Son Dakika

Küçük Ağa romanı resmi tarihin dışına çıkıyordu

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Andı, Tarık Buğra'nın gençlerin beğeneceği muhalif bir duruşa sahip olduğunu belirterek, "Aykırı bir yorum vardı, 'Küçük Ağa' romanında resmi tarihin dışına çıkıyordu. Beni sarsan da bu oldu." dedi.

Küçük Ağa romanı resmi tarihin dışına çıkıyordu AA/ Ahmet Esad Şani

Geçtiğimiz günlerde son çalışması “Roman ve Hayat” adlı kitabıyla tekrar okurlarıyla buluşan kıymetli akademisyen, Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Andı, Tarık Buğra'nın gençlerin beğeneceği muhalif bir duruşa sahip olduğunu belirterek, "Aykırı bir yorum vardı, 'Küçük Ağa' romanında resmi tarihin dışına çıkıyordu. Beni sarsan da bu oldu." dedi.

Küçük Ağa romanı, resmi tarihin dışına çıkıyordu,

"Edebiyatımızın Yerli ve Milli Sesi Tarık Buğra" adlı program, İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ev sahipliğinde Beyazıt Devlet Kütüphanesi'nde düzenlendi.

İstanbul İl Kültür ve Turizm Müdürü ve programın yöneticisi Coşkun Yılmaz, Tarık Buğra'nın 100. doğum yılında yad edilmesi hususunda özel alakası ve takibi için Kültür ve Turizm Bakanı Yardımcısı Prof. Dr. Haluk Dursun'a teşekkürlerini iletti.

Tarık Buğra'nın, Türkçe'nin kültür, sanat, medeniyet ve bir millet dili olarak varolması için kalemiyle verdiği mücadelenin ehemmiyetine vurgu yapan Yılmaz, "Tarık Buğra şüphesiz bizim edebiyatımıza, kültür hayatımıza, fikir dünyamıza yol açan, konak yapan ve insanlara kendilerini ifade edebilecekleri kendilerini bulabilecekleri mekanlar inşa eden bir isimdir." dedi.

Küçük Ağa romanı, resmi tarihin dışına çıkıyordu,

"USTA BİR FIKRA YAZARIDIR, TİYATRO ELEŞTİRMENİDİR, SPOR YAZARLIĞI DA YAPMIŞTIR"

Edebiyatçı ve yazar Beşir Ayvazoğlu da, Tarık Buğra ile Türkiye ve Tercüman gazetelerinde beraber çalıştıklarını anımsatarak, kendisiyle tanışmasını, duygularını ve hatıralarını paylaştı.

Doğumunun 100. yılı münasebetiyle hatırlanmasının kendisini çok sevindirdiğini ifade eden Ayvazoğlu, "Usta bir fıkra yazarıdır, tiyatro eleştirmenidir, spor yazarlığı da yapmıştır. Müstear isimlerle çok yazı yazmıştır. Babası Mehmet Nazım'ın ismini de müstear isim olarak kullanmıştır."dedi.

Tarık Buğra’nın, Türkçe ile ilişkisini, fikirlerini, sanat anlayışını anlattığı "Tarık Buğra'yı anlamak" başlıklı bir tebliği sunmak için Ankara'ya birlikte gittiklerini aktaran Ayvazoğlu, "O toplantıya trenle beraber gittik. Tarık abi uçağa binmezdi, en büyük zevki trenle yolculuk yapmaktı. Geç vakte kadar gider restoranda oturur, yemeğini yer, dostlarıyla sohbet eder, yataklı vagonda seyahat ederdi. O gece trende gece 3'e kadar sohbet ettik. Uzun uzun anlattı, Küçük Ağa kitabını nasıl yazdığını, ailesini, tiyatro eleştirmeni olarak yaptıklarını, edebiyat ve gazetecilik hayatında yaşadığı sıkıntıları anlattı." dedi.

Ayvazoğlu, sanatçının kendisinden dinlediği birçok bilgiye "Büyük Ağa Tarık Buğra" adlı kitabında yer verdiğini belirterek, çok önemli bir romancı olduğunu, bilhassa 'Firavun İmanı', 'Küçük Ağa' ve 'Dönemeçte' kitaplarının önemli romanlar arasında yer aldığını çok eleştirilen romanlarından 'Gençliğim Eyvah'ın da son derece önemli bulduğunu belirtti.

Küçük Ağa romanı, resmi tarihin dışına çıkıyordu,

TARIK BUĞRA’NIN DURUŞU

Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fatih Andı, Tarık Buğra'nın roman okumalarında kendine has ayrı bir yeri olduğunu ifade etti.

"Bizim edebiyatımızda Tarık Buğra önce romancıdır." diyen Andı, Buğra'nın yakın tarihi konu alan az sayıda roman yazarından biri olduğunu söyledi.

Gençlik zamanlarında okuduğu romanlarda Osmanlı'ya olumsuz ve küçümseyici bakış açısının dikkatini çektiğini ve bundan rahatsızlık duyduğunu anlatan Andı, "Bir gün lise yıllarında Küçük Ağa romanını harçlıklarımdan biriktirdiğim parayla Adana'nın büyük kitapçılarından birine gidip aldım. Okuduğumda gerçekten 'işte bu' dedim. Benim romanım tarihi bağlamda işte bu. Çünkü Tarık Buğra belki de o ilk gençlik çağının tarihe bakışının beklentilerinin, bizim neslimizin o delikanlılık çağlarının hızlı, dünyayı kurtarmaya endekslenmiş büyük davaların peşinde koşmayı kendisine rol olarak benimsemiş gençlerinin hoşuna gidecek bir şekilde Tarık Buğra'da bir muhalif duruş vardı. Aykırı bir yorum vardı, 'Küçük Ağa' romanında resmi tarihin dışına çıkıyordu. Beni sarsan da bu oldu." Şeklinde konuştu.

Küçük Ağa romanı, resmi tarihin dışına çıkıyordu,

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.