LEYLA İLHAN/ MUHABİR 

İsrail’in Gazze’ye yönelik yoğun saldırıları medya dilinde söylem tartışmalarını gündeme getirdi.

İstanbul’un Bayrampaşa ilçesinde yer alan Rami Kışla Kütüphanesi’nde Filistin İçin Gazeteci Dayanışması (Press For Palestine), Duyarlı Medya Derneği ve Rami Kışla Kütüphanesi işbirliği ile “İşgale Karşı Söylem İnşası başlıklı medya atölyesi düzenledi. Atölyeye alanında uzman pek çok isim ve gazeteci, konuşmacı olarak yer aldı.

"FİLİSTİNLİLERİN ÇOĞU MÜLTECİ KAMPINDA YAŞIYOR"

Atölye’nin “Filistin ve İsrail’in Sosyal ve Coğrafi Yapısı” başlıkı birinci oturumunda konuşan Gazzeli Gazeteci Amir Lafi, Filistin’in sosyal yapısı hakkında, “İsrail tarih boyunca sadece 400 yıl Filistin topraklarında kaldı. Filistinliler ise Filistin’de 1200 yıl boyunca kaldı. Yahudilerle Filistinliler’in aslında birbiriyle alakası yok. 19. yüzyıla kadar Filistin’deki yahudilerin sayısı 5 bin kadar bile değildi. 5. 5 milyon kişi Filistin’de yaşıyor. Dünya genelinde ise 14.5 milyon Filistinli var. Bunların birçoğu mülteci kamplarında yaşıyor” dedi. Aynı oturumda konuşan ve Kudüs uzmanlığı ile bilinen Tarihçi Musa Biçkioğlu da Filistin’in coğrafi yapısına değinerek, “Kudüs üzerine anlaşmak zor. 1210 yıldır orada İslam ve Müslğmanlar var ancak ona rağmen gayri yapılar Müslümanlar tarafından muhafaza edilmiştir” şeklinde konuştu.

"3 FİLİSTİNLİ'DEN BİRİ MÜLTECİ KONUMUNDA"

 Atölye’nin “İşgal tarihi ve Politik Yapı” başlıklı ikinci oturumunda konuşan Araştırmacı ve Tercüman Zahide Tuba Kor ise Filistin’in tarihi yapısından bahsederek, “İngilizlerin en istikrarsız manda ülkesi Filsitindir. Filistin’de İngilizlerin miras bıraktığı bir yönetim hiç olamamıştır. İlk Filistin yönetimi 1994’te olmuştur. Batı Şeria’da 3 Filistinli’den biri mülteci konumunda. Ancak şimdi çoğu mülteci kampı bu savaşla beraber yıkıldı” ifadelerini kullandı.

DENEYİMLERİNİ ANLATTILAR

 “Güvenlik ve Savaş Muhabirliği” başlıklı üçüncü oturumda konuşan Savaş Muhabiri Coşkun Aral ise savaş bölgelerindeki deneyimlerini anlatarak tüm gazetecilerin objektif olması gerektiğini söyledi. "Haber dili ve Söylem İnşası" başlıklı dördüncü oturumda konuşan Gazeteci Mehmet Akif Ersoy ise medya sektöründe savaş muhabirliğinin önemine değindi.

"ÖNCELİĞİMİZ DİLİ DEĞİŞTİRMEK"

İşgale Karşı Söylem İnşası başlıklı medya atölyesi’nin Haber Kaynaklarını Doğru Kullanımı başlıklı beşinci oturumunda konuşan CNN Türk Haber Müdürü İdris Arıkan da, “Medyadaki söylemlerde önceliğimiz dili değiştirmektir. Örneğin rehine takası, mahkum takası ve esir takası arasında fark var. Buna dikkat etmemiz gerek. Söylenen her sözün bir anlamı ve bir kilit noktası var. Medya çalışanları ilerideki süreci değiştirebilir” dedi.

 “Türkiye’nin Filistin Politikası ve İsrail ile İlişkileri” başlıklı  altıncı oturumda konuşan Prof Dr. Zekeriya Kurşun Türkiye ve İsrail ilişkilerine vurgu yaparak, “ Türkiye Filistin politikasında elinden geleni ‘mümkün’ olanı yaptı. Türkiye bu politikalarında daha stotükocu bir politika gütmüştür. Filistin meselesinde Arap liderlere göre hareket etmemiştir” diye konuştu.

A Haber Muhabiri Ata Can Gündüz ile TRT Haber Muhabiri Murat Can Öztürk ise saha deneyimlerini anlattı.

Kaynak: Diriliş Postası