Reklamı Kapat

Gerçeklerle yüzleşmek

Ait olamamak… Zor duygulardan biri… Kendini hiçbir yere ait hissetmemek ve kimseye kendini açamamak… Gittikçe kendi kabuğuna çekilmek… İçine en değerlilerimizi sığdırdığımız kalbimizde kendimize herkesten uzak bir dünya kurmak... Kötü duygulardan sığınmanın tek yolu bu galiba.

Hazırlayan: Uluslararası Fatih Sultan Mehmet Anadolu İmam Hatip Lisesi Öğrencileri

Neden bu kadar yaramız var peki? Herkes çok iyi insanlar olduğunu söylüyor ama birçok kişi yaralı. Madem herkes bu kadar iyi, bu yaraları kim açıyor bize? Cevap belli “En sevdiklerimiz…”

Hani canımızı dahi verebileceğimiz insanlar var ya heh, işte onlar. Bir insanın sizi üzmesini istemiyorsanız ona körü körüne güvenmeyin, sonra o güvendiğiniz dağlar yıkılabilir ve o enkaz altında kalırsınız. Üstelik arkanıza baktığınızda sizi o enkazdan kurtaracak kimsenin olmadığını görürsünüz. Ve en acısı da bu.

Ben cesur muyum?

Gerçeklerle yüzleşmek... Gerçeklerle yüzleşmeye cesaretiniz yoksa aşırı sevmeyin kimseyi. Çünkü bu dünyadaki en büyük gerçek “Seven insanlar yalnızlığa mahkumdur.” Gerçek bu işte, şimdi kendinize sorun ben cesur muyum bu gerçeği bilerek kaç kişiyi gerçekten sevebilirim?

Gözyaşları korkaklık değildir

Gözyaşı dökene çocuk derler burada... O, küçük bir çocuk gibi denilen insanların koca acılarını hiçe sayarak. Gözyaşları korkaklık değildir, çocukluk değildir, ergenlik değildir; gözyaşı insanlara benzer.

Hepsinin farklı bir hikayesi vardır ama hepsi aslında birbirinin aynısıdır. Kimi acıyla akar kimi mutlulukla, kimi içe doğru akar, kimi dışarı doğru.

Kimi koca çığlıklar ile bağırır, kimi koca bir sessizlikle. Kimini silen olur kimini unutan… Kimi sel olur, sonu belli olmayan yollara akar, kimi birinin yüreğine... Kimi birileri var diye akar, kimileri yok diye... hepsinin başı farklıdır her biri ayrıdır ama sonları, sonları aynıdır. Hepsi günün sonunda firar eder. Gözyaşları dinmez, gözyaşları intihar eder. Gözyaşları insanlara benzer, hepsinin hikayesi bir gün biter.

Ve siz hayal kurun ama hayallerinizi sadece bir insana adamayın, umut edin ama çıkmaz sokaklardan gelecek baharlara bağlamayın umudunuzu.

Gülüşünüzü birinin varlığına tutsak etmeyin

Gülün ama gülüşünüzü sadece birinin varlığına tutsak etmeyin. Yaşayın ama sadece biri için almayın o nefesi... Bir şeyler yapın ama kendinize yapın, kendiniz yapın. Herkes gider kimse kalmaz, günün sonunda size siz kalırsınız. Size siz iyi gelin. Size yara açan insanlardan yara bandı olmalarını beklemeyin.

Zaten sizi siz olduğunuz için seven olsalardı o yaralar hiç açılmazdı. Siz gözyaşı dökerken kör olana kahkahalarınızın sesini duyurmayın. Siz siz olun ama kimseyle bir olmayın. Bir olduğunuz kişi günün birinde öyle bir gider ki o güldüğünüz anları ağlaya ağlaya kusarsınız. O yüzden lafın başında dediğim gibi hayal kurun ama gerçeklerinize düşman olan hayallerden uzak durun. Hayallerinizi ve gerçeklerinizi bir an önce tanıştırın yoksa tanışmamış iki yabancı hayat arasında epeyce yorulursunuz...

05 Ağu 2021 - 06:15 - Hayat


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Vitor Pereira Fenerbahçe’de başarılı olur mu?