Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

“Ahlakı Kur’an, Davası Furkan”

“Ahlakı Kur’an, Davası Furkan”

Siyer Vakfı tarafından düzenlenen “2. Alemlere Rahmet Kısa Film Yarışması”nın gala ve ödül töreni nasipse yarın yapılacak. Siyer Vakfı Kültür Komisyonu Başkanı Mehmet Kaman, jüri başkanlığını Derviş Zaim’in yaptığı yarışmaya bu yıl 103 filmin katıldığını söyledi.

Siyer Vakfı, Peygamber Efendimiz’in (s.a.v.) daha iyi tanınması ve kavranması amacıyla yürüttüğü çalışmalar çerçevesinde 2014 yılını ‘Siyer Yılı’ ilan ederek birçok akademik, kültürel ve sanatsal etkinlik düzenlemişti. Bu etkinliklerden en ilgi çekeni ise uğraşı alanı ‘ilâhiyat ilimleri’ olan bir sivil toplum ve eğitim örgütünün organize ettiği ilk kısa metrajlı film yarışması olan ‘Âlemlere Rahmet Ulusal Kısa Film Yarışması’ydı.
Konusuyla da bir ilk olan yarışmaya 50 yapım katılmış, birincilik ödülünü ise yapımcılığını İHH İnsani Yardım Vakfı, yönetmenliğini ve senaristliğini Orhan Dede, müziğini Yücel Arzen’in üstlendiği “Ev” filmi kazanmıştı.
Bu yıl ikincisi düzenlenen yarışmanın hedefi, alemlere rahmet Hz. Rasulullah’ın (s.a.v.) mesajını hakkıyla bu çağa taşımak adına çağın en önemli iletişim yöntemlerinden biri olan sinemadan faydalanmak olarak ifade edildi.
Bu yılki başlığı “Ahlakı Kur’an, Davası Furkan” olarak ilan edilen yarışmaya ilk kez animasyon türünde eserler de kabul edildi. Derviş Zaim’in başkanlığını yaptığı jüride; Cihan Aktaş, Nurten Sancak, Ümit Meriç, Bülent Ata, Gökdemir İhsan, Gökhan Yorgancıgil ve Mehmet Kaman yer aldı.
Siyer Vakfı Kültür Komisyonu Başkanı ve aynı zamanda yarışmanın jüri üyelerinden Mehmet Kaman, nasipse yarın akşam ödül töreni gerçekleştirilecek yarışmaya 103 eserin katıldığını söyledi.

Projenin amacı ne idi, şimdiki gelinen aşama nedir?
MEHMET KAMAN- Alemlere Rahmet Kısa Film Yarışması, adından da anlaşılacağı gibi alemlere rahmet olarak gönderilen Peygamberimiz Hz. Muhammed’e (s.a.v.) ithafen yapılan, Türkiye’de ve dünyada ilk kısa film yarışmasıdır. Buradan hareketle Hz. Peygamber’in (s.a.v.) doğru bir şekilde tanınması, son nefesine kadar taviz vermeden yürüttüğü hak davasının, insanlığa ışık tutan düşüncelerinin derinlemesine anlaşılması ve layıkıyla sevilip hürmet görmesi amacıyla sinemanın da bir tebliğ aracı olarak kullanılmasına gayret ettik. Geldiğimiz noktada böyle bilincin oluşmaya başladığı yönünde olumlu gelişmeler şahitlik etmek bizleri mutlu etmektedir. Hem senaristlerimizde, hem yönetmenlerimizde bu yönde bir eğilim var. Bunun dışında birçok benzer projenin başlamasına örnek olduğumuz için de ayrıca mutluluk yaşıyoruz. Siyer Vakfı Alemlere Rahmet Kısa Film Yarışması’ndan sonra o kadar çok benzer çalışma başladı ki, bu gelişmeler bizi mutlu etmektedir.

Bu yıl yarışmaya kaç eser katıldı? Geçen yıla göre nasıl bir fark var?
İlk yıl kurmaca yapımlar istemiştik, bu yıl ise animasyon dalında da yapımlar kabul edeceğimizi duyurmuştuk. Bu yıl yarışmamıza animasyon ve kurmaca, toplam 103 eser katıldı. Geçen yıla göre daha profesyonel yapımların geldiğini söyleyebilirim. Geçen yıl yeni olması nedeniyle katılımcılarımızın da bizim de ne ile karşılaşacağımız belli değildi. Ancak bu yıl daha bilinçli bir katılımcı profili gördük. Farklı projeler için hazırlanmış filmlerin yanı sıra Alemlere Rahmet Kısa Film Yarışması için hazırlanmış özel yapımların da katılması bizleri umutlandırdı.

Katılımcılarla ilgili bir profil grafiği var mı?
Her yaş grubundan iştirak olmasına rağmen, özellikle gençlerin katılımı dikkat çekici. Profesyoneller, amatörler, iletişimciler her kesimden ilgi gördü yarışmamız. Anadolu’dan çok farklı şehirlerden; İzmir’den Şanlıurfa’ya, Konya’dan Siirt’e, Sakarya’dan Elazığ’a birçok ilden katılım vardı. İstanbul, Ankara ve Mersin kendilerini hissettirir derecede yoğundu. Bir meslek grafiği elimizde yok maalesef. Ama tüm yarışmacılarımızın sinemayla bir şekilde ilgili olduğunu söyleyebiliriz.

Katılan filmlerde genelde hangi konular işleniyor?
Peygamberimiz’in (s.a.v.) hadis-i şeriflerinden yola çıkarak oluşturulan senaryoların genelde hayatın içinden gündeme dair sıcak konuların olması dikkat çekici. Örneğin, insani ilişkiler, tebliğ, komşuluk, dürüstlük, hoşgörü, tahammül, emanete duyarlılık, israf, kimsesizlere sahip çıkmak, sevgi, yaşlılara hürmet vs. bunlar ağırlıklı olarak işlenen konulardı.

Gerek geçen yıl, gerekse bu yıl, yarışma sırasında nelerle karşılaştınız?
Geçen yıl Roboski’den bir din görevlisi kardeşimizin yaptığı çalışmaları anlatan belgesel formundaki filmi çok dikkat çekmişti. Çok kısıtlı imkanlarına rağmen katılmak istemişler. Belgesel olduğu için jürimiz yarışmanın kapsamına girmemesine rağmen, bu gayretin teşvik edilmesini istemişti. Projenin sahibi olan Siyer Vakfı’mız da o kardeşlerimizi gayretlerinden dolayı ödüllendirmiştir. Şimdi bu kardeşlerimiz profesyonel iş yapmaya başladı. Yanlış hatırlamıyorsam en son TRT’ye prodüksiyon hazırlıyorlardı. Bu yıl ise jürimizi “demokrasi”nin anlatıldığı film çok şaşırttı. Sadece kavramsal bir çalışma olması nedeniyle böyle filmin bu yarışmaya katılmış olmasının üstün bir cesaret ürünü olduğuna kanaat getirdik. Tabi ki, geçen yıl ödül töreninde hayırsever bir işadamı büyüğümüzün sahnede tüm katılımcıların her birine on bin lira hediye etmesi hâlâ hafızalarımızda tazeliğini koruyor. Böylelikle 2014 yılında yarışmamıza katılan herkes ödüllendirilmiş oldu.

Yarışma ile ilgili nasıl yorumlar alıyorsunuz?
İşin ehli olanlar takdir etti. Geç kalınmış bir çalışma olarak değerlendirdiler. Hatta kimi iyi niyetli kardeşlerimiz uzun metrajlı bir yapıma imza atmamızı istedi. Bizim toplumumuzda karşılığı olmasına rağmen din, peygamber ve sinema ülkemizde yan yana gelemeyen üç unsur. Hepsi bir arada işlense bile maalesef iyi izlenimler bırakmamıştır. Eski Yeşilçam sinemalarındaki dindar insan tiplemelerinden bunu hatırlarsınız. İlk anda Yeşilçam’ın zihinlerde bıraktığı bu olumsuz intibaından etkisiyle insanımızda bir hayıflanma oldu doğrusu. Ama ilk senenin ürünleri ortaya çıkınca meramımızı daha iyi anlatma imkanı bulduk. Şimdilerde ise gelen yorumlara göre çıtamız biraz daha yükseldi. Peygamberimiz’in (s.a.v.) hayatının yeniden film olarak yapılmasını, hatta dizi film yapılmasını isteyenler oldu. Biz bunların hepsinin bir dua olarak kabul görmesini Rabbimizden niyaz ediyoruz. Neden olmasın?

Projenin geleceğine ilişkin planlarınız nedir?
Siyer Vakfı başlattığı hiçbir çalışmayı “bir bakalım ilgi görürse devam ederiz” düşüncesiyle hayata geçirmez. Projenin başlatılmasının sebepleri arasında tepkilere göre vazife alırız gibi hissiyatla hareket etmez. Vakfımız bugüne kadar başlattığı her çalışmayı hamdolsun hitama erdirmiştir. Kısa film yarışmamız da öyle. Zira amacına ulaşır ve bize ihtiyaç kalmaz ise o zaman maksat hasıl olmuştur, düşüncesiyle yeniden gözden geçirilir. Alemlere Rahmet Kısa Film Yarışmamız geleneksel olarak her yıl devam edecek inşaallah ve 1 Ocak 2016’dan itibaren uluslararası bir kimlik kazanacaktır. Dolayısıyla ülkemiz dışından da filmler kabul edeceğiz.

İlk yıl birinci olan “Ev” filmiyle ilgili görüşler nasıldı?
Ev, aslında bir milletin hissiyatının yansımasıdır. Peygamberimiz (s.a.v.) de kimsesizlere sahip çıkar, onların dertleriyle ilgilenirdi. Ev, bizim bu projeyi başlatırken taşıdığımız beklentilerimizin karşılık bulmasıdır. Bu yüzden duygusal, anlamlı yorumlar geldiği için biz de mutluyuz. Sadece Ev değil, ikinci ve üçüncü olan filmlerimiz de teknik açıdan sinematografisi yüksek filmlerdi. Giriş çıkışlar, başından sonuna ortaya koydukları bütünlük, özgünlük, kurgudaki detaylar, çekim kalitesi, oyunculuk kabiliyeti ve yönetmenlik becerileri yüksek filmler. Ev, bizim yarışmamızdan sonra yurt içinde ve yurt dışında katıldığı birçok yarışmadan da ödülle döndü.

Hassas bir bahis olması açısından, yarışmaya dair eleştiri aldığınız oluyor mu?
İlk zamanlar Hz. Peygamber’in (s.a.v.) hayatını film yapmalarını istediğimiz zannedildi. O yüzden bunu nasıl yapabiliriz, çok hassas bir konu diye endişe edildi. Doğru yaptığınızı bildiğiniz konulardaki eleştiriler ancak sizin çalışmalardaki hassasiyetinizi artırır. Yarışmanın konusu Peygamberimiz’in (s.a.v.) örnek ahlâkının sinema yoluyla anlatılması olunca zaten hassas davranıyoruz. Belli kriterlerimizin olduğunu baştan ilan ettik. Tüm katılımcıların bu hususlara dikkat etmesini istedik. Yani ne yaptığımızın farkındayız, sektörel kanallardan dahi olumlu yorumlar alıyoruz. Eleştiri aldığımız tek konu Müslümanların bu konuyla, yani sinema ile ne işi olur şeklinde. Biz ise Siyer Vakfı olarak tam da bunun için böyle projeyi başlattık. Çünkü yıllardır inançlı insanların değerleriyle alay edildiği gibi bizlere sinemada ve sektörel alanlarda hak tanınmadı.

Projenin nasıl anılmasını istersiniz?
Siyer Vakfı bu projenin sahibidir. Vakfımızın, Peygamberimiz’in (s.a.v.) miras bıraktığı mesajlarının/emanetinin insanlık tarafından doğru anlaşılması için yaptığı çalışmalarında toplumumuz tarafından takip edilmesini isteriz. Çünkü her yıl İstanbul Eyüp’te, yurtiçinde çeşitli illerde ve üniversitelerde, yurtdışında birçok merkezde onlarca, sosyal, kültürel, sanatsal, akademik, eğitime yönelik etkinlikler düzenliyoruz. Bunların hepsi Peygamberimiz’in (s.a.v.) hayatını, O’nun ashabının hayatını anlatmaya/anlamaya yönelik çalışmalar. Alemlere Rahmet Kısa Film Yarışması, Peygamberimiz’in (s.a.v.) örnek ahlakının toplumda karşılık bulması, yeniden bazı değerlerimizin hayat bulması ile amacına ulaşmış olacaktır. Zihinlerde Çağrı filmi gibi yıllarca dillerden düşmeyen bir tat bırakmasını arzulamaktayız. Yani sinemada yeni bir rüzgar essin; Peygamberimiz’in (s.a.v.) örnek ahlakı sinemada yer bulsun ve O’nun örnek ahlakı ile anılsın istiyoruz.

Nasipse gala ve ödül töreni nasıl gerçekleşecek?
Yarın Haliç Kongre Merkezi’nde saat 19.00’da başlayacak gala ve ödül Töreni programımızda öncelikle dereceye giren üç filmimizin gösterimi olacak. Siyer Vakfı Kurucusu Muhammed Emin Yıldırım Hocamız’ın bir konuşmaları olacak. Üst düzey bir katılım bekliyoruz. Bu programda derece, mansiyon ve jüri özel ödülüne layık görülen yarışmacılara ödülleri takdim edilecek. Ve bir sonraki yılın takvimi ilan edilecek inşaallah.

Etiketler