Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Rusya’dan daha çok ve daha sert yaptırımlar talep ediyoruz

Rusya’dan daha çok ve daha sert yaptırımlar talep ediyoruz

Rusya’nın yaptırım kararlarının bizi ne kadar çaresiz bıraktığını anlatan haberler amacına bir türlü ulaşamıyor. Korkak, kendini Rusya’ya mecbur hisseden çaresiz bırakılmış Türkiye arzuluyorlar ama olmuyor. Bir türlü o karamsar havaya giremiyoruz.
Konu Putin değil. Putin tarafından kiralanmış gazeteciler, uzmanlar, siyasetçilerle birlikte, fırsat bu fırsat diyen “Erdoğan’dan nefret edenler kulübü”. Sabah akşam nefes almadan Putin’in bize dünyayı dar edeceğini anlatıyorlar.
Karadeniz’de, Rusya’ya gitmek üzereyken yoldan çevrilip ve Romanya’ya yönelen gemi Türkiye’nin yaptırımıdır. Güzel ve anlamlı bir hareket olmasının yanında ezici etkileri de olan bir hamledir.

Finansal kaynağının çoğu petrol ve gaz ihracatına dayalı Rusya ekonomisi petrol fiyatları düştükçe daha da kötüye gidiyor. Sadece uçağın düşürülmesinden sonra, Rusya’da Borsa %9 dan fazla düştü. Enerji ithalatı hiç yapmayan Rusya 2014 yılında sadece Türkiye’ye 16,5 milyar dolar enerji ihracatı gerçekleştirdi. Özetle doğrudan petrol ve gaz geliri olan Rusya, nükleer santralleri de eklenince kendi enerjisini ürettiği için bir süre daha güçlü ülke.

Kağıt üzerinde görünen bu güç ancak gazeteci kiralamaya ve Putin propagandası yapmaya yetebiliyor. Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun hatırlattığı “Pravda palavraları” artık kimseyi inandıramayan kapalı devre palavraları olarak eriyip gidiyorlar. Eski palavracılarla şimdikilerin arasındaki fark ise sadece para. Eskilerin gönüllü olarak yazdıklarını şimdikiler İran yahut Rusya’dan para almadan tek satır yazmıyorlar. Korkmamızı, telaş yapmamızı istediler, “tavizsiz duruşu” sendeletmek istediler ama olmadı. Olmayınca, yüklenirsek başarırız zannedip abarttılar ve sonunda, domates ve tavuk almayarak Türkiye’yi batıracağını iddia eden bir acayip adama dönüştürdüler Putin’i.

Yaptırımlar meselesi ise bizim için bulunmaz bir fırsat. Katar’la yapılan 16 adet anlaşma bu yaptırımların bereketi. Hazar denizi üzerine gemilerle kara taşımacılığı başlatan Türkmenistan ticaret yolu anlaşması bu yaptırımların bereketi. Yapılması planlanan doğalgaz depoları, nükleer santralin aciliyet kazanması, Azerbaycan ile ticaret yolları anlaşması ve satın alınacak doğalgazın miktarının arttırılması gibi onlarca hayırlı gelişmeler oldu daha da olacak inşaallah. Bu gerginlik her an bitebilir ama Türkmenistan ile yapılan yeni ticaret yolu daha çok uzun yıllar Asya’ya bereket taşıyacak inşaallah.

Türkiye ile birlikte hareket etmeden IŞAİD’le mücadele ediyoruz tiyatrosuna sadece PKK terör örgütü, Esed çeteleri ve İran inanıyor (numarası yapıyor) Rusya bu hesapsız palavrasının hesabını uzun yıllar utanarak ödeyecek.
Rusya’da politika yazan tanınmış bir gazetecinin bana ilettiği notta yazıldığı gibi; “Batı ambargo uygularken, Türkiye İran’a nefes aldırıyordu. P5+1 anlaşması olunca İran ilk sizi sırtınızdan vurdu. Rusya AB ambargosu ile uğraşırken Türkiye Rusya’yı destekleyen tek ülkeydi. Bir gün bir molla Kremline geldi ve “Türkiye’ye ihtiyacınız kalmadı diyerek Putin’i bir gecede size düşman yaptı. Bence sizin açınızdan büyük bir avantaj çünkü, Antalya’da öğrendiğim ilk atasözü gerçekleşiyor. Kötü komşu Türkiye’yi ev sahibi yapıyor”

Etiketler
Do NOT follow this link or you will be banned from the site!