Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Murat Özer: Biz hiçbir zaman teslim olmamış ve işgal edilmemiş bir toprağın sahibiyiz

Erem Şentürk'le İftara Doğru programına Diriliş Postası yazarlarından İMKANDER Genel Başkanı Murat Özer konuk oldu. Özer, koronavirüs salgınında 60 ülkeye yardım gönderen Türkiye’yi eleştirenlere bu tarz söylemlerin hiçbir zaman teslim olmamış ve işgal edilmemiş bir toprağa sahip olan Türklerin örfüne, bin yıllık devlet geleneğine uymadığını söyledi.

Murat Özer: Biz hiçbir zaman teslim olmamış ve işgal edilmemiş bir toprağın sahibiyiz

Başakşehir Belediyesi’nin sosyal medya hesabından canlı olarak yayınlanan Erem Şentürk’le İftara Doğru programında her gün yeni bir konuk ağırlanıyor. Saat 19.30’da başlayan programın dün akşamki misafiri ise İMKANDER Genel Başkanı Murat Özer oldu.

Özer, iyiliğin insanın modern çağda bütün birikimini kazanıp arta kalanı kendi sosyal medya hesabında daha iyi tanınabilmek için kullandığı bir mecra haline geldiğini söyledi. Özer, gerçekte iyiliğin Allah’ın kitabında namazın yanında zekatı da ifade ettiği şekliyle bir vazife olduğuna işaret etti.

İMKANDER Genel Başkanı Murat Özer, Erem Şentürk’le İftara Doğru programına konuk oldu.

“KARANTİNA GÜNLERİNDE ABLUKA DAHA İYİ ANLAŞILDI”

Koronavirüs salgını sürecinde muhacir kamplarındaki durumu değerlendiren Özer, karantina günlerinde Suriye’de elektrik ve suyun bulunmadığı adeta esir kampı haline gelen çadır kentlerde yaşanan ablukanın daha iyi anlaşıldığını söyledi.

Koronavirüs sebebiyle bütün sınırların kapatılıp ülkelerin tecrit olmasıyla İdlib’deki çadır kentlere yardım faaliyetlerinin de durduğunu söyleyen Özer, İMKANDER olarak ramazanın başından beri her gün iftar verdiklerini belirtti.

“TÜRK’ÜN ADININ UNUTULDUĞU BİR COĞRAFYA TÜRKMENLERLE İHYA EDİLİYOR”

Suriye’de 5 milyona yakın Türkmen yaşadığını ancak tek kelime Türkçe bilmediklerini söyleyen Özer, sözlerine şöyle devam etti;

“Suriye’de Baas rejiminin 40 yıldır uyguladığı baskıyla 1 milyona yakın Türkmen kendi örfünü unuttu. Ümit Özdağ’ın hedefe koyduğu Türkmenler, Fırat Kalkanı Bölgesi’nde 1918’den beri ilk kez kendisini kendi diliyle ifade eden bir meclise ve kendi mavi gök bayrağını dalgalandırdığı bir semaya sahip oldu.

Özdağ, kendisini Türk milliyetçisi olarak iddia ediyorsa bugün Suriye’ye gidip Türk milletinin neler yaptığını kendi gözleriyle görebilir. Türkiye, Türk’ün adının unutturulduğu bir coğrafyayı şu an yeniden Türkmenler eliyle ihya ediyor.”

“DÜNYA’NIN ZENGİNİ BİZİZ”

Türkiye’nin koronavirüsle mücadele kapsamında 60 ülkeye yardım göndermesini eleştirenlere cevap veren Özer, bu tarz söylemlerin Türklerin örfüne, bin yıllık devlet geleneğine uymadığını söyledi. Özer, “Biz hiçbir zaman teslim olmamış ve işgal edilmemiş bir toprağın sahibiyiz.” diyerek, cümlelerine şu ifadeleri ekledi;

“Niye bütün dünyaya yardım ediyoruz? ABD’ye bile yardım ettik, dünyanın zengini biz miyiz? diyorlar. Evet. Dünyanın zengini biziz. Biz dünyada bin yıl kesintisiz olarak yaşamış tek devletin mirasçıyız. Sen kendini yıllarca işgal altında olan Cezayir, Irak, Ürdün, Mısır’la mukayese edemezsin. Bin yıldır aynı orduya sahip bir millet olarak işgal altında kalıp dili, kültürü unutturulmuş insanla kendi sorununu nasıl bir tutarsın? Senin Çanakkale’de 250 bin şehit vermiş olman sana bir üstünlük katmıyor, sen Osmanlı olarak Halep’ten, Yemen’den, İdlib’den şehit verdin.  Elbette ki senin sorumluluğun çok daha fazla… Türkiye, müstemleke olmaktan ve müstemleke gibi davranmaktan da uzaklaştı. Çünkü Türkiye’de müstemleke gibi davranan ve bütün namlularını kendi milletine çevirmiş bir zihniyet vardı. Artık o namlular düşmana çevrildi.”