayıcıları infilak ettirdi. Bazıları da silahlarla Fransa’nın kalbi Paris’te eylemlerde bulundu.”
Eylemmiş!
“Canımız kan çekti. Hiç tanımadığımız, neler yapıp ettikleri hakkında zerre kadar fikir sahibi olmadığımız 150 sıradan insanı bombalayarak ve kurşunlayarak geberttik. Nasıl eylem ama? Ümmet-i Muhammed’e armağan olsun. Allah bizden razı olsun. Allahu ekber.” Böyle bir şey.
Muhakkak ve ısrarla berî olmamız, ondan Allah’a sığınmamız gereken caniyane bir dava.
“Biz binlerle, yüzbinlerle ölürken kimsenin kılı kıpırdamıyor, ama onlardan 100 kişi öldü diye dünya ayağa kalkıyor” deyip geçemeyeceğimiz yakıcı, yıkıcı, mahvedici bir mesele.
Herkesten evvel, öldürülen o sivil (gayrimuharip) Fransızlardan da evvel, bizim meselemiz.
Herkesten evvel bizi yakan, bizi yıkan, bizi mahveden bir mesele.
İslam’ın ve Müslümanların gayrimüslimler arasında evvela / en çok / neredeyse sadece bu canilerin “eylem”leriyle anılması ve içimizde gittikçe daha çok insanın böyle anılmayı kendine yakıştırması, mutedil Müslümanlardan birçoğunun da bu tür “eylem”leri tevil edebilecek veya önemsiz görecek kadar kanıksamaya başlaması, Ümmet-i Muhammed’in bugüne kadar maruz kaldığı en büyük tehlikelerden biridir: Kendisi olmaktan çıkma tehlikesi.
Rahmetenlilalemin Muhammed aleyhisselamın çizgisinden sapmayı marifet belleyen yahut ‘kafirlerin kışkırtmaları neticesinde ister istemez yaşanan bir durum’ olarak görüp sindirebilen bir Ümmet-i Muhammed… Olamaz!
***
Fransız halkına başsağlığı diliyor, taziyelerimizi sunuyoruz.

Etiketler