Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

Yeni bir kilometre taşı: Türk konseyi

Türk Cumhuriyetleri arasında siyasi, kültürel, ticari, sosyal ve ekonomik faaliyetlerin somutlaştırılmasını öngören Türk Konseyi, Nizam-ı Âlem de yeni bir sayfanın başlangıcı olacak.

İbrahim Seçkin Talaş
Yeni bir kilometre taşı: Türk konseyi

Diriliş Postası muhabiri İbrahim Seçkin Talaş/Ankara

Dr. Dinmuhammed Ametbek,7’ncisi gerçekleşen Türk Dili Konuşan Ülkeler Konseyi’ni Diriliş Postası muhabirine değerlendirdi. 7’nci zirveyle Türk Konseyi’nin kurumsal bir hale büründüğünü belirten Ametbek, Özbekistan’ın konseye üyeliğinin önemine değinerek, stratejik bir konuma sahip olduğunu söyledi.

Türk Konseyi’nden bahsederken Avrasya’da üye ülkelerin uluslararası alanda ağırlığının artacağını belirten Dr. Ametbek, Türk Konseyi’ni şöyle tanımladı:“Türk Konseyi, Macaristan’la birlikte Avrupa ayağını, Özbekistan’la Güney Asya ayağını oluştururken Türkiye’nin iki kıta arasındaki köprü konumuyla stratejik bir yapı olacak. Kazakistan, Rusya ile ilişkileri, Kırgızistan Çin ile ilişkileri Macaristan ise Avrupa ile ilişkileri belirleyecek. Konsey, daha da güçlenecek”

Türk devletlerinin İpek Yolu projesiyle bölgede ağırlık kazanacağını belirten Dr. Ametbek, Türk Konseyi’nin kurumsallaşmasının önemli olduğunu dile getirdi.

KONSEYİN BARIŞ PINARINA DESTEĞİ

Özbekistan’ın tam üye ve Türkmenistan’ın gözlemci üye olma kararıyla konseyin genişlediğini, daha fazla işlev göstereceğini ve olgunlaşma kademesine geçtiğini ifade eden Genç Araştırmacı Arslan, bu durumun örgütün uluslararası arenada saygınlığını artıracağını belirtti. Arslan, “Bu gelişmeler konseyin tehdit ve tehlikelere yönelik ortak güç oluşturmasına, çözüm üretmesine ve üye ülkeler arasındaki dayanışma duygusunun daha fazla pekişmesine katkı sağlayacaktır. Örneğin, Türkiye’nin ulusal güvenliği için Suriye’de başlattığı Barış Pınarı Harekâtı çok sayıda ülke tarafından kınanırken Türk Konseyi 7. Zirvesinde üye ülkeler ortak beyanda bulunarak harekâta tam destek olduklarını ifade ettiler” dedi.

Avrasya’da etkin bir örgüt haline gelmek için tüm üye ülkeler ortak çaba göstermesi gerektiğine değinen Arslan, terör örgütleri ve örgütlü suçlarla mücadele için ortak tatbikat gerçekleştirilmesi gerektiğini sözlerine ekledi. Genç Araştırmacı Arslan, Türk Konseyi’nin geleceği için “TURKPA, TÜRKSOY ve Türk Akademisi gibi kuruluşlar güçlendirilmeli, Hazar Üniversitesi Öğretim Üyesi Telman Nusretoğlu’nun belirttiği gibi çağla yarışacak, medeniyet, refah ve teknoloji üretecek insanı yetiştirmek amacıyla ortak bir üniversite kurulmalıdır” diye konuştu.

Araştırmacı Melisa Arslan, etkin, güçlü ve saygın bir örgüt haline gelmek dahası gerçek bir Türk Birliği için konsey bünyesinde özellikle 2019 yılı içerisinde gerçekleştirilen, umut vaat eden ortak çabanın devam etmesi gerektiğini belirterek sözlerini noktaladı.

ÖZBEKİSTAN-MACARİSTAN-TÜRKMENİSTAN

Türk Dili Konuşan Ülkeler arasında yer alan ancak uzun yıllardır örgüte üye olmak konusunda çekingen duran Özbekistan’ın üyeliği Türk Dili Konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi Devlet Başkanları 7. Zirvesi’nde resmiyet kazandı. Aynı zamanda tarafsızlık politikasını dış politika aracı olarak benimseyen Türkmenistan da örgüte gözlemci ülke olarak katıldı.

Macaristan’ın Türk Konseyi’ne gözlemci üyeliği, 19 Eylül 2019’da konseyin resmi ofisinin Macaristan’da açılması dil ve tarih ortaklığının bir meyvesi olarak kayıtlara geçti. Macaristan, Türk Konseyi ile daha yakın bağlar kuracak. Macaristan’da açılan temsilcilik sadece Türk Konseyi’nin Macaristan’la olan ilişkisini güçlendirmesine katkıda bulunmayacak ayrıca Türk Konseyi’nin Avrupa Birliği başta olmak üzere Avrupa kurumlarıyla arasındaki işbirliğinin gelişmesine yardımcı olacak. Ayrıca Macaristan Türk Konseyi’nin ilgili kuruluşlarıyla geniş kapsamlı işbirliği alanları geliştirme fırsatına sahip olacak.

TÜRK KONSEYİ

Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye ve Azerbaycan’ın taraf olduğu uluslararası anlaşma niteliğindeki Nahçıvan Anlaşması ile kurulan Türk Konseyi, hükumetlerin iş birliği sonucu kurulmuş uluslararası nitelik taşıyan bir yapıdır. 1992 yılından itibaren gerçekleştirilen zirveler sürecinin kurumsallaşarak uluslararası bir örgüte dönüşmesinin temelini oluşturan Türk Dili konuşan Ülkeler İşbirliği Konseyi,(Türk Konseyi) kurulmasına dair Nahçıvan Anlaşması 3 Ekim 2009 tarihinde Nahçıvan’da düzenlenen 9. zirve toplantısı sonucunda imzalandı.

Türk Konseyi Nahçıvan Anlaşması’na göre Türk Dili konuşan ülkeler arasındaki işbirliğinin sağlanması için kurulan şemsiye bir teşkilattır. Türk Konseyi, esnek bir yapıya sahip ve üyelerine tercih hakkı tanır. Ayrıca alınan kararlar, bağlayıcılıktan ziyade tavsiye niteliği taşır. Türk Konseyi’ni Türk Dünyası’nın siyasi çatı kuruluşu haline dönüştüren Nahçıvan Anlaşması’nın 1. maddesine göre Türk konseyi bir işbirliği mekanizmasıdır.

Türk konseyi çerçevesinde Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (Türksoy), Türk Dili Konuşan Ülkeler Parlamenterler Asamblesi (TÜRKPA), Türk Akademisi, Türk Kültür ve Mirası Vakfı, Türk İş Konseyi gibi kuruluşlar faaliyette bulunuyor. Türk Akademisi, Türk Kültür ve Mirası Vakfı, Türksoy, Türk Konseyi’nin uzmanlık kuruluşları iken TÜRKPA ve Türk İş Konseyi ilgili kuruluşlarıdır. Nahçıvan Anlaşması’nın 3’üncü maddesine göre örgüt 5 ana organı bünyesinde bulundurur.

Üyelik için temel şart olarak üye olacak ülkenin Türk dili konuşan bir ülke olması gerekir. Halklar arasında ortak dil, tarih, gelenek ve kültür gözetilerek kurulan Türk konseyi, siyasi, ekonomik, ticari, kültürel, hukuki vs. birçok alanda çok yönlü amaçları gerçekleştirmeyi hedefliyor.

Altı devlet bir millet
Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi’nde Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler üzerine araştırmalar yapan Melisa Arslan, Türk Konseyi’nin geleceğini değerlendirdi.Türksoy, TÜRKPA, Türk Akademisi, Türk Kültür ve Mirası Vakfı gibi kurumların Turancılığın olgunlaşma sürecinin bir parçasını oluşturduğunu ifade etti.
Sovyet ardılı Türk Cumhuriyetlerinin arkalarındaki Rus etkisi nedeniyle turan ülküsü etrafında birleşmede bir takım zorluklarla karşılaşacağını, yetersiz kalabileceğini söyleyen Araştırmacı Arslan, 15 Ekim’de Azerbaycan’da gerçekleştirilen Türk Konseyi Zirvesinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘Altı Devlet Tek Milletiz’ sözü Türk Birliği nezdinde derin ve önemli anlamlar taşıdığının altını çizdi. Genç Araştırmacı Arslan, “Türk devletleri arasında gerçekleştirilecek siyasi, kültürel, ticari, sosyal ve ekonomik faaliyetlerin somutlaştırılması gerekir” dedi.

Melisa Arslan

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri