Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Posta kutusu savaşını Diriliş Postası kazandı

Posta kutusu savaşını Diriliş Postası kazandı

Mini mini bir çocukken içinde Saklambaç eki olan bir gazete ile başladı gazete okuma serüvenim. Dedemin elime tutuşturduğu bozukluklarla içinde Saklambaç eki olan o gazeteyi ve bazen leblebi tozu, bazen çiklet, para üstüne göre bazen de Çokomel falan alırdım.
Dedem imamdı. Cami cemaati benim heyecanla almaya gittiğim o gazeteyi imam olan dedeme pek yakıştırmazdı.
Dedem biraz farklı bir imamdı!
O günlerden kalma bir alışkanlıkla iyi bir gazete okuru oldum. Bayiden gazetemi alıp, metroda, otobüste okuyarak gazete okuma ortalamamıza kendi çapımda katkı sundum.
Geçen ay hayatımda ilk kez bir gazeteye abone olmaya karar verdim. Abone olma gerekçem, okumak istediğim gazeteyi her zaman bayide bulamayışım ama bir o kadar geçerli başka bir neden ise posta kutumuzdaki Zaman gazetesi hakimiyetini kırmaktı.
Evet evet tam böyle… Zaman gazetesini bilirsiniz, şu evlere çıkarılmayıp, posta kutularında nöbete bırakılan Zaman gazetesi…
Oturduğum binaya ilk ben taşındım. Kısa süre sonra posta kutusuna Zaman gazetesi bırakılmaya başlandı ama binada benden başka kimse yoktu. Kişiye özel propaganda yapıyorlardı belli ki! Ama baltayı taşa vurmuşlardı.
Zaman içinde bina doldu, gazeteler çeşitlendi. Yeni Şafak, Yeni akit, Milli Gazete, Star ve tabi Zaman. Diğer gazeteleri sahipleri alıyor ama Zaman nöbetine devam ediyor.
Bu ahval ve şerait dolaysıyla ben de gazeteme abone olmaya karar verdim. Artık Diriliş Postası da tıpkı diğer gazeteler gibi posta kutusuna bırakılıyor ve ben sabah gazeteme selam verip işime gidiyor, akşam dönüşte gazetemi alıp evime çıkıyordum. Akşam yemeğinden sonra çayımı yudumlayıp haber bültenlerine bakarken bir taraftan da Diriliş Postası’nı okuyordum.
Böyle birkaç güzel günden sonra sinir harbi yaşamaya başladık. Sabah posta kutusunda selamlaştığım Diriliş Postası’nı akşam beşte yerinde bulamaz oldum. Sadece Diriliş Postası da değil, Zaman dışındaki gazetelerin yerinde yeller esiyor ama Zaman her zamanki gibi nöbetine devam ediyor.
Olacak iş değil. İlkinde hemen apartman görevlisini çağırdım ve nerde bu gazeteler diye sordum. Efendim açıklamaya bakın; günleri geçmişmiş. Buyurun kontrol edelim dedim. Altı gazeteden sadece bir tanesi önceki günün gazetesi çıktı. Diğerleri yeni.
İnsanlar gazetelerini akşam evlerine dönerken alacaklar belki, neden topluyorsunuz? Hadi topladınız, neden Zaman gazetesini de almıyorsunuz?
Cevap yok!
Aradan bir hafta falan geçti. Bu arada şehir dışında olduğum için gazetemi takip edemedim, kim bilir arkamdan ne dolaplar çevirdiler. Evet evet eminim. Çünkü aynı şey tekrarlandı. Yine sabah evden çıkarken gazetelerin tamamı posta kutusunda duruyor, akşam dönerken yerlerinde yeller esiyor!
Kim alıyor, ne cüretle alıyor, neden Zaman’ı değil de diğer gazeteleri alıyor? Bu soruların peşine düştüm. Kimse bilmiyor. Öğrenmek mümkün değil; her yerde kamera var, sadece posta kutusu ve apartmanın girişini gören kamera yok.
Çabalarım yine sonuç vermedi. Ertesi gün gazeteler yine yok. Şaka yapmıyorum, harfiyen doğru bu yazdıklarım. Beş paralık değeri olmayan bir gazete için eşkıyalığa tevessül edenlerin yapamayacakları şey yok. Anlıyorsunuz değil mi.
Peki ne mi oldu? Ertesi sabah işe giderken orada duran gazeteler akşam döndüğümde yine yoktu, tabii ki Zaman hariç.
Artık gerçekten çıldırdım. Yapılan açıklama: “Gazeteleri kapılarınıza bıraktık efendim.”
Sana kim kapıma bırak dedi. Hadi benimkini bıraktın, diğer abonelere sordun mu? Sonra başka dairenin gazetesini de benim daireye bırakmışsın. Altı gazeteyi yerli yerine dağıtmayacaksan neden bu işe kalkışıyorsun? Ayrıca neden Zaman gazetesini değil de diğer gazeteleri daire önlerine çıkartıyorsun?
Cevaplar mı?
Adamı salak yerine koymaya çalışan birinin salakça bakışları…
Sorunu site yönetimine yansıttıktan sonra bulunan çözümü söyleyeyim; gazetelerin tamamı güvenlik kulübesinde duruyor artık. Aboneler gazetelerini güvenlik içinde alıp evlerine çıkartıyorlar!
Bu okuduklarınız fantastik gelebilir ama bilfiil yaşanmıştır. Diriliş Postası’nı müdafaamdır.
Zaman gazetesinin posta kutularındaki egemenliğine son vermek istiyorsanız gazetenizin peşine düşün. Yoksa bu eşkıyaların yapamayacakları şey yok.