Milenyum

Sümeyye Öztürk'ün kaleminden...

Milenyum çağının altın çocukları; Z kuşağı. Teknolojinin içine doğan çocuklar…Maddi sıkıntı çekmeksizin büyüdüklerinden, maneviyatları önemsenmeyen çocuklar… Dağların arasında bir köyde, dikkat dağıtıcı tek bir unsur olmadan yetişen idealist memur beyefendilerin ideallerini gerçekleştirmekle yükümlü (!) çocuklar… Sizler tarafından alfabenin son harfiyle anılmaya reva görülmüş çocuklar, çocuklarınız. Birinin sözünden sıyrılsa, diğerinin egosuyla çarpışmak zorunda kalan bugünün genci, milenyum çağının çocukları.

Sadece doğdukları yıl onları kategorize etmek ve eleştirilerin hedefi haline getirmek için yeterlidir. Özellikle son zamanlarda sosyal medyada her konu dönüp dolaşıp onların amaçsızlığına, dağınıklığına ya da yönlendirmeye muhtaç oldukları düşüncesine geliyor. Sanki başıboş bir koyun sürüsü ya da üzerlerine politikalar üretilmeye muhtaç bir topluluk olarak görünüyorlar. Hâlbuki bu çocukların içine doğduğu dünya, son yirmi senede belki de asırlık yol kat etti. Her gün yeni buluşlar, fikirler, argümanlar üretiliyor. Paylaşımın altın çağında yaşıyoruz. Tek tıkla istediğimiz pek çok bilgiye ulaşabiliyor, 140 karakterle istediğimiz sözü söyleyebiliyoruz. Fakat istediğini söylemeyi yanlış anlayanlar, halka hizmet etmesi gereken mevkilerde olduğu halde Twitter ortamında Z kuşağına “Karakteri gelişmemiş nesil.” şeklinde eleştirilerde bulunabiliyor.

Toptan yargılama yapılabilecek kadar topluluk olarak görülen fakat bireylerin toplumu oluşturduğu bilincinden yoksun yapılan eleştiriler genç nesil üzerinde istenilen etkiyi göstermiyor ve göstermeyecek. Çünkü hız ve haz konusunda önceki nesillerden oldukça farklı seviyede olan bu nesli anlamaya çalışmadan eleştirmek, yargılamak ya da öğüt vermek onlara yapılmış bir iyilik değil aksine yapılmak istenilenin önüne taş koymaktır. Önce anlamak, sonra istenileni anlatmak gerekir. Ekranın ışığından gözler kör olmaz ama fark edilmek için çabalarken görünmez olduğuna inanabilir insan.

Acımasızca eleştirdiğiniz topluluk herhangi bir ideolojinin, siyasi görüşün yahut argümanın savunucusu/karşıtı değil. Aksine Z kuşağını her ne kadar pek çok şeyin sonu, tüketicisi olarak görseniz de onlar hepimizin geleceğidir. Ve gördüğünüzün aksine üreten, düşünen ve hak arayan bir nesil. İlk girdiği işte kırk sene çalışıp, oradan emekli olacak bir nesil olmadıkları için bu milletin aykırı kesimi olmayı hak etmiyorlar. Aksine bütün bu baskıya rağmen kendilerini bulma yolunda ilerleyen bu gençlik milletimizin enerjisi, gücü ve geleceği olacaktır. Hızlarına, değişimlerine, dönüşümlerine olabildiğince hızlı alışmanızı tavsiye ederim. Çünkü onlar yeni dünyanın yetiştirdikleri ve mimarı olacaklar. Yetiştirileni imar etmek! Ne kadar garip değil mi? Evet, işte alışmanız gereken tam da bu…

05 Haz 2021 - 06:20 - Kültür Sanat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.

03

Adnan Şahin Hollanda - Sevgili Sümeyye, yazını keyifle okudum. Yüreğine sağlık. Z kuşağı; biz yaşlıların çok bildiğimiz araştırdığımız bir konu değil doğrusu. Ancak bilhassa son yirmi yılda ortaya çıkan teknolojik imkanlar sosyal medyadaki inanılmaz gelişmeler doğal olarak yeni anlayışlara sahip bir neslin yetişmesine zemin oluşturdu. Sahsen ta altmışlı yıllarda yaşanan bir hayat tarzına şahitlik etmiş biri olarak kuşaklar arasında yaşanan yaşama bakış farklarını da görme fırsatı buldum. Şimdi bizlerin yaşadığı hayat Z kuşağının kulağında inanılmaz bir masal gibi çınlayacak. Ama yapacak bir şey yok. Olacak oluyor sonuçta. Anlamaya çalışmalıyız farklılıkları. Umutla, güvenle bakmak lazım gençlere.. Başarılarınızın devamını dilerim...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 06 Haziran 16:53
02

Hatice Kılıç - Z kuşağının sesi olmuşsun, ama unutma bizim size güvenimiz sonsuz kanıtıda senin gibi gayretli gençlerin olması. Başarıların daim olsun?

Yanıtla . 3Beğen . 2Beğenme 06 Haziran 06:44
01

Av.ramazan Öztürk - Biz Z kuşağını pek çok şeyin sonu olarak görmüyoruz, Biz onları geleceğimizin teminatı olarak görüyoruz. Şu köşe yazınla, yaklaşımınla, örnek alınacak yaşantınla da bunu fazlası ile ispatlıypçorsun, yolun açık olsun.

Yanıtla . 6Beğen . 1Beğenme 05 Haziran 18:41
05

İsmail Çakır. - @Av.ramazan Öztürk 01 nolu yoruma cevabı: Çok güzel bir yazı bende beğendim çok hızlı maddi manevi değişimler yaşıyor z kuşağı bakalım gelecek ne getireçek.şimdilik meçhul ...

Yanıtla . 1Beğen . 0Beğenme 07 Haziran 15:43



Anket Vitor Pereira Fenerbahçe’de başarılı olur mu?