Reklamı Kapat

Unutursan yok olursun!

1974’te Türkiye’nin Kıbrıs Barış Harekâtı’yla son bulan Rum zulmü, adadaki Türk halkına yıllarca kan kusturdu. Yakın tarihte yaşanan trajediyi ekranlara taşıyan TRT’nin “Bir Zamanlar Kıbrıs” adlı yapımı toplumsal hafızada saklı gerçekleri gün yüzüne çıkardı. Bugün Kıbrıs’ı Türkiye’den koparmak isteyen karanlık mihrakların oyunlarına gelmemek için yeni neslin maziyi hatırlamaya ihtiyacı var. Çünkü tarihini unutan bir millet, yok olmaya mahkûmdur.

Muhammed Şimşek
Muhammed Şimşek Tüm Haberleri
+2
Haber albümü için resme tıklayın

Muhammed Şimşek / Özel Haber

Tarih unuttukça kaybolan, yok olan, silinen toplumlarla dolu. Acılar, savaşlar, yıkıntılar hatırlandıkça bilinç uyanır, kimliğe bürünür, var olur. Taze kalması gereken acıların üzeri tozlandığı bir dönemde yayına verilen “Bir Zamanlar Kıbrıs” adlı yapım toplumsal hafızanın yeniden uyanmasına sebep oldu.

Unutur insan. Acılarını derine gömer, unutur. Yıkımları unutur, hatırlamak istemez. Unuttukça kendinden, özünden uzaklaşır. Uzaklaştıkça kaybolur, kimliksizleşir. Kimliğini kaybedince yok olur.

Batı’nın egemen güçlerinin maşalığını yapan Rumların, 1960’lı yıllarda adada yaşayan Türk halkına yönelik gerçekleştirdiği soykırım en çıplak delilleriyle arşivlerde duruyor. Kıbrıs’ta yaşanan katliamların bizzat tanığı olan yüzlerce insanın trajik hikâyesi ise yüreklere kazınmış durumda. Bütün bunlara rağmen karşımızda, tarihin en karanlık sayfalarına yazılmış bu kanlı soykırımdan habersiz büyüyen yeni bir nesil var. Modern dünyanın gerçeklerin üstünü kapatarak daha çok özgürlük, konfor ve para vaadiyle afyonladığı bu gençliğin, geleceğini mazide ekmeğine kan doğrayan Batı’da araması dipsiz bir uçuruma işaret ediyor. Kıbrıs’taki mezalimi görmezden gelmek, sömürgeci Batı’nın, Doğu Akdeniz hesapları içinde sonuna kadar açtığı timsah ağzına kafayı uzatmaktan başka bir anlama gelmiyor. Bugün bu tuzaktan kurtulmanın yolunun; özünden kopmamak, geçmişini unutmamak ve vatan toprağına dökülen kanla kazanılmış haklarımızdan asla taviz vermemekten geçtiğini yeni neslin zihnine kazıması gerekiyor.

‘Bir Zamanlar Kıbrıs’ gerçeği yürekleri yaktı

Uluslararası siyasetin çözümü kör düğüme dönüştürdüğü Kıbrıs’ta, geçmişte yaşanan acılar dün gibi tazeliğini koruyor. TRT’nin yeni yapımı “Bir Zamanlar Kıbrıs’ dizisinin yayınlanmasıyla yeniden gündeme gelen “Rum zulmü” hem hüzünlendirdi hem de ülkemizin adadaki varlığının önemini bir kez daha gözler önüne serdi.

‘Bir Zamanlar Kıbrıs’ dizisi, Kıbrıslı Türklerin yaşadığı acıları ve Rum zulmünü ekrana taşıdı. Dizinin ilk bölümüne Kıbrıs Rum Kesimi’nden canlandırılan olayların abartılı olduğu yönünde tepkiler geldi. Üstelik bu tepkilere Kuzey Kıbrıs’ta yaşayan halkın geçmişte yaşanan acıları görmediği için mazisinden kopuk gençlerden gelen eleştiriler de eklenince dönemin onlarca tanığı sosyal medya üzerinden fotoğraflarla yaşanan mezalimi hatırlattı. Ekrana yansıyanlardan katbekat fazlasını yaşadıklarını anlatan tanıkların anlattıkları o günleri bir kez daha hafızalara kazıdı.

ENGELLİ ÇOCUĞU KATLETTİLER!

KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’ın eski danışmanı Sabahattin İsmail, sosyal medya hesabından “Bir Zamanlar Kıbrıs dizisindeki olayların uydurma olduğunu iddia edenlere yanıt. Küçük Kaymaklı köyü göçmeniyim. Rum saldırılarını yaşadım. Filim az bile gösterdi. 90 yaşında iğneci Hüseyin ve özürlü oğlu yataklarında öldürüldü. Esir alınanların birçoğu öldürülüp kör kuyulara atıldı” cümleleriyle sert tepki gösterdi.

İsmail “Köy 3 gün direnişten sonra mermiler bittiği için düştü. EOKA’cı Samson katiller sürüsüyle köye girdi. Kilisenin karşısındaki evimiz dâhil bütün köy yakılıp yıkıldı. 9 yaşında terk ettiğimiz köyü, 1974’te 20 yaşında elinde silahı bir mücahit olarak savaşarak geri aldık” ifadeleriyle yeni jenerasyona adeta yakın tarih dersi verdi.

Saklandıkları küvette şehit ettiler
Eşi ve üç çocuğu Rumlar tarafından katledilen Tabip Binbaşı Nihat İlhan’ın oğlu Profesör Doktor Necmi İlhan, 21 Aralık 1963’te EOKA terör örgütünün, ailesini saklandıkları küvette şehit ettiğini anlattı. O günlerde yaşadıklarını anlatan Necmi İlhan, “Babamın eşi Mürvet anne, Murat, Kutsi, Hakan... Üç ağabeyim taranıyor. Kanlı Noel dediğimiz o acı gün... Küvette anneleri ile yatan üç evlat en büyük tanığı yaşananların. Kıbrıs’taki Türklerin varoluş mücadelesini anlatmamız gerekiyor. Ne denli zor koşullardan geçtiğimizi dünyaya anlatmamız gerekiyor” diye konuştu.

RUM ZULMÜNÜ İNKÂR ETMEYİN

Asıl çarpıtmanın geçmişte yaşananları inkar etmek olduğuna vurgu yapan İsmail “35 bin insan göç etti, yüzlerce Türk katledildi. Filim az bile gösterdi. Mesela hastanedeki Türklerin nasıl kanlarının çekilerek parçalandığını göstermedi. Gösterse yalan diyeceksiniz. Amaç görüşmeleri sabote etmekmiş. Filmin görüşmelerle ne ilgisi var? Rum vahşetini inkâr etmeyin. Ayvasıl’da, Arpalık’ta sivil insanları katletmediler mi? Hastanede yatan 24 Türk kanları çekilerek öldürüldü biçerdöverlerle parçalanıp kuyulara atıldı. Bunu Guardian gazetesi İngiliz subayı Martin Pacard’ın raporundan manşette duyurdu. 103 Türk köyü işgal edildi yakıldı” dedi.

“GERÇEK KIBRISLI TÜRK MÜSÜN?”

Adada yaşanan zulümlerin bir parçasının sergilenmesine dahi tahammül edemeyenlere sert tepki gösteren Kıbrıs İlim Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanı Ata Atun “Bir Zamanlar Kıbrıs’ı izliyorum. Tek kelime ile mükemmel. TRT’yi kalben kutlarım. Yıllar önce acımasızca katledildik, soykırıma uğradık, yok edilmek istendik. Şimdi bunlar unutturulmak, Rum katiller melek diye tanıtılmaya çalışılıyor. Yapılan zulmü hiç unutmadık, hiç unutmayacağız” mesajını paylaştı.
Diziye tepki gösterenlere sert çıkan Atun “Gerçek Kıbrıslı” demiş “Suga” adlı fake hesap açan korkak kişi. Nenemin ailesi 1572’de, Dedemin ailesi de 1830’da Anadolu’dan geldi Kıbrıs’a. Ne kanım, ne DNA’m, ne de milliyetim ve ırkım bozuldu. ‘Gerçek Kıbrıslı Türk’üm. Sen de “Gerçek Kıbrıslı Türk müsün?” diye sordu.

‘Bir mezarı bile yok’
CNN Türk Ankara Temsilcisi Dicle Canova’nın babası da o yıllarda Türk Mukavemet Teşkilatı’nda görevliydi. Varoluş mücadelesinde en ön safl arda yer aldı. Dedesi ise EOKA militanları tarafından kaçırıldı. Ada’da yaşanan acı hatıralarını bir televizyon kanalına anlatan Canova, “Dedem babamla görüşebilmek için para biriktirmek adına elma sattığı panayırda EOKA’cılar tarafından alınıp götürülüyor. Bir daha haber alınamıyor dedemden. 66’da oldu bu olay, öldürdüler dedemi elbette ama bir mezarı yok dua edebileceğimiz. Türkiye’nin desteği ile nasıl ayakta kaldık anlamak için bu dizinin yeni nesillere bir perspektif sunacağını düşünüyorum o açıdan da çok kıymetli” ifadelerini kullandı.

UNUTMADIK UNUTTURMAYACAĞIZ

Kıbrıslı Mücahit ismini kullanan bir başka kullanıcı “Muratağa’da Rumlar tarafından Anne ve çocukları acımasızca katledilip toplu çukurlara atılmıştı, yıllar sonra naaşları bulundu ve Şehitlerimiz huzur içinde yatacakları kabirlerine kavuştu, mekânları cennet olsun. Unutmadık, Unutmayacağız...” paylaşımında eski ve yeni fotoğraflarla yaşanan drama dikkat çekti.

04 Nis 2021 - 06:34 - Analiz-Yorum

Muhabir Muhammed Şimşek


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Sizce 2020-2021 sezonunda Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?