Büyükelçi Yıldız, Sudan'da devam eden çatışmalar ve ülkenin son durumuna ilişkin AA muhabirine açıklamalarda bulundu.
Yıldız, son haftalarda insansız hava araçları (İHA) ve farklı askeri unsurlarla düzenlenen saldırıların, El Ubeyd'de sivillerin yaşamını olumsuz etkilediğine dikkati çekti.
HDK'nin son dönemde El Ubeyd kentinde gerçekleştirdiği saldırıların endişe verici olduğunu söyleyen Yıldız, "Uluslararası toplum, yalnızca açıklamalarla yetinmemeli, HDK'ye destek sağlayan dış aktörlerin faaliyetlerini engelleyecek somut adımlar atmalı." ifadelerini kullandı.
Yıldız, HDK'nin geçmişteki eylemlerinin mevcut tabloya ilişkin kaygıları artırdığına işaret ederek, uluslararası toplumun yaptığı çağrıların önemli olmakla birlikte tek başına yeterli olmadığını vurguladı.
"Asıl önemli olan, HDK'ye destek sağlayan dış aktörlerin faaliyetlerinin engellenmesidir. Bu sağlanmadığı takdirde yalnızca El Ubeyd'de değil HDK'nin bulunduğu tüm bölgelerde risk devam edecektir." diyen Yıldız, Sudan yönetiminin HDK'nin kontrol ettiği bölgelerden çekilmesine yönelik ortaya koyduğu yol haritasını desteklediklerini dile getirdi.
Yıldız, kalıcı çözümün ancak HDK'nin işgal ettiği bölgelerden çekilmesiyle mümkün olacağını, bu doğrultuda uluslararası toplumun daha etkin rol üstlenmesi gerektiğini söyledi.
"Yeni yatırım imkanlarını araştırmaya hazırız"
Sudan'daki güvenlik gündeminin yanı sıra yeniden imar sürecine de değinen Yıldız, Mart 2025'te başkent Hartum'un yeniden hükümetin kontrolüne geçmesinin ardından dönüşlerin hızlandığını ve ekonomik hayatın canlanmaya başladığını anlattı.
Yıldız, sadece kamu kurumlarının değil vatandaşların da Hartum'a dönmesinin önem taşıdığını, ekonomik faaliyetlerin artmasının geri dönüş sürecini güçlendireceğini dile getirdi.
Hartum'un altyapısının henüz savaş öncesindeki nüfusu karşılayabilecek seviyeye ulaşmadığına dikkati çeken Yıldız, gelecek dönemin en önemli gündem maddesinin yeniden imar faaliyetleri olacağını vurguladı.
Yıldız, Sudan'ı yakından tanıyan ve savaş öncesinde ülkede faaliyet gösteren Türk yatırımcıların yeniden devreye girmesinin önemine işaret ederek, Mart 2025'ten itibaren bazı Türk şirketlerinin faaliyetlerine yeniden başladığını söyledi.
Hartum'un güneyinde çimento ve alçı levha üreten Türk fabrikasının yeniden faaliyete geçtiğini anlatan Yıldız, "Sudan'ı bilen Türk iş insanlarına ihtiyaç var. Biz de onları faaliyetlerine yeniden başlamaları konusunda teşvik ediyoruz." dedi.
Yıldız, Sudan'ın yaklaşık 1,8 milyon kilometrekarelik yüz ölçümüne sahip büyük bir ülke olduğuna dikkati çekerek, yerinden edilmeler ve göçlere rağmen ülkede halen 35 ila 40 milyon kişinin yaşadığını dile getirdi.
Bu nüfusun üretim, istihdam ve ekonomik kalkınmaya ihtiyaç duyduğunu belirten Yıldız, Türkiye'nin Hartum Büyükelçiliği ile Ticaret Müşavirliğinin yatırımcılara her türlü desteği vermeye hazır olduğunun altını çizdi.
Büyükelçi Yıldız, Türkiye'nin kurumlarıyla Sudan'daki varlığını sürdürdüğünü ifade ederek "Ziraat Katılım Bankası, Port Sudan'da faaliyetlerine başladı. Türkiye, savaş öncesindeki ilişkilerini koruyarak Sudanlılarla birlikte ülkenin yeniden imarı vizyonunu paylaşmaya devam ediyor." diye konuştu.
Sudan'ın birçok bölgesinde ekonomik faaliyet mümkün
Sudan'daki çatışmaların bazı bölgelerde sürdüğünü ancak ülkenin geniş bölümünde ekonomik faaliyetlerin yürütülebileceğini dile getiren Yıldız, özellikle Sudan ordusunun kontrolündeki bölgelerde yatırım yapılmasının önünde ciddi bir engelin bulunmadığını düşündüklerini söyledi.
Yıldız, Türkiye'nin sadece büyükelçilik düzeyinde değil çeşitli kurumlarıyla da sahada aktif olduğuna işaret ederek, Türk Hava Yolları, TİKA ve Ziraat Katılım Bankasının Sudan'daki faaliyetlerini sürdürdüğünü vurguladı.
Güvenlik işbirliği doğal bir süreç
Türkiye ile Sudan arasında son dönemde gelişen güvenlik işbirliğini de değerlendiren Yıldız, bunun iki ülke arasındaki tarihi ve dostane ilişkilerin doğal uzantısı olduğunu ifade etti.
Türkiye'nin Sudan'daki meşru yönetimle işbirliği yürüttüğünü vurgulayan Yıldız, "Türkiye'nin Sudan gibi dost bir ülkenin zor zamanlarında güvenlik ilişkilerini geliştirmesi son derece normaldir. Bu ilişkilerin gelecekte yalnızca tedarik boyutunda kalmayıp daha stratejik bir niteliğe kavuşmasını temenni ediyoruz." dedi.
