Kıyafetlerimizi  yıkadığımız deterjandan, içtiğimiz kahveye, atıştırmalık yemeklere kadar birçok üründen kâr sağlayan İsrail, bu kazançlarla Gazze’de sivilleri katlediyor. 7 Ekim 2023’te Gazze’ye yönelik başlattığı şiddetli saldırılarla birlikte boykot edilen İsrail ürünleri ve İsrail destekçileri, boykotun küresel etkisine yenildi. Boykot firmalarının şeytan üçgeni olan Coca Cola, McDonald’s ve Starbucks zararına satış yapıyor. 

Kabe’de bayram ve yağmur sevinci Kabe’de bayram ve yağmur sevinci

SİYAH İÇECEK YÜZDE 15 DÜŞTÜ 

Boykot markalarında ilk akla gelen isim Coca Cola’nın Türkiye pazarında 2023’ün son çeyreğinde yüzde 21 düştüğü kaydedilirken Türkiye operasyonlarının geliri yüzde dokuz artarak toplam gelirler içindeki payını yüzde 39’a çıkardı. Dünya pazarında ise 2024’ün ilk çeyreğinde yıllık bazda yüzde 15 düşüş seyredildi. 

YIL SONUNA KADAR KAR BEKLENMİYOR

 7 Ekim’in ardından Gazze’de toplu katliamlara başlayan İsrail ordusuna desteğini açıklayan fast food zinciri markası olan McDonald’s listenin ikinci sırasında yer alıyor. Söz konusu firmanın CEO’su Chris Kempczinski, şubat ayında, Malezya ve Endonezya gibi Müslüman çoğunluklu ülkelerde ve Orta Doğu’da satışların önceki dönemlere nazaran azaldığını açıkladı. Kempczinski, satışların 2024 Aralık’tan sonra artmasını beklediğini belirtti. 

MAĞAZA TRAFİĞİ AZALDI 

Boykot zincirinin üçüncü halkasındaysa kahve zinciri firması Starbucks var. Yine işgalci İsrail ordusuna desteğini en başından itibaren belirten şirketin gelirleri ocak-mart döneminde yıllık bazda yüzde iki azalışla yaklaşık 8,6 milyar dolara geriledi. Piyasa beklentileri şirketin bu dönemde 9,1 milyar dolar gelir sağlaması yönündeydi. Bu dönemde artış göstermesi beklenen Starbucks’ın aynı mağaza satışları da yüzde dört azalışla 2020 sonundan bu yana ilk düşüşünü kaydetti. Starbucks mağazalarının trafiği de yüzde altı azaldı.

 LOGOLARINI DAHİ KULLANAMIYORLAR

 Gazze’ye kan kusturan İsrail ordusuna mali desteklerini açıklamalarının yanı sıra firmalar, reklam kampanyalarında katledilen Filistinlilerle alay etti. Bunun üzerine küresel çapta daha şiddetli tepki alan şirket boykota boyun eğdi. Öyle ki Starbucks gibi bazı firmalar yeni reklam kampanyalarında satışlarını yükseltmek için marka logosunu kullanmaktan çe dev boykot, markanın dışında mutfağımızda, banyomuzda kullandığımız, kişisel bakım ve kozmetik ürünlerin birçoğu soy- kırım destekçisi firmalara ait.

‘İsrail DIŞA BAĞIMLI ülke’

İSRAIL’E ve İsrail destekçilerine yönelik boykotun neden bu kadar önemli olduğunu Gazeteci Yazar Nuriye Çakmak Çelik şu sözlerle açıklıyor: “İsrail doğal kaynakları olmayan dışa bağımlı bir ülke. Ülke en büyük mali kaynağı pazarlar, yani ürettiğini satabilmek.” Dev markaların Tel Aviv yönetimine yatırımlarını ABD eliyle kapitalist sistemin, İsrail çıkarlarına uygun hareket ettiğini ifade eden Çelik, bu çarkın bilinçsiz tüketiciler sayesinde döndüğünü belirtti. Çelik sözlerine şöyle devam etti: “ Bu Bu sebeple İsrail’e olan boykotun etkisi ve sürekliliği çok kıymetli.’’ HER YAŞA HİTAP EDİYOR Boykot sürekliliğini sağlamak için aynı zamanda Filistin İnisiyatifi üyesi olan Çelik, bir boykot rehberi hazırladıklarını söyledi. Hem dijitalde hem de bir broşür olarak çantalarımızda taşıyabileceğimiz rehber, böylelikle her yaş grubunu içine alıyor. Bu rehberle birlikte İsrail’e boykotu bir yaşam tarzı haline getirmeyi amaçladıklarını belirten Çelik, “Bu ilk saldırı değil her ateşkeste unuttuk. Yeniden Starbucks’ta kahve içtik, McDonald’stan hamburger yedik ama bu sefer şu ana kadarki saldırıların en büyüğü. Bütün dünya bir soykırım olduğunu kabul ediyor.” dedi.

SİTEDEKİ VERİLER SİLİNDİ  

Tüketim alışkanlıklarımızın tamamen değişmesi gerektiğini vurgulayan Çelik, rehbere gıda alanında başlıca boykot firmalarını aldıklarını söyledi. Çelik, çok firmanın kafa karışıklığı yaratıp, boykotu kırdığını ifade etti. Her bir boykot firmasının İsrail ile iş birliği yaptığını kanıtlayarak rehberde yer aldığını dile getiren Çelik, bunların tespiti için derin araştırma yaptığını, İsrail’in 7 Ekim’den sonra sitelerdeki çoğu veriyi sildiğini, bir şirketin soykırımla bağlantısı olup olmadığını anlamak için en az 800 sayfalık doküman okuduğunu açıkladı.

Boykotun mantığı ‘görmek’

 HUMAN Movie Team kurucusu Yönetmen Yazar Tülay Gökçimen, boykot mantığının “görmek” olduğunu söyledi. “Zalimi görmek onun yaptığını görmek, mazlumu görmek, yaşananları görmezden gelmemek demektir.” diyen Gökçimen, “7 Ekim’den bu yana insan kalmak çok zor. Pek çok şeyle mücadele etmek zorundayız. Mazlumlara zulmedenlerin piyasaya sürdükleri ürünleri almamakla sorumluyuz.” dedi. Psikolojik olarak rahatlatıcı bir etkisi olan boykotun direnişin çok güçlü bir kolu olduğunu ifade eden Gökçimen, “El birliği ile yapıldığında dünya yerinden oynayabilir! Başka bir dünya mümkündür.” diye konuştu.  

ÇOCUKÇA BİR DURUŞ!

Bir duruş olan boykot, kitlesel bir halde yayılırken zaman zaman kırılmalar yaşanıyor. Bazı tüketiciler “Benim aldığım bir ürün ne gibi bir zarar sağlayacak ki?” diyebiliyor. Gökçimen, boykotta en çok zorlanan kesimin 30 yaş üzerini olduğunu belirtti. Bunun nedeni ise köklenmiş alışkanlıklar olduğunu aktardı. Gökçimen, 6-15 yaş aralığının ailesi tarafından, öğretmenleri tarafından öğrendiği boykotu daha bilinçli yaptığını söyledi.  

‘7 EKİM DÜNYANIN GÖZÜNÜ AÇTI’  

Boykotun etkisinin kuvvetli olduğunu vurgulayan Gökçimen şunları aktardı: “İşgalci ve katiller market ürünlerini neredeyse bedava satacaklar. Her yerde çarşaf çarşaf reklamı var artık. Eskiden bu kadar görmezdik. Hazır alıcı bir pazardık onlar için. Yıllarca kimlere gitmiş paramız haberimiz bile yok. 7 Ekim tüm dünyanın gözünü açtı.”

BU KEZ ARA VERMEK YOK

NEW Time dergisinin yaptığı bir araştırgöre; 7 Ekim’den sonra 43 ülkeden 42’si, 36 bini aşkın Filistinliyi katleden İsrail aleyhine bir tutum sergiliyor. İsrail’in dönem dönem Filistin’e yönelik saldırılarında kısa süreli olarak kendisini gösteren boykot dalgası, bu kez uzun vadeli görünüyor

Muhabir: NESLİHAN KARALİ