Son Dakika

Yeni yüzyılın büyük yalanı!

Prof. Dr. Bilgin, ABD’nin Filistin meselesini çözeceğini iddia ederek hazırladığı sözde barış planı, “Yüzyılın Anlaşması” projesinin Ortadoğu’da yeni sorun ve çatışma mecraları oluşturacak özellikler barındırdığını söyledi.
Yeni yüzyılın büyük yalanı!

Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi Stratejik Araştırmalar Enstitüsü Müdürü Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, Trump’ın damadı JaredKushner ve Uluslararası Özel Temsilcisi Jason Greenblatt başkanlığında Filistin Meselesi’ni çözmeyi iddia ederek Haziran 2018’de hazırlanan “Yüzyılın Anlaşması” planınınYüzyılın Kaosuolmaya aday bir proje olduğunu söyledi. Diriliş Postası muhabirine açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Bilgin, Ortadoğu’da son üç yüz yıllık Batı hegemonyası ve politikalarına bakıldığında ne zaman yeni bir Batı planından bahsediliyorsa yeni bir sömürge projesiyle karşı karşıya gelindiğini belirtti. Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, “Projenin çıkış noktası, muhtevası, basına yansıdığı kadar hedefleri; Ortadoğu genelinde ve Filistin özelinde bir barıştan çok bölgede yeni çatışma ve problemlerin fitilini ateşleyecek özelliklere sahiptir” dedi. Filistin’e yönelik sözde barış planının çıkış sebebinin ABD Başkanı Trump’ın iç politikada karşılaştığı sıkışıklığı aşmak ve yargısal problemlerden kurtularak hedeflerini gerçekleştirmek amacıyla hazırlandığını dile getiren Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, Filistin’e yönelik sözde barış planının ABD Yahudi lobileri, Evangelist Neo-con ekibin talepleri doğrultusunda hazırlandığını ifade etti.

Küresel güçler istemiyor

Yüzyılın Anlaşması olarak nitelenen sözde anlaşmanın taslak halinde, 200 sayfalık bir metinden oluştuğunu söyleyen Prof. Dr. Bilgin, projenin basına yansıyan taraflarına bakıldığında Davut Yıldızı projesini gerçekleştirmeye yönelik bir adım olduğunu anlamanın zor olmayacağına dikkati çekti. Prof. Dr. Mustafa Sıtkı Bilgin, sözlerine şöyle devam etti: “ABD’nin Yüzyılın Barış Planı mevcut haliyle Filistinlilerin devletsizleştirilmesi ve topraksızlaştırılması projesinden başka bir şey değildir. Projeye başta Filistin yönetimi, Türkiye, Irak ve İran olmak üzere pek çok İslam ülkesinden büyük tepkiler vardır. Türkiye bu planının hedeflerini önceden öngörerek gerek Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasına gerekse de ABD elçiliğinin buraya taşınmasına en sert tepkileri gösterin ülkelerin başında yer almıştır” Çin ve Rusya’nın Bahreyn’deki toplantıya katılmayacaklarını açıklamaları bu tehlikeli Neo-Koloniyal sömürgeci planın küresel güçler tarafından kabul görmeyeceğine işaret ettiğini vurgulayan Bilgin, ABD’nin projeyi zorla uygulamaya koyması durumundaysa medeniyetler çatışmasına gidecek kapının gözden ırak tutulmaması gerektiğini sözlerine ekledi.

Nihai hedef Çin

İsrail ve Arap koalisyonunu arkasına alan ABD’nin ilk hedefinde hiç şüphesiz Ortadoğu’da kontrolü sağlama amacının yattığını söyleyen Prof. Dr. Bilgin, bu çerçevede İran’ın tasfiye edilmek istendiğini vurguladı. İran’ın olası tasfiyesiyle birlikte Davut Yıldızı projesinin önündeki engellerin temizlenmeye çalışılacağını belirten Bilgin, nihai hedefin ABD-Çin hesaplaşması olacağını şu sözlerler anlattı: “Ortadoğu’nun Büyük İsrail’in patronajı altında sağlama alınmasından sonra ABD’nin asıl hedefi ve büyük rakibi olan Asya pasifiğe yönelmesi Çin ile nihai hesaplaşmaya gitmesi yer almaktadır”

Yüzyılın Anlaşması’nda neler var?

Anlaşmanın en bariz maddesi olarak Kudüs’ün İsrail’e bırakılmasının kabul edilmesi yalanı İslam ülkelerine zorla kabul ettirilmeye çalışılıyor. ABD, bu çerçevede Kudüs’ün İsrail’in başkenti olduğu kabul ederek ABD elçiliği buraya taşıdı. Batı Şeria ve Kudüs’teki yasadışı Yahudi yerleşim birimlerinin varlığının kabul ettirilmesinin yanı sıra daha Kudüs idaresine verilmesi de maddeler arasında yer alıyor. Filistin’e bağımsız devlet statüsü yerine ‘özerk yapı’ statüsünün verilmesi de sözde anlaşmanın bir diğer maddesi olarak göze çarpıyor. Bu madde kapsamında Filistin’e başkent olarak Kudüs’ün 4 km uzağındaki Ebu Dis bölgesinin verilmesi söz konusu oldu. ABD, Filistinlilere ekonomik ve ticari kolaylık ve imkânların sağlanması ve refahlarının arttırılması karşılığında Filistinlilerin bağımsızlığını istiyor. Yani bunun kısaca ifadesi, “parayı al ama karşılığında bağımsızlığından vazgeç” anlamına geliyor. Gazze Şeridinin İsrail’e bırakılarak Filistinlilerin Sina çölüne yerleştirilmesi planı sözde anlaşmada yer alan bir başka kurnazlık olarak dikkati çekiyor. Bu madde kapsamında 2500 sene geriye gidilerek Filistinlilerin, Hz Musa dönemindeki Yahudilerin pozisyonuna döndürülmesi amacı taşıyor. İsrail tarafından yerleri işgal edilen yaklaşık 6 milyon Filistinli mülteciyle ilgili hiçbir adımın atılmaması da anlaşmanın ne denli gerçek dışı, tarafgir bir anlaşma gerçeğini anlatıyor. Taslak plan Yüzyılın Anlaşması, Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri, Mısır ve Körfez ülkeleri tarafından kabul edildi. Detayların görüşülmesi için 25-26 Haziran’da Bahreyn’de bir toplantı yapılacağı bildirildi. Bu durum İslam dünyasının bölünmüşlükten çok birliğe ihtiyaç duyduğunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.