Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.

Sinema, sanat ve faşizm

Sinema, sanat ve faşizm

Önce şu faşizm kelimesinin anlamını tekrar hatırlayalım: Faşist, sadece kendi düşüncesinin doğru olduğuna inanan ve diğer insanların düşüncesine saygı göstermeyen hatta diğer insanları da kendi gibi düşünmeye zorlayan insana denir.
Aslında artık anlaşılan manası bu. Yoksa köken olarak Mussolini’den başlayan Nasyonel Sosyalizm’le pekişmiş bir kelimedir kendileri. Gel zaman git zaman yukarıdaki anlamına evrilmiştir. Şimdi bazı aklı evveller çıkıp da faşizm aslında o demek değildir demesin diye baştan söyleyeyim; bu yazı yukarıdaki manası üzerinden kaleme alınmıştır.

Memleket zor süreçlerden geçiyor. Aslında memleketin kaderi nicedir hep zor süreçlerle örülü. Ta 1800’lerden başlayan ve bugüne kadar gelinen dönemde hep siyasi krizler ve bu krizlerin gölgesinde öyle pek de hakikatini bulamamış bir sanat dünyamız olmuş. Hakikat adına kırıntılar, çabalar bugünkü siyasi iktidarın da zeminini oluşturan yegane temeldir aslında. Sadece edebiyatta olsa bile tek temel budur.

Memleketin bu sürecinde elbette sanatçılar da hep bir tarafında oluyor bu süreçlerin. Gariptir, hep kendilerini siyaset üstü gördüklerini söyleyen sanatçılar atılıyor en öne. Memleketin hakim sanat görüşü diye bir cümleye girmek de elbette yanlıştır. Çünkü memlekette sanatçıların hakim bir görüşü yok, sadece kendi elitist tavırlarını en iyi pişirecekleri mecraları var. Bugün senin, yarın öbürünün düşüncesi önemli değil. Memleketimin sanatçısı (ya da öyle olduğu düşünülen), ne yazık ki hep Batı hayranı ve milleti aşağılayan bir görüşle bakar olaya. Millet istiyorsa kötüdür, yanlıştır. Velinimetini böylesine hor gören başka bir tüccar da yoktur aslında.

Geçen Kurban Bayramı’nda Genco Erkal bir ileti paylaştı. Sonra geri vites yaptı ama söz ağızdan çıktı bir kere. Benim, kitaplarını üniversitede zorunlu ama önemle takip ettiğim Zehra İpşiroğlu da kendi sosyal medyasından meselenin eleştirel bir yaklaşım olduğunu ve ilkel kavimlerin uygulaması olarak görülen kurban ibadetinin sorgulanması gerekliliğini tavsiye ediyordu. Kendisine aynı yazısından ötürü sorduğum soruyu iki kez es geçti. Çünkü faşizmin doruklarından seslenen bir ses tonuyla cevap verilecek bir soru değil benimki. Onlarda kendi elitist anlayışları içerisinde tutup da bu hakarettir, Genco Erkal yanlış yapmıştır diyecek kadar erdemli değiller zaten.

Aslında Genco Erkal üzerinden anlatmak istediğim hadise kişisel bazda memleketin sanatçı sayılan züppelerinin had bilmezliği, faşist ve köpük saçan ağızlarından çıkan hayasız sözleridir. Ama meselenin bir de şirin internet mecraları tarafı var ki Genco Erkal ve türevlerine “rahmet okutur” vaziyette. Alev Alatlı’nın Gezi olayları sürecinde bahsettiği temel cebirden bîhaber karikatür gençliğinin o espri dolu yazılarının, listelerinin; sinemadan tiyatroya, müzikten resme her alanda bir tarafa çakma gayretleriyle dolu. Sorsan -inadına- faşizmin karşısındalar. Sorsan barışçıl, sorsan insancıllar. Öyle ki acıyorlar her fırsatta “insancıklara.”

Yıllardır bu memlekette sinema adına ödül veren festivallere konulan ambargoları da görmüyor, bilmiyor değiliz. Hangi sahnede yer bulsa aman iki kelam edip de bu ülkenin düzenbazlarından birkaç kemik koparayım diye havlayanlarınızı da sürekli görüyoruz.
Efendiler, yemezler sizin o ucuz hokkabaz numaralarınızı. Eline her saz alana sanatçı, her konuşana da adam diyecek değiliz. Daha bir eserden yoksun, kendi kültürünü geçtim, öykündüğü Batı kültüründen bihaber karikatürlerinize sanat diyecek de değiliz. Bu sanat, sinema dediğiniz şeyleri kendi babanızın tekel dükkanı edasıyla bize satmanıza hele hiç tav olacak değiliz. Yıllardır öyleyse İran’a, Suudi Arabistan’a diye nefret saçtınız ya bize, öyleyse hadi Fransa’ya, Almanya’ya beyler. Burada öyle üç beş günlük değil, asırlık kültür birikimiyle hala özünü kaybetmemiş bir milletiz biz. Sizin yozlaştırmacı faşist kafanızın esiri filan olacak değiliz. Çocuklarımızı, nesillerimizi de zehirlemenize izin vermeyeceğiz. Haydin efendiler, kimin ipinde kuklalık yapıyorsanız oraya. Millete yani velinimetinize saygı duymayı öğrendiğinizde gene konuşuruz.

Basitçe sıralasak sayfalar tutar vukuatlarınız da biz genel olarak söyleyerek aranızdan aklı baliğ olanlarınızın anlaması için dua buyuralım. Rabbim hidayet verecekse, adam edecekse benim gariban üç kelimemi de vesile kılar elbet.
M.E.B.

Etiketler