Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

“Sistem diktatörlüğüne” karşı mücadele, insanlık onurudur (1. Bölüm)

“Sistem diktatörlüğüne”  karşı mücadele,  insanlık onurudur  (1. Bölüm)

Parlamenter Sistemi tartışmayız” demek ve tartışmaların önünü tıkamak, en hafif ifadesiyle sistem diktasıdır. Sözüm ona “Parlamenter Sistem”, kendini koruma refleksiyle illâki “mevcut sistem” diye dayatıyorsa ve biz bunu tartışamıyorsak, tartışmayı engelleyen ister Anayasa olsun ister siyasetçiler, bunun adı diktatörlüktür.
Hürriyetin özü beşeri sistemlerin insan eliyle yapılmış ve insan eliyle değiştirilmeye açık olması değil miydi? Çılgınlar gibi korumaya çalışılan bu Parlamenter Sistemi insanlar yapmadı mı yoksa? Vahiy temelli mi? Değiştirmeye kalkarsak kâfir mi oluruz? Bizden daha fazla gelişmiş olduğunu kabul ettiğimiz fantastik “efendiler” mi var yoksa? Hayali efendilerin lütfuna ne sahip çıkılıyor da bizim mi haberimiz yok? Aynı bizim gibi ölümlü insanlar, üstelik alelacele, o gün geçerli olan dengelere göre yaptılarsa bunu ve şu anda eskidiyse niye değiştiremiyoruz? Neye dayanarak değiştirilemezi kabul ediyoruz? İnsan eliyle yapılmış ve yine başka insan elleriyle o ya da bu gerekçeyle tartışmaya kapalı tutulan sistemler, sofistike diktatörlük demektir ve buna karşı mücadele de insanlık onurudur.

PARLAMENTER SİSTEM DEYİP ALAY ETMEYİN

Parlamenter Sistem diye anılan bizim mevcut sistemimiz, hiçbir döneminde benzer örnekleri gibi, olması gerektiği şekilde işletilmedi. 2 darbe, 2 muhtıra, 24 yıllık tek parti Milli Şef Dönemi, açılır açılmaz kapatılan muhalefet partilerinin olduğu sistemin adı Parlamenter Sistem midir Allah aşkına! 2 yıldan fazla devam edebilen koalisyonu olmayan bu sistem, 1996-2002 arasında 6 senede toplam 4 koalisyon hükümetiyle birlikte Türkiye’yi 4 kez batıran sistemin nesine sahip çıkacağız? 80 Darbesi’ni yapan cunta generali Kenan Evren, ülkeyi Meclis olmadan 2 yıl yönetmiş, biz hâlâ Parlamenter Sistem diyoruz. Böyle Parlamenter Sistem mi olur? Anayasa’nın şeklini halk değil, halkın seçtiği seçilmişler de değil, askerlerin yaptığı bir Parlamenter Sistem!
Buna “Parlamenter Sistem” deyip de bari dalga geçmeyin. “Fransa’dan kopyalanmış fena halde bir uydurmayı dayatıyoruz, işimizi gücümüzü buna göre ayarladık, tezgâhımızı bozdurmayız” deyin, adam gibi itiraf edin de biz de mücadeleyi hangi zeminde yapacağımıza karar verebilelim.

STATÜKOCU YERLEŞİK DÜZEN YIKILMALI

Sürekli kendini savunma derdi olan statüko, herkesin ayağını zincirlemiş koca memleketi yerinde saydırıyor. Devlet, devlete rağmen kalkınmaya çalışıyor. Adalet, sanayi, savunma, enerji, ticaret, eğitim, uzay araştırmaları, sosyal yapılanma ve dünya ile rekabet konularında büyük atılımlara ihtiyacımız var. Mevcut sistem bunlar için dar; hatta hatta engelleyecek kadar ilkel. Bu ilkel sistemi dayatmak, Türkiye’nin geleceğini gasbetmektir.
Ezcümle; Mevcut sistemi dayatanların cevap vermeleri gereken ilk soru şu: Kim, hangi hakla, hangi saikle, hangi niyetle sistemin tartışılmasını engelliyor?

Erem Şentürk

Etiketler