Reklamı Kapat

İnsansız hava aracı üretimine “Türkiye” damgası

Son yıllarda bilgi ve teknolojiyi çok iyi düzeyde kullanmaya başlayan Türkiye’nin insansız hava aracı üretimini İstanbul Medipol Üniversitesi İşletme ve Yönetim Bilimleri Fakültesi Havacılık Yönetimi Bölüm Başkanı Öğretim Üyesi Dr. Murat Düzgün ile konuştuk.

Ebru Okanlar / Röportaj

Genel anlamda insansız hava araçları ve kullanım alanları üzerine bilgi verebilir misiniz? Geleceğin teknolojisinde bu teknolojinin yeri nasıl olacak?

İçinde pilot olmaksızın, otomatik ve GPS (Global Positioning System; Küresel Konumlama Sistemi) kontrollü uçabilen ve kontrol edilebilir hava aracı olarak tanımlanan, kullanılabilirliği ile birçok sektörde kendine yer açmış ve günümüzde değeri ve etkileri oldukça artan İHA’nın (İnsansız Hava Aracı–UAV), bir diğer söylenimi ile ‘Drone’un dünya genelinde kullanım alanlarını; “Askeri” ve “Sivil” uygulamalar ana başlıkları altında tanımlayabiliriz. İHA’nın günümüzde var olan kullanım alanlarını daha özele indirgemek istersek, askeri alanlarda; keşif, gözetim, istihbarat, saldırı, savunma, mayın temizleme ve askeri eğitimlerde, Sivil alanda; arama ve kurtarma, afet yönetimi, sağlık, denetim, arkeoloji, film yapımı, yük taşımacılığı, tarım, hobi ve eğlence amaçlı kullanım gibi birçok alanda kullanıldığını söyleyebiliriz. İHA’lardaki teknolojik gelişmeler başdöndürücü bir hızla devam etmektedir. Bununla aynı doğrultuda kullanım alanlarının da artması, her maksada uygun İHA ihtiyacı, bu ihtiyaçları karşılayacak yeni teknolojilerin sisteme dahil edilmesi ya da farklı maksatlarla geliştirilen teknolojilerin İHA’ların bünyesine dahil edilmesi şeklinde devam edecektir. İHA’ların uzaktan algılama ve fotogrametri amaçlı olarak geliştirilmesi, uçuş kapasitesi ve sürelerinin artırılması ve şu an yaşanan bazı sorunların giderilmesi ile birlikte; anlık bilgi elde edebilmek, projelerin gözlemsel olarak takip edilebilmesi (özellikle yapı sektöründe), güvenlik amaçlı tüm hizmetlerde gelecekte kesinlikle kullanılacağı gözü ile bakılmaktadı.

Türkiye’de havacılık sektöründe önemli gelişmeler oluyor. Askeri amaçla kullanılan İHA ve SİHA’ların özellikle Azerbaycan ve Libya’da gösterdiği başarıların ardından Türkiye’nin kullandığı bu teknolojilerin sahada belirleyici olduğu yönünde de birçok makale çıktı. Savunma perspektifinden bakacak olursak Türkiye’de insansız hava araçları teknolojilerini dünyaya kıyasla nasıl değerlendiriyorsunuz?

Yerli ve Milli ürünlerin geliştirilmesi amacı ile yeni geliştirilen stratejiler dahilindedışarıdan direkt alım yoluyla edinilmiş bir İHA projesinde hem teknik hem de politik nedenli oluşan sıkıntı- lardan dolayı, Türkiye bir adım daha ileri giderek kendi taktik ve “Orta İrtifa Uzun Uçuş Süreli” (MALE) sınıfı İHA’larını yapmak üzere vakıf ve özel şirketleri ile hızlıca harekete geçmiştir. Gösterilen irade ve verilen emekler sonucunda bugün Türkiye’miz yerli şirketleri tarafından tamamen özgün tasarım olarak MALE kategorisinde ürünlere sahiptir. Bu alanda üretimi ve endüstriyi güçlendirmek amacı ile önemli sayıda savunma şirketi kurularak alt sistem ve yedek parça üretimine de beraberinde hız verilmiştir.

TÜRK MÜHENDİSLİK AKLI DEVREDE

Bu kapsamda İHA sisteminde kullanılan bazı ana ve alt sistemler, Türk firmaları tarafından halen geliştirilmektedir. Hava araçlarının üretilmesi konusunda geçmişten günümüze kadar yapılan girişimlere bakıldığında ülkemizde özellikle “TAI” gibi değerli ve deneyimlibir kuruluşun bulunmasını da bu konuya dahil edersek, ilgili sektörde ciddi bir teknik altyapı ve bilgi birikiminin oluştuğu net olarak anlaşılacaktır. Örnek olarak, Türkiye’de üretilen “Bayraktar TB2”nin bileşenlerinden sadece %7’sinin ithal edilmesi ve bunun yanı sıra dünyanın ilk 100 büyük savunma sanayi şirketinden 7’sinin ülkemizde bulunması gösterilebilir. Ayrıca Türkiye’mizin üretmiş olduğu SİHA’lar Kafkasya, Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da güç dengelerini sarsmış olup, bu yüksek teknoloji ürünlerimize dünyanın çok çeşitli ülkelerinden sürekli yeni talepler gelmektedir. Tüm bu anlatılanların ışığında, Türkiye’de kendi mühendislik ve teknolojik alt yapısı ile üretilen İHA’ların, dünyadaki diğer benzer ürünler ile özellikle savunma sanayinde çok ciddi boyutta rekabet edebilecek düzeyde olduğunu görebilmekteyiz.

Savunma sanayii alanlarının yanında sivil hayatta taşımacılık ve lojistik sektöründe kullanılan IHA’lar ile ilgili olarak ülkemizde de bazı gelişmeler yaşanmaktadır. Bu sektörde, Türkiye’deki ve dünyadaki IHAkonusunda yaşanan gelişmeleri nasıl yorumluyorsunuz?

Ürünleri zamanında, hasarsız ve mümkün olan en düşük maliyetler ile teslim etmek, lojistik sektörü için çok önemlidir. Güncel teknolojik gelişmelerle birlikte bu hedefe nasıl ulaşılacağına dair birçok fikir ve proje gündemdedir. Bu gelişmelerden birisi de, lojistikçilerin ürünleri nihai kullanıcılara ulaştırabilmek için insansız hava aracı (IHA-UAV) sistemlerini bir araç olarak kullanmasını içermektedir. Son zamanlarda lojistik sektörü İHA’lara olan ilginin, askeri olmayan alanlardaki kullanımlarına doğru yönelmesine sebep olmuştur. Lojistik sektöründeki bazı kuruluşlar, halihazırda İHA (Drone) tabanlı teslimatın geçerliliğini test etmeye devametmekte, projeler geliştirmektedir. Ancak sektör, “bu teknoloji gelecekte oyunun kurallarını değiştirecek mi?”sorusunu şimdilik net olarak cevaplayamamaktadır.Fakat son zamanlarda İHA’ların lojistikte farklı alanlarda faaliyet gösteren şirketler tarafından kullanılması, özellikle sipariş edilen ürünlerin son nokta teslimatları; restoranların teslimatları, ulaşılması güç koşullarda ilk yardım ve ilaçların ulaştırılması vbçok çeşitli amaçlar için devam etmektedir. İHA’ların sağladığı avantajlara bakıldığında; dağıtım masraflarının azaltılması, hızlı dağıtım, ulaşılması güç yerlere kolaylıkla hizmet götürülmesi, şehir trafiğinde yoğunluğun ve karbon ayak izinin azaltılması, depolar içindeki mal hareketlerini kontrol etmeye yardımcı olması ve vardiyalı çalışmaya olan ihtiyacı ortadan kaldırması olarak sayılabilir.

BÜYÜK YATIRIMLAR YAPILIYOR

Türkiye’deki lojistik sektöründe IHA kullanımı henüz çok düşük bir seviyede bulunmasına rağmen bu konuya bir göz atacak olursak; PTT öncelikle hafif ve daha sonra ağır kargolarını ulaştırmanın zor ve trafiğin yoğun olduğu bölgelerde kullanılmak üzere yerli IHA üretimi için 2019’da düğmeye bastı. Lojistik sektöründe önemli yere sahip 3 firma Ar-Ge merkezlerinde, aynı dünyadaki benzer sektör firmalarının yaptığı gibi bu teknolojiyi kullanmayı ve geliştirmeyi gündemlerine büyük yatırımlar ile almış durumdalar. Büyükşehirlerimizde trafik ve kırsal alanlarda özellikle engebeli yüksek yerlerde engel tanımayan İHA’lar,özellikle iki saatlik bir süreyi yaklaşık yirmi dakikaya ve günümüzdeki yüksek taşıma maliyetlerini yaklaşık max. yüzde 50oranında düşürebilmekteler. Ayrıca pandemi sürecinde hızla gelişen e-ticaret’te bu hava araçları ileride büyük bir “doping” etkisi yapacak gibi görünüyor. Sağlık sektörünün en önemli ve hızlı aktarılması gereken, acil sağlık malzemesi, kan ve aşı gibi ürünleri için ise “Drone”lar gerçek bir hayat kurtarıcısı. İHA(Drone) pazarı, 2016 yılında 8,5 milyar dolar ile dünyada büyük bir hacme kavuşmuş olup ve her yıl yaklaşık yüzde 7 büyüyerek, 2021 yılında 12 milyar dolara ulaşması beklenmektedir. Lojistik sektörü İHA kullanımında dünyada 3. sırada yer almaktadır. Dünya devler lojistik firmaları önemli güzergahlarında bu araçlar ile taşıma yapmaktadırlar. Alman kargo devi DHL ise, hızlı ve güvenilir teslimat seçeneği olarak “Parcelcopter” adı verilen İHA’lar geliştirmektedir. Çok yakın bir gelecekte İHA’lar sadece lojistik sektöründe yolcu(lar) ve yük taşınmasında değil, havadan idare edilebilecek tüm hizmetler (bilgi aktarımı, güvenlik, görüntüleme vb.) için Türkiyemizde ve dünyanın her yerinde aktif ve etkin olarak kullanılacaklardır.

İnsansız hava araçları yakın gelecekte her sektörün vazgeçilmezi olacak gibi gözüyor. Bu aynı zamanda sivillerin İHA kullanımında yetkin olmasını gerektirecek. Buradan hareketle İHA eğitimi nasıl alınır, İHA pilotluğu söylendiği gibi geleceğin mesleği olabilir mi?

Bugün havayollarında pilotluk nasıl popüler ve saygın bir meslek ise, yakın gelecekte İHA pilotluğu da aynı şekilde olmaya aday görünmekte. Her ne kadar 2013’te “Uluslararası İnsansız Araç Sistemleri Derneği” tarafından yayınlanan bir raporda, 2025 yılına kadar 100 binden fazla yeni istihdam yaratacağı belirtilmiş olsa da bu sayı günümüzde yaklaşık 180 bin seviyesine ulaşmıştır. Yüksek talep yoğunluğundan dolayı IHA üretiminin artması, ticari hayatta kullanım zorunluluğu, maliyetlerdeki büyük düşüş vb. gibi önemli avantajlarından dolayı yaklaşık 27 farklı alanda IHA pilot-operatör istihdamının çok yakın bir gelecekte hızlı artış göstereceği öngörülmektedir.

19 Ara 2020 - 06:00 - Güncel


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce 2020-2021 sezonunda Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?