Reklamı Kapat

Asrın felaketinin üzerinden 22 yıl geçti

Türkiye, bundan tam 22 yıl önce, bir 17 Ağustos gecesi saat 03.02’de yaşanan büyük bir depremle sarsıldı. 2010 yılındaki Meclis Araştırma Raporu’na göre 18 bin 373 kişinin öldüğü büyük afetin 22’inci yıl dönümünde o gecenin ve yitirdiklerimizin acısı hala yüreklerimizde. O ürpertici gecenin, korkunç sallantının ardından yaşanan yokluk ve acı günlerini hatırlayanlar 22 yıl öncesini tekrar yaşayacaklar. Yitirilen yakınlara olan hasret tekrarlanacak, acılar depreşecek, yine kalplere hüzün çökecek.

1999 yılında 16 Ağustos'u 17 Ağustos'a bağlayan gece saat 03.02’de 7,4 büyüklüğünde meydana gelen, 45 saniye süren ve "asrın felaketi" olarak tanımlanan Marmara Depremi Türkiye tarihinin en büyük ikinci depremi olarak kayıtlara geçti. Merkez üssü Gölcük olan deprem, Marmara Bölgesi'nin genelinde hissedildi. Kuzey Anadolu Fay Hattı'nın kırılmasıyla meydana gelen deprem, İstanbul, Bolu, Bursa, Eskişehir, Kocaeli, Sakarya ve Yalova'da yıkıma yol açtı.

17 BİNDEN FAZLA KAYIP VERDİK!

TBMM Deprem Riskinin Araştırıılarak Deprem Yönetiminde Alınması Gereken Önlemlerin Belirlenmesi Amacıyla Kurulan Meclis Araştırıması Komisyonu'nun Temmuz 2010 tarihli raporuna göre, depremde 17 bin 480 kişi hayatını kaybetti, 43 bin 953 kişi yaralandı. Resmi olmayan rakamlara göre ise yaklaışık 50.000 ölü, ağır-hafif 100.000’e yakın yaralı olmuştur. Yaklaşık 200 bin kişinin evsiz kaldığı, 66 bin 441 konut ve 10 bin 901 iş yerinin yıkılıdığı depremden 16 milyona yakın kişi değişik düzeylerde etkilendi, 285 bin 211 konut ve 42 bin 902 iş yerinde hasar tespit edildi.

DEPREMİN EKONOMİK ETKİLERİ
7 Ağustos Depremi, ekonomi üzerinde de çok ciddi olumsuz etkiler yarattı. Farklı kurumların yaptığı hesaplamalara göre, depremin ekonomik maliyeti 12 ile 20 milyar dolar arasında değişiyor. Bu maliyeti Devlet Planlama Teşkilatı 15-19 milyar dolar, Dünya Bankası da 12-17 milyar dolar, Türk Sanayici ve İş Adamları Derneği (TÜSİAD) ise 17 milyar olarak hesaplıyor. Depremin ardından özellikle yeniden yapılanma çalışmaları nedeniyle dış kaynak ihtiyacı artarken, sanayi bölgesinde bir süre üretim faaliyetlerine ara verilmesi de ekonominin küçülmesine neden oldu. Bazı araştırmalar, 1999 depreminin yarattığı etkinin 2001’de ekonomik krizinin çıkmasına etkili olan nedenler arasında yer aldığını gösteriyor.

İSTANBUL’DAKİ ETKİSİ

Marmara Depremi'nde İstanbul'da 454 kişi yaşamını yitirdi. İstanbul'da 1880 kişinin yaralandığı depremde, 41 bine yakın konut ve iş yerinde hasar oluştu, 18 bin 162 konut orta ve ağır şiddetteki hasar yüzünden oturulamaz hale geldi. İlde 3 bin 171 okuldan 820'si hasar gördü. Bunlardan 118'inde orta, 13'ünde ağır hasar belirlendi. İstanbul'daki 10 bine yakın kamu binasının 1137'sinde az, 387'sinde orta, 37'sinde ise ağır hasar oluştu. Depremden İstanbul'da en çok Avcılar zarar gördü. 1823 konut ve 326 iş yerinin yıkıldığı ya da ağır hasar gördüğü ilçede, 5 bin 106 konut ve 872 iş yerinde orta hasar, 3 bin 685 konut ve 461 iş yerinde de hafif hasar meydana geldi.

DEPREM SONRASI YAŞANANLAR

Depremin yarattığı ilk şokun atlatılmasının ardından ilk etapta arama-kurtarma faaliyetlerine, bir süre sonrada enkaz kaldırma çalışmalarına odaklanıldı. Kızılay ve Sivil Savunma Birlikleri gibi kamu oluşumlarının yanı sıra Arama Kurtarma Timi (AKUT) gibi özel ve gönüllü gruplar da yardım çalışmalarına faal rol oynadı. Ayrıca, İngiltere, Yunanistan, ABD ve Japonya başta olmak üzere çok sayıda ülkeden yardım görevlisi geldi. O dönemde Demokrat Sol Partisi (DSP), Anavatan Partisi (ANAP) ve Milliyetçi Hareket Partisi’nin (MHP) oluşturduğu koalisyon hükümetine depremin vurduğu yerlere yardım ekipleri ve malzemesi göndermekte geç kaldığı yönünde ağır eleştiriler yöneltildi.

DEPREMİN YARALARI SARILDI

Bakanlıklar ile TOKİ ve diğer kurumların iş birliğinde yapılan kentsel dönüşüm çalışmalarıyla depremin yaraları büyük oranda sarıldı. Marmara Depremi'nde yıkımın yaşandığı kentlerde, TOKİ, belediye ve özel sektör tarafından deprem yönetmeliğine uygun binlerce yeni konut inşa edildi. Başta okullar ve hastaneler gibi kamu binaları olmak üzere hafif hasarlı binalar depreme karşı güçlendirildi. Bazı illerde depremzedeler, kalıcı konutların yapım sürecinde kurulan prefabrike evlerde hayatını sürdürdü.

Kocaeli yeniden doğdu

Binlerce insanın yaşamını yitirdiği, ev ve iş yerinin yıkıldığı Kocaeli, 22 yılın ardından facianın acı izlerinden uzak bir görüntü ortaya koyuyor. Depremde en ağır yıkımın yaşandığı kent olan Kocaeli'de deprem yönetmeliğine uygun binlerce yeni konut yapıldı. Sismolojik İzleme ve Deprem Eğitim Merkezinde deprem anı ve sonrasında yapılması gerekenler konusunda verilen eğitimlerden şimdiye kadar yaklaşık 95 bin kişi faydalandı. Yeşil alan oranının 11 kat artırıldığı kentte, SEKA Kağıt Fabrikası alanında Türkiye'nin en büyük endüstriyel dönüşümlerinden biri gerçekleştirilerek Seka Park kuruldu.

Sakarya başarılara imza attı

Marmara Depremi'nde büyük yıkım yaşanan Sakarya da bu süreçte hem kentsel dönüşüm hem de sanayideki hamleleriyle başarılara imza attı. Afet sonrası başlatılan çalışmalarla Camili, Korucuk ve Karaman mahallelerinde valilik ve resmi kurumların da içerisinde yer aldığı "yeni yerleşim bölgesi" oluşturuldu. Çok katlı binalara ruhsat verilmeyen, olası depremleri en az kayıpla atlatabilmek amacıyla yatay kentleşme modeli yürütülen şehir, kentsel dönüşümde de Türkiye'ye örnek oluyor.

Şehir ekonomisi katlanarak büyüdü

Sakarya'da sanayici ve yatırımcılara sağlanan teşviklerle iş dünyası da adeta ayağa kaldırıldı. Depremde büyük yıkımın yaşandığı kentlerden biri olan Sakarya, 2019 yılına kadar gerçekleşen yatırım ve teşviklerle ihracatını 180 milyon dolarlardan yaklaşık 6 milyar dolara çıkardı. Depremin yaralarını saran kent, 22 yılda ekonomisini onlarca katladı. Ülke ekonomisine güç katmayı sürdürüyor.

Bu utancı milyonlar izlemişti

Elazığ'da yaşanan 6.8 depremin yaşandığı ilk saatlerden itibaren Elazığ ve Malatya'ya yardımlar gitmeye başlarken Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan başta olmak üzere bütün bakanlar soluğu deprem merkezinde aldı. 1999 yılında Gölcük’te yaşanan depremde ise yardımlar günlerce gitmezken dönemin Başbakanı Bülent Ecevit’in yardımcıları “Ecevit’i uyandırmaya kıyamadık” sözleriyle dün ile bugün arsındaki farkı özetlemiş oluyordu. Gölcük depremi sonrası devlet tek kelimeyle vatandaşını sokaklara terk etmiş durumdaydı. Depremzedeler sokaklarda yatarken, hastanelerde yer olmadığı, yaralılara verilecek ilaç bulunmadığı belirtilmişti.

17 Ağu 2021 - 06:00 - Analiz-Yorum


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.




Anket Vitor Pereira Fenerbahçe’de başarılı olur mu?