Kalp yetmezliği ve göğüs ağrısı tedavisinde yarım asrı aşkın bir geçmişe sahip olan harici karşıt pulsasyon (ECP) yöntemi, Alzheimer semptomlarını hafifletmede umut verici sonuçlar ortaya koydu. American Journal of Alzheimer’s Disease & Other Dementias dergisinde yayımlanan randomize klinik çalışma, bacak ve kalça bölgesine sarılan şişirilebilir manşonlarla kan akışını kalbe yönlendiren bu mekanik sistemin erken evre Alzheimer hastalarında bilişsel işlevleri ölçülebilir biçimde iyileştirebildiğini gösterdi.
Beyin kan akışı Alzheimer’da yarıya iniyor
Demans ve Alzheimer vakalarında beyindeki kan akışının belirli bölgelerde yüzde 50 oranına kadar azaldığı biliniyor. ABD’de 190 hafif bilişsel bozukluk ve erken evre Alzheimer hastasıyla yürütülen klinik denemede bir gruba kalp atışlarıyla senkronize tam basınçlı ECP uygulanırken kontrol grubuna düşük basınçlı ve senkronize olmayan simülasyon seansı verildi. Tedavinin ilk etabında haftada 3 ila 5 gün, birer saatlik toplam 35 seans uygulandı; ardından haftada iki seansla altı aylık süreç tamamlandı.
Hastaların yüzde 78'inde ölçülebilir iyileşme
Altı aylık uygulamanın sonunda tam basınçlı gruptaki hastaların yüzde 78'i kendi başlangıç değerlerine kıyasla bilişsel testlerde ölçülebilir gelişme kaydetti. Standart bilişsel ölçeklerde elde edilen ortalama 5 puanlık artışın hastaya yaklaşık 1 ila 2 yıllık kayıp fonksiyonu geri kazandırmaya denk geldiği belirtildi. Bellek, dikkat, dil ve muhakeme becerilerinde olduğu gibi giyinme ve yemek yeme gibi günlük yaşam aktivitelerinde de belirgin iyileşmeler gözlendi. Uygulama sonlandırıldıktan altı ay sonra yapılan takip kontrollerinde tam basınç alan hastaların yüzde 75'inin bilişsel kazanımlarını koruduğu belirlendi.
FDA incelemesi sürüyor
Araştırmada kullanılan Renew Cerezen ECP cihazı, hafif bilişsel bozukluk ve erken Alzheimer tedavisi için AB’de onay almış durumda. FDA ise cihazı göğüs ağrısı, kalp krizi ve kalp yetmezliği endikasyonlarında önceden onaylamış olsa da demans endikasyonundaki incelemeyi sürdürüyor. Araştırmacılar, klinik tanının biyobelirteç testleri yerine standart muayenelerle konulmuş olmasının vasküler demans vakalarını da kapsayabileceğine dikkat çekerek daha geniş gruplarla yeni çalışmalar yapılması gerektiğini vurguladı.





