Gökhan Yılmaz/İstanbul

İsrail askerlerinin, Gazze sınırında ABD’nin Kudüs’te büyükelçilik açmasını protesto etmek isteyen göstericilere ateş açması sonucu şehit edilen Filistinliler’in sayısı her geçen gün artıyor.

İşgalci İsrail başta Gazze olmak üzere Filistin’in tamamında yoğun şiddet uygularken Arap ülkelerinin sessiz kalmayı tercih etmeleri ve İsrail ile benzer bir dil kullanması tepkilere sebep oldu.

ABD Hamas’ı suçladı

Sözde arabuluculuk rolünü üstlenen ABD’nin İsrail terörünü desteklemesi ile iyice azgınlaşan İsrail Başbakanı Netanyahu, yaşanan katliamı meşrulaştırmaya çalıştı. Hamas’ın bölgedeki gerilimi yükselttiğin iddia eden bebek katili Netanyahu’ya desek ABD’li ortaklarından geldi. Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Raj Shah, İsrail askerlerinin Gazze sınırında açtığı ateş sonucu 61 Filistinli’nin katledilişinde İsrail’in değil Hamas’ın sorumlu olduğunu söyledi.

Arap liderler sessiz!

Özellikle Prens Muhammed bin Selman’ın Suudi tahtının varisi olarak ilan edilmesinden sonra, İsrail ile gizli kapaklı yürüttükleri diyalog çalışmalarını açık eden Arap liderleri, Gazze’de işlenen katliama sessiz kalmayı tercih etti. İsrail’e yaranmak için Hamas’ı terör örgütü ilan eden ve “İsrail’le işbirliği yapılabilir” fetvaları alan Suudi Prensi Selman, mart ayında ABD’ye gerçekleştirdiği ziyarette “Filistinliler çenelerini kapatıp masaya oturmalı ya da şikâyet etmeyi kesmeli” ifadelerini kullanmıştı.

Siyonistler’le aynı dili kullandılar

Diğer yandan, geçen hafta ABD’nin İran’la olan nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından Suriye üzerinden başlatılan İran-İsrail geriliminde tavrını İsrail’den yana koyan Bahreyn, İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu açıklamıştı.

Bahreyn Dışişleri Bakanı Halit Bin Ahmet El Halife “Kendini savunmak ve tehditleri yok etmek İsrail dâhil bölgemizdeki tüm ulusların hakkıdır” ifadelerini kullanmıştı. Gazze’deki katliamı meşrulaştırmaya çalışan Siyonist yöneticilerin benzer ifadeler kullanması dikkatlerden kaçmadı. İsrail’de iktidardaki Likud Partisi’nin milletvekili Avi Dichter, İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu belirtirken “Herkese yetecek mermimiz” var sözüyle küstahça meydan okudu.

Netanyahu’ya göre katliam meşru!’

İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail askerlerinin bugün abluka altındaki Gazze sınırında düzenlenen barışçıl gösteriler sırasında 60 Filistinliyi şehit etmesinin “meşru savunma” olduğunu iddia etti.

ABD’ye göre suçlu Hamas

Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Raj Shah, İsrail askerlerinin Gazze sınırında açtığı ateş sonucu 60 Filistinlinin hayatını kaybetmesinden sadece “Hamas’ın sorumlu olduğunu” iddia etti. Konuyla ilgili ısrarlı soruların tamamına “Bu kayıplardan Hamas sorumludur İsrail değil.” şeklinde konuştu.” ABD Dışişleri Bakanlığından üst düzey bir yetkili de Hamas’ı suçladı. Gazze’de yaşanan olayları takip ettiklerini belirten yetkili, “Hamas’ın halkı şiddete çağırarak bunun sonucunda berbat bir risk almalarına sebep olmasının hiçbir açıklaması yok” dedi. Yetkili, “İsrail’in kendini savunma hakkı var.” ifadesini kullandı.

Filistin öncelikleri değilmiş!

Nitekim önceki gün Kudüs’te gerçekleştirilen “Kanlı açılış” Arap liderlerin İsrail konusundaki ikiyüzlülüğünü ortaya dökmüş oldu. Geçen Mart ayında ABD’ye yaptığı ziyaret sırasında Siyonist lobilerle görüşen ve “Filistin meselesinin” öncelikleri olmadığını açıklayan Selman, “Filistinliler çenelerini kapatıp masaya oturmalı ya da şikâyet etmeyi kesmeli” sözleri ile İsrail terörüne göz yumacaklarının işaretini vermişti. İsrail’in Gazze’de katliam yaptığı saatlerde başkent Riyad’da SoftBank Group konferansına katılan Prens Selman’ın sürekli gülmesi ve konuşmasında Filistin’de işlenen katliama hiç değinmemesi dikkat çekti.

Hamas’a terör örgütü demişlerdi

Önceki gün Gazze’de gerçekleştirilen İsrail katliamı için yapılan cılız açıklama da Suudilerin bu konudaki tavrını net bir şekilde ortaya koymuş oldu. Suudi makamlarından yapılan açıklamada İsrail’in Gazze’deki saldırıları kınanırken, şiddetin durması ve “kardeş” Filistin halkının korunması için uluslararası topluma sorumluluğunu yerine getirme çağrısı yapıldı. Bir süredir Filistin direnişinin sembolü olan Hamas’ı terör örgütü olarak nitelendiren Suudi Arabistan’da, İsrail ile savaşmanın caiz olmadığı ve İsrail ile işbirliğine gidilebileceği yönünde fetvalar yayımlanmıştı.

Netanyahu ile aynı dili kullanan Arap ülkeleri var!

Geçen hafta ABD’nin İran’la olan nükleer anlaşmadan çekilmesinin ardından Suriye üzerinden başlatılan İran-İsrail geriliminde tavrını İsrail’den yana koyan Bahreyn, İsrail’in kendini savunma hakkı olduğunu açıklamıştı. Bahreyn Dışişleri Bakanı Halit Bin Ahmet El Halife “Kendini savunmak ve tehditleri yok etmek İsrail dahil bölgemizdeki tüm ulusların hakkıdır” ifadelerini kullanmıştı. İsrail başbakanı Benjamin Netanyahu’nun, Birleşik Arap Emirlikleri Dışişleri Bakanı Abdullah bin Zayed el Nahyan ile 2012 Eylül ayında New York’taki İsrail başbakanının otel odasında gizlice bir araya geldiği ortaya çıkmıştı.

Tarih böyle alçak görmemiştir

İsrail’de iktidardaki Likud Partisi’nin milletvekili Avi Dichter, Gazze’de onlarca Filistinlinin şehit edildiği saldırıların ardından alçakça tehditler savurdu.

“Times of Israel” gazetesinin haberine göre, yerel bir televizyon kanalına konuşan Dichter, “İsrail ordusunun herkese yetecek mermisi var. Bence İsrail ordusu tüm hazırlıkları yapmış durumda. İster ölümcül olmayan yöntemler olsun, isterse de ‘ateş etme düzenlemesi’ ile meşrulaştırılan ölümcül yöntemler olsun fark etmez. Ordunun herkese yetecek mühimmatı var” ifadelerini kullandı.

Muhabir: Haber Merkezi