Reklamı Kapat

5’inci Türkiye İş Ahlakı Zirvesi online olarak düzenlendi

Türkiye İktisadi Girişim ve İş Ahlakı Derneği (İGİAD) tarafından, Türkiye İş Ahlakı Zirvesi'nin beşincisi "Dijital Dünyada Ekonomi ve İş Ahlakı" temasıyla online olarak gerçekleştirildi.

İGİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Karahan, zirvenin açılışında yaptığı konuşmada, dijital devrim diye adlandırılan bu dönemin başta ekonomi olmak üzere hayatın her alanını etkileyip dönüştürdüğünü söyledi.

Uluslararası Para Fonu’nun (IMF) yayınladığı Dijital Ekonomiyi Ölçümleme Raporu’na göre, ticari hayatta bir şirket için gerekli olan 2 temel üretim faktörü sermaye ve iş gücü iken artık bunların yanına üçüncü bileşen olarak yenilikçi teknolojilerin geldiğini belirten Karahan, “Yenilikçi teknolojilerden oluşan dijital ekonomi, dünya gayri safi hasılasının yüzde 15,5’i gibi bir hacme ulaşmıştır. 2018’de dijital ortamdan sunulabilen hizmetlerin ihracatı 2,9 trilyon dolarla toplam küresel ihracatın yüzde 50’sine ulaştı. Dijital platformlarda iş yapan ve piyasa değeri 100 milyon doların üzerindeki şirketlerin toplam değeri 2017 yılında 7 trilyon doları geçmiştir.” dedi.

Karahan, “Bazı markaların kendi sektörlerindeki küresel hacmin büyük bir kısmını kapsayacak kadar büyüdükleri görülmektedir. Örneğin Google arama motoru piyasanın yüzde 90’ına, Facebook sosyal medyanın üçte ikisine, Amazon çevrimiçi perakende satış piyasasının yüzde 40’ına, Alibaba ise Çin’de e-ticaret piyasasının yüzde 60’ına sahip durumdadır.” ifadelerini kullandı.

“ARTIK E-ETİK KAVRAMINI DA KULLANMAMIZ GEREKECEK”

Karşı karşıya olunan sorunların sadece dijital devrimi yakalamak ve bu konuda öncü olmakla sınırlı olmadığına dikkati çeken Karahan, “Bununla birlikte ve bundan daha da önemlisi, ahlaki duruşumuzu dijital dünyada da sürdürmek, dijital hayatın karşımıza çıkardığı ahlaki sorunlarla yüzleşmek ve bunlara bir çözüm getirmektir.” dedi.

Karahan, “Dijital devrim pek çok kavramı da bizimle tanıştırdı. E-devlet, e-insan, e-ekonomi gibi kavramların yanı sıra artık e-etik kavramını da kullanmamız gerekecek. Yani elektronik veya dijital ahlak…Bugünün dünyasında dijital iletişimin, ilişkilerin, uygulamaların hangi ahlaki kriterlere sahip olması gerektiği ihmal edilemez bir konu haline gelmiştir.” diye konuştu.

“İŞ AHLAKI KONUSU PİYASALARIN, GİRİŞİMCİLERİN VE EKONOMİLERİN ÖNCELİKLİ BAŞLIKLARI ARASINDA”

Zirve Düzenleme Kurulu Başkanı Prof. Dr. Ömer Torlak ise iş ve daha geniş ifadesiyle ticaret ahlakı konularının son yıllarda daha çok gündeme geldiğini ancak aslında insanlık tarihi boyunca bu konuların gündemden düşmeyen ve düşmemesi gerektiğini dile getirdi.

Torlak, geçmişten bu yana iş ahlakı konusunun piyasaların, girişimcilerin ve ekonomilerin öncelikli başlıkları arasında yerini sürdürmeye devam ettiğini ve değişenlerin sadece aktörler, yöntemler ve enstrümanlar olduğunu ifade etti.

İnternetin hayata girmesinden sonra küreselleşmenin farklı bir boyuta taşındığını anlatan Torlak, “Ürünler ve insanların sınır tanımaksızın dünya ölçeğinde mobil hale gelmesi ve mobil cihazların yaygınlaşmasıyla birlikte kullanılan uygulama sayısının artması, işletmeler, kurumlar ve devletlerin elindeki dijital veriyi tahmin edilenin çok ötesine taşımıştır. Sosyal medya kullanımının artması sonucunda ise insan kendi iradesiyle dijital ortamlarda haddinden fazla dijital ayak izleri bırakmaya başlamış durumda. Tüm bu gelişmeler ticaret ve iş dünyasında fiziki pek çok ilişkiyi normal ortamlardan sanal ortamlara taşımış ve aynı zamanda ekonomilerdeki arz talep dengesi ve fiyat oluşumunu da dijitalleşmenin etkisinde bırakmıştır.” dedi.

“İDEOLOJİK VE KÜLTÜREL YÖNLENDİRMELER DE ARTIK DİJİTAL DÜNYANIN KOLAYLIKLA YAPTIĞI KONULARDAN”

Dijital kartel ve tekellerin sahip oldukları büyük veriyi kullanabilme yeteneklerinin; pazardaki müşterileri sadece alıcı davranışları boyutuyla değil aynı zamanda toplumsal, siyasal, ideolojik ve kültürel eğilimlerini yönlendirebilme yeteneğini de güçlü bir şekilde içinde barındırabildiğine işaret eden Torlak, “Bu şekilde sadece mal ve hizmet rekabetindeki yönlendirmeler değil, seçimlerde politik tercih yönüyle ve toplumsal olgularda ideolojik ve kültürel yönlendirmeler de artık dijital dünyanın kolaylıkla yapabildiği konular haline gelmiştir.” diye konuştu.

“Dijital dünyada ticaret ahlakı bakımından en önemli değişikliğin, aslında çok daha hızlı ve çok daha kısa sürede pek çok kimsenin farkına varamadığı ihlallerle karşılaşacağımız gerçeği olduğunu kestirebiliyoruz.” diyen Torlak, sözlerini şöyle tamamladı:

“Örnek vermek gerekirse fiyat indirimi gibi bize görünen bir uygulamanın arka planında aslında var olan algoritma ile haksız rekabetler ortaya çıkabilmekte, rekabeti bozucu bir eylem sonucunda rakiplerin pazardan dışlanabilmesi, alıcıların ise daha kaliteli ürünlere daha makul fiyatlarla erişimlerinin engellenmesini artık çok rahatlıkla görebiliyoruz. Bu ve benzer konuların da artarak devam edeceğini az çok tahmin edebiliyoruz. Tüm bunlar ilk bakışta sanki tüketicinin faydasına gerçekleşen bir ticari eylem gibi algılanabilir oysa bunun hiç de öyle olmadığını zaman içerisinde görebiliyoruz.”

“KİŞİSEL VERİNİN KORUNMASI ASLINDA VERİNİN DEĞİL KİŞİNİN KORUNMASIDIR”

Kişisel Verileri Koruma Kurumu (KVKK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Bilir de zirve kapsamında düzenlenen “Dijital Ekonominin İş Ahlakı Hukuku ve Veri Mahremiyeti” konulu panelde yaptığı konuşmada, dijitalleşmenin bir taraftan hayal dahi edilemeyecek faydalar sağlarken diğer taraftan inanılmaz boyutta kişisel verilerin paylaşımına yol açtığını dile getirdi.

Yaşanan bu durumun dijital hayatın getirdiği kolaylıklardan faydalanırken aynı zamanda kişisel verilerin, kişisel verilerin mahremiyet hakkının korunması gerekliliğini de gündeme getirdiğine dikkati çeken Faruk Bilir, “Bireyin hayatına hakim olabilmesi için kişisel veriler üzerinde kontrol ve denetim hakkına sahip olması gerekir. Yani kişisel verilerin korunmasını biz bunu iki kelimeyle özetleyebiliriz; denetim ve kontrol… Bu aslında verilerin değil kişinin kendisini korumasıdır. Bunun da temelinde kişinin özgürlüğü yatmaktadır. Dolayısıyla şunu net olarak söyleyebiliriz ki kişisel verilerin korunması içinde bulunduğumuz çağın en önemli insan haklarından birisidir. ve bu hak ilk olarak 2010’daki anayasa değişikliğiyle birlikte bizim hukuk sistemimize girmiştir.” ifadelerini kullandı.

Dijital dünyada geride bırakılan ayak izlerinin tamamen yok edilemeyeceğini dile getiren Bilir, bu yüzden mahremiyete zarar verebilecek adımlardan kaçınılması gerektiğini vurguladı.

“UNUTULMA HAKKI İSTİSNAİ BİR HAKTIR”

Dijital ortamda “unutulma hakkı” konusuna da değinen Bilir, şunları kaydetti:

“Bunun ilk önce istisnai bir halk olduğunu vurgulamak gerekir, her zaman kullanılabilen bir hak değildir. Bireyin geçmişte hukuka uygun olarak yayılmış ve doğru nitelikteki bilgilerin zamanın geçmesine bağlı olarak erişimden kaldırılmasını veya gündeme getirilmemesini talep etme hakkı olarak nitelendirilebilir. Yani şöyle söyleyeyim; geçmişte bizimle ilgili dijital ortamda doğru ve hukuka uygun bir bilgi paylaşıldı ama üzerinde hayli bir zaman geçti artık biz bunun ara motorlarında indeksten kaldırılmasını isteyebiliriz. Nitekim bu konuyla ilgili Kurumumuz bu yıl içerisinde bir karar yayınladı. Bu arama motorlarına karşı kullanılabilecek bir hak ama bu konuyla ilgili ilk önce arama motorlarına gideceğiz. Daha sonra da eğer bir sonuç alamazsak kurula başvuruda bulunabiliriz.”

“UNUTULMA HAKKIYLA İLGİLİ 13 KRİTER BELİRLEDİK”

Unutulma hakkıyla ilgili 13 kriter belirlediklerini aktaran Bilir, “Bizimle ilgili geçmişte hukuka uygun ve doğru olarak yayınlanmış bir bilgi her zaman silinecektir diye bir şey yok. Burada kamu yararı olup olmadığı, bu verinin hangi zamanda oraya işlendiği, yani üzerinden geçen zaman, bunun belli bir zaman olması gerekiyor. İfade özgürlüğü bakımından irdelenmesi gerekiyor. Bu verinin bir çocuğa ait olup olmaması da sonucu değiştirebiliyor. Kurul bu 13 kriter çerçevesinde bir karar verecektir.” dedi.

KVKK Başkanı Bilir, unutulma hakkı konusundaki başvuruların gelmeye devam ettiğini ancak bu konuda henüz bir karar vermediklerini sözlerine ekledi.

Öte yandan, zirve kapsamında, “Dijital Platformlar, E-Ticaret ve İş Ahlakı” panelinde Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) E-Ticaret Meclis Başkanı Ozan Acar, Bilgi Ekonomisi Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Davut Kavranoğlu ve Bilgi Sistemleri A.Ş. Üst Yöneticisi (CEO) Bekir Sami Nalbantoğlu “e-ticaretin etik kodları, dijital dönüşüm ve gelişen sektörler, bilgi teknolojileri ve siber güvenlik” konularını ele alırken, “Dijital Ekonominin İş Ahlakı Hukuku ve Veri Mahremiyeti” panelinde ayrıca İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Saffet Köse ile Elektronik Ticaret İşletmeciler Derneği (ETİD) Yönetim Kurulu Başkanı Emre Ekmekçi de “dijital ekonomide iş ve ticaret ahlakı ve dijital ekonominin iş hukuku” konularını masaya yatırdı.

07 Kas 2020 - 18:21 - İktisat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce 2020-2021 sezonunda Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?