Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Bakan Yılmaz: Biz elimizden gelen tüm gayreti sarf edeceğiz

Bakan Yılmaz: Biz elimizden gelen tüm gayreti sarf edeceğiz

Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz, muhalefetle iş birliği konusunda ellerinden gelen tüm gayreti sarf edeceklerini belirterek, “Matematiksel olarak bizim Meclis’ten tek başına bir anayasayı çıkarmamız veya referanduma götürmemiz mümkün değil, bir şekilde muhalefetle uzlaşmak durumundayız, bunun için her türlü çabayı sarf edeceğiz, geçmişte de bunu yaptık açıkçası. Olur mu, olmaz mı, onu önümüzdeki günlerde göreceğiz” ifadesini kullandı. 

Yılmaz, Haber Türk televizyon kanalında gündeme ilişkin soruları yanıtladı.

Yeni dönemde gerçekleştirilecek reformlar konusunda muhalefet ile birlikte çalışmak istediklerini belirten Yılmaz,  iktidarıyla, muhalefetiyle Türkiye’ye hizmet etmek zorunda olduklarının altını çizdi. 

Yılmaz, Türkiye’nin çok önemli meseleleri bulunduğunu, bunlardan birinin Anayasa olduğunu ifade ederek, bu 2015-2019 döneminin tam bir fırsat penceresi olduğunu kaydetti.

“Sayın Başbakan muhalefetin kapısını Anayasa için mi çalacak” sorusunu da Yılmaz, “Sadece onun için değil aslında, daha geniş kapsamlı bir iş birliği teklifi olacak” şeklinde yanıtladı.

Yılmaz, Türkiye’nin birkaç yıldır tam anlamıyla bir reform ortamı yakalayamadığını belirterek, “Seçimler oldu, işte bu Gezi hadiselerinden, 17-25 Aralık’a birçok hadiseler yaşandı, jeopolitik gelişmeler oldu, dünya ekonomi krizinin etkileri devam ediyor, bütün bu ortam içinde arzu ettiğimiz ölçüde reform yapmayı maalesef gerçekleştiremedik. Düşük vitesli gittik, şimdi vitesi yükseltmek zorundayız, büyüme hızımızı arttırmak durumundayız. Şimdi ikinci nesil reform dediğimiz reformlarla bir ikinci hamle daha yapmamız lazım, bir atılım daha yapmamız lazım. Aslında zor zamanlar aynı zamanda bir fırsattır, yani dünya şu anda çok iyi bir konjonktürde değil malum” diye konuştu. 

İş ve yatırım ortamı ile ilgili bir yapısal reforma imza atmak istediklerine dikkati çeken Yılmaz, yatırım yeri temin etmekten, ÇED süreçlerine, yargısal süreçlere kadar yatırımcının karşılaştığı bir dizi problem bulunduğunu, buralarda gerekli adımların atılıp iyi bir yatırım ortamı oluşturmak istediklerini bildirdi. 

-“Karamsar değilim”

Yılmaz, Rusya, Irak ve Suriye’ye ilişkin sıkıntıların hatırlatılması üzerine de, “1 Kasım’da istikrarlı bir Hükümet çıkmasaydı ve bahsettiğiniz hadiselerle Türkiye karşı karşıya kalmış olsaydı, tabloyu bir hayal edin. Çok şükür bakın bu siyasi istikrarı sağladığımız için o meseleler bir şekilde yönetilir bence, onlarda ben artık çok ciddi bir problem görmüyorum. Karamsar değilim. Elbette birtakım etkileri olacaktır, bir miktar meşgul edecektir bizi, ama esas bugünden sonra yoğunlaşmamız gereken ekonomik, sosyal kalkınma meselesi” değerlendirmesinde bulundu.

Ortadoğu’ya bakıldığında ya etnik çatışma ya din eksenli, mezhep eksenli çatışmalar olduğunu, bütün gündemin kimlik siyasetine kaydığını belirten Yılmaz, Türkiye’nin bu noktada ayrışması gerektiğini vurguladı. 

Yılmaz, gelinen noktada muhalefetin olumlu katkısının önemine dikkati çekerek, bunun sadece iktidarın sorumluluğu olmadığının altını çizdi.

“Muhalefetle bir uyum sağlayabilecek misiniz” sorusunu da yanıtlayan Yılmaz, “Biz elimizden gelen tüm gayreti sarf edeceğiz. Matematiksel olarak bizim Meclisten tek başına bir anayasayı çıkarmamız veya referanduma götürmemiz mümkün değil, bir şekilde muhalefetle uzlaşmak durumundayız, bunun için her türlü çabayı sarf edeceğiz, geçmişte de bunu yaptık açıkçası. Olur mu, olmaz mı, onu önümüzdeki günlerde göreceğiz” ifadesini kullandı.

Yılmaz, asıl işlerde çalışan taşeron işçilerin kadroya alınmasına ilişkin bir soru üzerine de, buradaki asıl meselenin asli işleri tarif etme, sınıflandırma meselesi olduğunu kaydetti. 

“E-devlet” platformunda sunulan hizmetlerin sayısını ve niteliğini artırmaya gayret göstereceklerinin altını çizen Yılmaz, bürokrasiyi azaltmak, mükerrer bilgi istenmesini önlemek için çalışmalar yapacaklarını bildirdi. 

Yılmaz, büyük altyapı projelerinde ortak bir planlama mekanizması oluşturmak istediklerini belirterek, “Devlet Su İşleri gibi, işte Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı gibi, Ulaştırma Bakanlığı gibi bakanlıklarımız daha erken aşamada birbiriyle verilerini, bilgilerini, planlamalarını paylaşsınlar, sonradan çakışmalar yaşanmasın, maliyetler ortaya çıkmasın” değerlendirmesinde bulundu. 

Kamu iktisadi teşebbüslerinin daha esnek bir yapıya ihtiyacı olduğunu ifade eden Yılmaz, bunları daha esnek, ama daha sonuç odaklı çalışır hale getirmek istediklerinin altını çizdi. 

-“Kanal İstanbul ile ilgili yasal düzenleme 6 ay içinde gerçekleştirilecek”

Yılmaz, Kanal İstanbul ile ilgili bir soru üzerine de, şunları kaydetti:

“Burada yasal altyapıyı oluşturma meselesi var, ayrıca Ulaştırma Bakanlığımız teknik çalışmalarını yürütüyor bu projenin, bir taraftan da tabi kamusal projeleriyle ilgili Kalkınma Bakanlığı olarak yatırım programıyla ilişkilendirmiş durumdayız, yol gibi çıkabilecek ihtiyaçları şimdiden planlamış durumdayız, ama bir taraftan da bazı yasal düzenleme ihtiyaçları var. Bu düzenlemeler ve Ulaştırma Bakanlığımızın teknik çalışmalarının sonucunda tam bir tarihi takvim ortaya koymuş olacağız. Yalnız bu kurumlarımızın üzerinde çalıştığı hususlar, yasal düzenleme 6 ay içinde gerçekleştirilecek. Ama işin bir de tabi teknik tarafları var, o taraflar da devam ediyor.”

Yerel yönetimlerde hesap verilebilirlik mekanizmasının güçlendirilmesine vurgu yapan Yılmaz, artık yerel yönetimlerin ciddi kaynaklar kullanabildiğini, bu kaynakların yerli yerinde kullanımı, doğru kullanımıyla ilgili daha iyi bir denetim mekanizmasının oluşması gerektiğini bildirdi.

Yılmaz, Türkiye ekonomisinin büyüme rakamlarını da değerlendirerek, şunları kaydetti:

“Bugünkü dünya konjonktüründe, bölge konjonktüründe çok çok önemli bir performans. Yüzde 3 diye biz bu yılın büyümesini orta vadeli programda öngörmüştük, ama bu gelen rakamlarla bunun üzerinde bir yıllık büyüme gerçekleştireceğimiz de görülüyor, bu sevindirici gerçekten. Bir diğer unsur şu; seçimlerden önce bu performansı yakaladık, 1 Kasım’dan sonra inşallah bu siyasi belirsizliğin azaldığı, istikrarın güçlendiği bir ortamda çok daha iyi bir performans göreceğiz inşallah.”

Etiketler