Reklamı Kapat

Bir mücadele adamı: Necmettin Erbakan

Hayatı boyunca siyasi alandaki mücadelesinin yanı sıra özellikle Siyonizm ve Kudüs mücadelesinde aktif rol üstlenen, ülkesinin hem ağır sanayide hem de ekonomik yönden kalkınmasında önemli çözüm yolları bulan "Mücahit" olarak anılan eski Başbakan Necmettin Erbakan'ın ölümünün üzerinden tam 10 sene geçti.

+3
Haber albümü için resme tıklayın

Milli Görüş hareketinin kurucu lideri ve Türk siyasetinin "Erbakan Hoca"sı merhum başbakanlardan Necmettin Erbakan'ın vefatının üzerinden 10 yıl geçti.

27 Şubat 2011'de vefat eden eski Başbakan Necmettin Erbakan, 12 Ekim 1969'daki seçimde Konya'dan bağımsız milletvekili seçilerek başladığı siyaset hayatında 42 yıl geçirdi. 

MOTOR SANAYİSİNDE DEVRİM

Türkiye'de başlattığı ağır sanayi hamlelerini Almanya'da kaldığı sürede tecrübe eden Erbakan, bunu da Milli Görüş'ün önemli hedeflerinden birisi olarak belirledi.

Erbakan, o yıllarda düzenlenen otomobil kongresinde, "Şeftaliden başka bir şey üretemeyiz" görüşünü savunanlara inat bir araya geldiği arkadaşlarıyla 1956'da Gümüş Motor Fabrikasını kurdu ve burada Avrupa'daki benzerlerinden düşük saatte 5,5 litre motorin harcayan Gümüş Motor'u üretti. Pancar Motor adıyla bilinen bu fabrika, Mart 1960'ta seri üretime başladı.

“BİR ÇİÇEKLE BAHAR BAŞLAR”

Erbakan, kendisine büyük hoşgörü ve sevgi besleyen Konya'dan, bağımsız aday olarak seçime girdi ve üç milletvekili seçilebilecek oyu alarak seçildi.

Erbakan, Konya'daki milletvekilliği çalışmaları sırasında kendisine yöneltilen, "İyi de bir çiçekle bahar olmaz ki" yorumları üzerine, "Evet, bir çiçekle bahar olmaz ama her bahar bir çiçekle başlar" ifadesini kullanmıştı.

SİYONİZMLE MÜCADELE

Konya Milletvekili Erbakan, çok geçmeden 26 Ocak 1970'te, 17 arkadaşıyla Milli Görüş hareketinin ortaya çıkmasını sağlayacak ilk parti olan Milli Nizam Partisini kurdu.

Genel Başkan Erbakan, partisinin kuruluşundan sonra kapitalizm ve Batıcılık karşıtı siyaset yürüttü.

Erbakan'ın siyasetinde "siyonizm" ile mücadele ön planda yer aldı. Erbakan ile Türk siyasetinde ve kamuoyunda "Filistin davası" konusunda hassasiyet oluştu.

Milli Görüş hareketi lideri Erbakan, "önce ahlak ve maneviyat" vurgusunu da Milli Nizam Partisi altında yaptığı çalışmalarla gençlere ve partililere aktardı.

AYASOFYA DAVETİ

Erbakan ve arkadaşlarının izlediği siyaset tarzı pek çok çevrenin dikkatini çekti. 12 Mart 1971 muhtırasının ardından mayıs ayında "laikliğe aykırı çalışmalar yürüttüğü" iddiasıyla Milli Nizam Partisi kapatıldı. Partinin kapatılmasına ilişkin mahkeme kararında Erbakan'ın konuşmalarında halkı Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi'nde namaz kılmaya davet etmesi de yer aldı.

Partisinin kapatılmasının ardından Erbakan, arkadaşlarıyla 11 Ekim 1972'de Milli Selamet Partisini (MSP) kurdu. Parti, 1973'teki seçimde 48 milletvekilliği ve 3 senatörlük kazanarak 51 parlamenterle Meclise girdi. Seçimlerden hemen sonra Cumhuriyet Halk Partisi ( CHP) Genel Başkanı Bülent Ecevit ile yapılan görüşmelerin ardından CHP-MSP koalisyon hükümeti kuruldu. Erbakan, bu hükümette başbakan yardımcısı olarak görev aldı.

KIBRIS SORUNU VE MÜCAHİT ERBAKAN

Bu dönem Kıbrıs sorunu gündeme gelirken siyasilerce ülkedeki sorunlardan daha fazla adadaki gelişmeler üzerine stratejiler üretildi.  

Kıbrıs'a 20 Temmuz 1974'te düzenlenen barış harekatını güçlü şekilde savunan Erbakan'ın ismi bu dönemde "Mücahit" sıfatıyla kullanılmaya başlandı. Bülent Ecevit ile Erbakan'ın Kıbrıs meselesi üzerindeki görüş ayrılıkları nedeniyle CHP-MSP hükümeti, 17 Eylül 1974'te dağıldı.

Mücahit Erbakan'ın liderliğindeki MSP, o yıllarda kurulan yeni hükümetlerde ortak oldu.

"11'ler hükümeti", "Milletvekili pazarlığı" ve "Güneş Motel" şaibeleri 1978'de siyasette gündemi belirlerken 12 Eylül 1980 askeri darbesinde Erbakan ve siyasi hareketi de hedef alındı.

DARBE İLE 9 AY CEZAEVİNDE KALDI

Milli Selamet Partisince 6 Eylül 1980'de Konya'da düzenlenen Kudüs Mitingi büyük ses getirirken bu miting partinin kapatılma sebeplerinden birisi olarak gösterildi.

Darbeden sonra İzmir'de uzun süre gözaltında kalan Erbakan, daha sonra çıkarıldığı mahkemece tutuklandı ve 9 ay cezaevinde kaldı.

Erbakan, cezaevinden çıktıktan sonra yeni parti kurmak için çalışmalar başlattı.

MİLLİ GÖRÜŞ ÖRNEK BİR MODEL OLDU

Siyasi yasaklı Erbakan, kapatılan MSP'nin yerine Refah Partisinin (RP) 19 Temmuz 1983'te kurulmasını sağladı. Partinin genel başkanlığı koltuğuna Ahmet Tekdal oturdu.

Siyaset yasağının referandumla kalkmasının ardından Erbakan, Refah Partisinin 11 Ekim 1987'de yapılan kongresinde oy birliğiyle genel başkan oldu.

Bu tarihten sonra yapılan yerel seçimlerde Refah Partisinin kazandığı belediyelerdeki hizmetler, Erbakan ve siyasetine olan ilgiyi artırdı. Milli Görüş fikri, Türkiye'de bu dönemde yeni bir model oldu. 27 Mart 1994 yerel seçimlerinde Milli Görüş, İstanbul ve Ankara büyükşehir belediyeleri dahil birçok kentin yerel yönetimlerinde iş başına geldi.

28 ŞUBAT SÜRECİ

Medya üzerinden 54. Hükümet'in faaliyetlerine ilişkin başlatılan algı operasyonları, 28 Şubat sürecinin temel taşlarını oluşturdu.

28 Şubat sürecinde bazı üniversiteler, iş dünyası ve sendikalar da Erbakan siyasetine karşı bir misyon üstlendi.

Erbakan'ın Mısır ziyaretindeki bayrak krizi, Libya ziyaretinde Kaddafi'nin açıklamaları da yine Erbakan aleyhinde kullanılmaya başlandı.

Günlerce kamuoyunda oluşturulan bu propagandalar sonucunda, 28 Şubat 1997'de adına post-modern darbe de denilen müdahale gerçekleşti.

Başbakan Erbakan'ın o gece ulusa seslenmek için hazırlık yaptırdığı, Milli Güvenlik Kurulu toplantısından geç saatte "gergin ve üzgün" geldiği için bu yayının iptal edildiği sonradan ortaya çıktı.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş tarafından 27 Mayıs 1997'de Anayasa Mahkemesine iktidar partisi Refah Partisinin temelli kapatılması istemiyle dava açıldı.

Koalisyon ortağı Doğru Yol Partisinin protokol gereği başbakanlık koltuğunu alması için Necmettin Erbakan, 30 Haziran 1997'de Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'e istifasını sundu.

SAADET PARTİSİ KURULDU

Refah Partisinin kapatılması sürecini beklemeyen partililer, 17 Aralık 1997'de Milli Görüş hareketinin dördüncü partisi olan Fazilet Partisini kurdu. Partinin genel başkanlık görevini de Recai Kutan üstlendi.

Bu arada Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş, Fazilet Partisinin de kapatılması için dava açtı.

Anayasa Mahkemesi Başkanı Ahmet Necdet Sezer'in Cumhurbaşkanlığı koltuğuna oturmasının ardından Vural Savaş'ın yerine atanan Sabih Kanadoğlu'nun hazırladığı delillerle Fazilet Partisi 22 Haziran 2001'de kapatıldı.

Erbakan, Refah ve Fazilet partilerinin kapatılması üzerine, "Atımızı alan yolumuzu da almadı ya" ifadesini kullanmıştı. Bir ay sonra partililer, Milli Görüş'ün beşinci partisi olan Saadet Partisini kurdu.

AK PARTİ GELDİ SAADET TBMM DIŞINDA KALDI

Milli Görüş'ten ayrılan isimlerin kurduğu Adalet ve Kalkınma Partisi, 2002'de yapılan erken seçimde tek başına iktidar oldu. Saadet Partisi ise seçim barajını geçemeyerek TBMM dışında kaldı.

Erbakan, 5 yıllık siyaset yasağının kaldırılmasının ardından Mayıs 2003'te Saadet Partisi Genel Başkanı oldu.

Saadet Partisi Olağanüstü Büyük Kongresi'nde 17 Ekim 2010'de yeniden genel başkan olan Erbakan, 28 Şubat post-modern darbenin yıl dönümü arifesinde solunum yetmezliğine bağlı, kalp ve çoklu organ yetmezliği sebebiyle 27 Şubat 2011'de vefat etti.

Erbakan, 1 Mart 2011'de vasiyeti üzerine devlet merasimi yerine İstanbul Fatih Camisi'nde düzenlenen cenaze töreninin ardından son yolculuğuna uğurlandı.

27 Şub 2021 - 10:56 - Hayat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce 2020-2021 sezonunda Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?