Dünya herkese yeter; ancak açgözlü tek bir insana ise bütün dünya bile yetmez. Fazla yemekten kaynaklanan hastalıklarımız ve kilolarımızdan kurtulmak için harcadığımız paranın yarısıyla dünyanın açlık sorunu çözülür.
Mesele, yiyeceklerin yetersizliği değil bizim doymamamızdır. Mesele, sömürgeci şirketlerin politikalarından daha çok bizim çöpe attığımız ekmeklerdir. Suçu başkalarına atarak kendi israfını örtmeye çalışan insanlardan yayılan bereketsizlik her türlü yoksulluğun en büyük sebebidir.
İftar sofralarının israf şımarıklığına döndüğü bu çağda değil yemeklerin, hava ve suyun bile yetmeyerek helak olmamız gerekirken hâlâ hayatta kalmamız bir lütuftur. Bu dünya batacaksa müsriflerin eliyle batacak, bu dünya kurtulacaksa yedi bağırsak dolduracak kadar yemeyen mutmain kalplerin bereketiyle kurtulacak…
Oruç tutunca, bütün insanlık adına aç kalan kahramanlar olmuyoruz. Kan şekerimizin düşmüş olması ya da kafamıza vuran açlık bize sağa sola sataşma hakkı vermez. Kimse müsamaha göstermek zorunda değil bilakis biz müsamahalı olmalıyız. Oruçlu ahkâmı kesmeyelim oruç tutalım…
“Çocuklara oruç tutturmayın” diyenler bu sene de sandıklarından çıkıp gürültü yapacaklar; kulak asmayalım. Çocuklar oruç tutar adı da “Tekne orucudur.” Çocuk sahura kalkar.
Allah nasip ettiyse aile büyük aileyse yani dedeler, büyük anneler varsa onların yanına oturur, canı ne istiyorsa yer, ne kadar istiyorsa o kadar yer. Dua edilir, sonra yüksek sesle niyet ettirilir çocuğa. Öpülür, koklanır, sevilir ve yatar çocuk. Çocuk öğle vaktine kadar oruç tutar. Ezanı bekler, öğle ezanı okununca orucunu açar ve tebrik edilip yemekler ikram edilir. İmkân varsa hediye verilir. Mümkünse cuma gününe denk getirilir tekne orucu. Cuma namazından sonra camilerin avlularında “tekne orucu” tutan çocuklar toplanır ve birlikte iftar ederler. Abdülhamid Han Hazretleri’nin cuma namazı çıkışında tekne orucu tutan çocuklara kendi eliyle iftarlık ikram ettiği, hediyeler dağıttığı olurmuş…
Tekne orucu aslında tenkiye orucudur. Tenkiye, künye, künyelemek yani kimliklendirmek demektir.
Çocuğa İslami kimliği kazandırma anlamındadır. Tenkiye orucuyla çocuk, kendi kimliğini gerçekleştirmek için bir insanın en çok ihtiyacı olan iki şeyi kazanır irade ve dirayet.
İrade sahibi çocuklar büyütmeliyiz, niyet etmeyi bilen, niyetinin arkasında sabreden çocuklar…

