Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Sen dünyayı dinle, strateji analiz yap, Tantunici Danyal’ı hesaba katma

Sen dünyayı dinle, strateji analiz yap, Tantunici Danyal’ı hesaba katma

“İnsanın iki dili vardır biri çok yalancıdır” diyordu üstat. Çenesinde taşıdıkları ağız diliyle “Darbeye hayır” yalanlarını savuranlar, hal dilleriyle buz gibi darbeciler aslında. Sanıyorlar ki ağızlarından çıkan yalanlar sayılacak. Ah işte, dün tankla üzerimize gelirken korkarız sandıklarında da böyle yanılmışlardı. Bıkmadılar şeytanın tuzağında debelenip rezil olmaktan.

Mısır’da darbe olunca, Mısır’da ‘Müslüman Kardeşler’ kaybetti darısı buradaki kardeşlerinin başına diyen CHP Muğla Milletvekili Nurettin Demir nasıl unutulabilir? Ya da Umut Oran’ın tarif ettiği tuhaf, iğrenç ve korkunç bir demokrasi var mesela. CHP İstanbul Milletvekili Umut Oran diyor ki: “Mısır’daki gelişmeler çok önemli, demokrasi sadece sandıkta olmadığının bir göstergesi. Tüm siyaset kurumları ders çıkarmalı.” Şimdi bu kafada olan herkes ikiye ayrılmış durumda.

Bir grup madrabaz diyor ki: Darbeye hayır ama bilmem ne…

İkinci grup madrabaz ise artık iyice insanlıktan çıkmış; “Yaşananlar bir tiyatroydu” diyor. 240 kişiyi öldüren Fetullahçı asker, bürokrat, gazeteci, iş adamı nefret ettikleri Erdoğan, başkan olsun diye tiyatro yapmışlar. Üstelik ömür boyu rezil ve zelil olmayı göze alıp ömürlerinin sonuna kadar hapiste yatacaklar. Bu saçmalığa inanan yok aslında, rezillik yapıyor kurnazlar.

Asıl önemli olanlar “Darbeye hayır” numarası yapanlar. Tanklar yürükken elleri şişene kadar alkışlayıp, postalların şurasını yalarsam şu bakanlığı, şu müdürlüğü alırım diye hayal kuranlar. Tantunici Danyal, gömleğini atletini tankın egzozuna tıkınca hepsi hayal kırıklığına uğradı. Meclis’te OHAL’e hayır diyen 115 darbeci milletvekili, “Koyun” dedikleri, “Göbeğini kaşıyor” dedikleri, “Benim oyumla onun ki bir olmaz” dedikleri kahraman bir millet tarafından hayal kırıklığına uğratıldı.

Hesaplayamadıkları şey şu: İnsanlar söylenen yalanlara kanabilirler evet, fakat yalana ne kadar kanarsanız kanın, değiştirici etkisi olmaz. Yalan yalandır. Yıllar boyunca onlarca yalan söyleyebilirler ve istinasız hepsine kanabiliriz ama sonunda iş ciddiye bindiğinde Tantunici Danyal gelir gömleğini, fanilasını yalancıların gırtlağına tıkar. Bu iş hep böyledir.

Anlayamadıkları şey şu: Bu insanlar sokağa çıkmaz demek, milletin namussuz olduğunu iddia etmek demektir. Bu insanlar tanklara meydan okumaz demek, halkın iffetsiz olduğunu, korkak olduğunu söylemek demek. Erdoğan’ın temsil ettiği idealleri, gelecek hayalini ve Büyük Türkiye’yi müdafaa namus meselesidir, iffet meselesidir. Bunu anlayamazlar.

Tam da bu sebeplerden dolayı, OHAL’i Erdoğan ilan ettiği için millet hamd etti, sevindi mutlu oldu. Anlamamaya devam edecekler, kuduracaklar ve yine yalan söyleyecekler. Millet, meydanlarda elinde gömlekleriyle fanilalarıyla bekliyor, buyursun gelsinler sokakta yalan söylemek için ağızlarını açsınlar bakalım ne oluyor…

Erem Şentürk

Etiketler