Reklamı Kapat

“Ekonomide canlanma dönemi başladı”

SETA Ekonomi Araştırmacısı Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, faizlerde yaşanan düşüşle beraber ekonomik aktivitelerde canlanma dönemine girildiğini belirterek, verimliliğin artırılması için işveren-çalışan ilişkisinin iyileştirilmesi gerektiğini, çalışma sürelerinin de düşmesiyle işsizliğin azalmasına ciddi etki edeceğini söyledi.

Diriliş Postası Muhabiri İbrahim Seçkin Talaş/Ankara

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmacısı Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, Ar-Ge harcamalarının arttırılması, temel bilimlere önem verilmesi ve çalışma saatlerinin makul düzeylere geriletilmesiyle ekonomide verimliliğin artacağını söyledi. Ar-Ge harcamalarının Türkiye’nin teknolojik düzeyini artırması noktasında anahtar bir role sahip olduğunu belirten Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, “Temel bilimler özelikle uzun vadede Türkiye’nin teknolojide söz sahibi olabilmesinde kritik bir öneme sahip. Uzun çalışma saatleri çalışan verimliliği üzerinde olumsuz bir etkiye sahip bulunuyor. Makul çalışma süreleri bir taraftan çalışanların ve ailelerin refah/mutluluk düzeylerini artıracak, diğer taraftan da çalışanların verimliliklerini artıracaktır” dedi.

Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı (SETA) Ekonomi Araştırmacısı Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer

“İŞVEREN-ÇALIŞAN İLİŞKİSİ İYİLEŞTİRİLMELİ”

SETA Ekonomi Araştırmacısı Tatlıyer, ekonomide verimliliğin artırılması adına temel eğitimin ve yükseköğretimin kaliteli bir yapıya sahip olmasının uzun vadede verimliliği ciddi şekilde artıracağına dikkati çekti.

Çalışanların işverenden beklentileriyle işverenlerin çalışanlardan beklentileri arasındaki uyumsuzluğun ekonominin gelişmesine engel olduğuna değinen Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, bu durumun işsizliği beslediğini belirterek, işsizlik sonucu insanların mutsuz olduğunu ya da iş bulamadığı için mutsuzluğa kapıldığı bir sürece kapı araladığını söyledi.

İşveren-çalışan ilişkisinin iyileştirilmesi için yapılması gerekenlere değinen SETA Ekonomi Araştırmacısı Tatlıyer, “Çalışanların beklentileriyle vasıf düzeyleri arasındaki farkın azaltılması önemlidir. Bu hususta ise yapılması gereken bir taraftan çalışanların vasıf düzeylerini yükseltmek diğer taraftan da özellikle mavi yakalı işlerde çalışma koşullarını iyileştirmektir” diye konuştu.

“ÇALIŞMA SÜRELERİ DÜŞMELİ”

Türkiye’nin işsizliği ortadan kaldırmak için kapsamlı çözümlere ihtiyaç duyduğunu dile getiren Mevlüt Tatlıyer, 2 ay önce çıkan “İstihdamı Paylaşmak: İşsizliğin Nedenleri ve Çözümü” isimli kitabında işsizliğin arka planını istihdam piyasasında var olan sorunlara vurgu yaptığını sözlerine ekledi.

Tatlıyer, “İşsizliğin yüksek olmasının arka planında istihdam piyasasındaki sorunlar bulunuyor. Bu sorunların başında ise ‘aşırı çalışma’ ve ‘kısmi süreli işlerin az olması’ bulunuyor. Türkiye’de haftalık fiili çalışma süresi diğer ülkelere kıyasla ciddi şekilde yüksek. Bu rakamın dünya ortalaması 40 saat iken, bizde 48 saat. Yine kısmi süreli işler birçok ülkede ciddi bir yaygınlığa sahip iken Türkiye’de istisnai bir yapıya sahip. Çalışma sürelerinin normal düzeylere gerilemesi ve kısmi süreli işlerin belirli bir yaygınlığa kavuşması durumunda işsizliğin bir problem olmaktan büyük oranda çıkacağını düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

“FAİZ ORANLARININ DÜŞMESİ ÖNEMLİ”

Türkiye’de ekonomik canlanmanın ve faizlerin düşmesinin işsizliğin azalmasına nasıl etki edeceğine dair konuşan Doç. Dr. Mevlüt Tatlıyer, kur krizinin akabinde enflasyon artışı ve faizlerin yükselmesinin 2019’un 2’nci yarısından itibaren düşüşe geçtiğini belirterek, ekonomik aktivitenin de canlandığı bir dönemin yaşandığını dile getirdi.

Tatlıyer, sözlerini şöyle sürdürdü: “Faiz oranlarındaki düşüş ekonomik canlanmayı hatırı sayılır oranda besleyecektir. İşsizlik oranıysa bir taraftan ekonomik canlanmayla diğer taraftan faiz oranlarında yaşanan düşüşle birlikte ekstra bir canlanmayı yaşayacak, düşüş trendinde olacaktır.”

11 Mar 2020 - 06:00 - İktisat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce 2020-2021 sezonunda Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?