Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

“Sıradan bir görme engelli, 7-15 gün içerisinde okumayı öğrenebilir”

“Sıradan bir görme engelli, 7-15 gün içerisinde okumayı öğrenebilir”

Uluslararası Kabartma Kur’an Hizmetleri Birliği Başkanı Selahattin Aydın, “2014’ten bu yana faaliyet gösteriyoruz. 17 ülkedeki üyeler arasında bilgi akışı sağlıyoruz. Örneğin Kur’an-ı Kerim’i basarken yardımlaşıyoruz. Görme engellilerin Kur’an öğrenimi konusunda akademik bir zemin de oluşturma amacındayız.” dedi.

Uluslararası Kabartma Kur’an Hizmetleri Birliği Başkanı Selahattin Aydın, 1829’da Louis Braille tarafından görme engelli insanların okuyup yazması için geliştirilen Braille alfabesiyle Kur’an-ı Kerim basımı hakkında bilgiler verdi.

Aydın, söz konusu alfabeyle hareke, şedde ve medlerin de yazımının mümkün olduğunu belirterek, “Dünyada Kur’an-ı Kerim’i kabartma şeklinde basan çok sayıda ülke var. Mısır, Malezya, Ürdün ve Türkiye gibi ülkelerde yapılan bu iş, zor ve maliyetli. Bugün Ürdün’de basılıyor desek de oradaki makine durduğunda üretim de duruyor diyebiliriz.” diye konuştu.

Üretimde çinko kalıpların kullanıldığını dile getiren Aydın, şöyle devam etti:

“Çinko kalıplarla dökülmesi, maddi hataları da ortadan kaldırıyor. Müslüman amaların dini öğrenme noktasında bir sıkıntıları yok. Müslüman nüfusun az olduğu bölgelerde, misyonerler çok etkili. Dünyada körleri hedef alan misyonerlik faaliyetleri, 1906’da Malatya’da başladı. Ernst Christoffel adlı Alman bir papaz, bunun öncüsü. Kendisi kör olmamasına rağmen, dinini görme engellilere öğretmek için buralara kadar geldi. Çok spesifik bir hedef. Malatya’da okul-yurt tarzında bir kurum açan papaz, görme engellilerle beraber dezavantajlı diye tabir edilen insanları bir araya topladı. Misyonerlerin en çok kullandığı argüman Hazreti İsa’nın gözümüzü açacağıdır. Ben de bu tür girişimlere muhatap oldum. Papaz, Almanlarla siyasi ilişkilerimiz bozulunca İsfahan’a gitti. İkinci Dünya Savaşı yıllarında da buradan ayrılmak zorunda kaldı. Sonrasında yeniden İsfahan’a dönmüş ve mezarı hala orada.”

Aydın, lokal organizasyonları bir araya getirerek Uluslararası Kabartma Kur’an Hizmetleri Birliği’ni kurduklarını anlatarak, 17 ülkeden üyeleri olduğu bilgisini verdi.

“DÜNYANIN BİRÇOK YERİNE KUR’AN-I KERİM GÖNDERDİK”

İngiltere, Malezya, Hindistan, Pakistan, Ürdün, Filistin, Yemen, Nijerya, Somali ve Togo gibi ülkelerin birliklerinde yer aldığını aktaran Aydın, “2014’ten bu yana faaliyet gösteriyoruz. 17 ülkedeki üyeler arasında bilgi akışı sağlıyoruz. Örneğin Kur’an-ı Kerim’i basarken yardımlaşıyoruz. Görme engellilerin Kur’an öğrenimi konusunda akademik bir zemin de oluşturma amacındayız. Bugüne kadar 3 konferans düzenledik. Meselenin akademik boyutu gerçekten önemli. Dünyanın birçok yerine Kur’an-ı Kerim gönderdik. En son Malavi’ye yolladık.” ifadelerini kullandı.

Aydın, Braille alfabesiyle basılan Kur’an- Kerim’leri edinen görme engellilerin eğitim almaları gerektiğini dile getirerek, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sıradan bir görme engelli, tecvid hariç, 7-15 gün içerisinde okumayı öğrenebilir. BM’nin kabartma yazı üzerine bir konferansı olmuştu. Burada her ülke kendi kabartma notasyonunu oluşturdu. 1960’lı yıllardan sonra da Kur’an’ın kabartma basımı başladı. Konunun Türkiye’de gündeme gelmesi, 1980’li yılların ikinci yarısından itibaren faaliyetler olduğunu görüyoruz. Allah Turgut Özal’dan razı olsun. Bu dönemde muhafazakar görme engelliler kendi aralarında örgütlenmeye başladı. 1990’da Türkiye Beyazay Derneği’ni kurdu. İlk kabartma Kur’an’ın basımı da 90’lı yılların ilk yarısında gerçekleşti. İlk resmi kabartma Kur’an kursu da 1989’da Antalya’da gerçekleşti. Son 4-5 yılda Diyanet İşleri Başkanlığı’mız dolu dizgin çaba içerisinde.”

Dünyanın birçok bölgesine Braille alfabesiyle basılan Kur’an-ı Kerim’ler gönderdiklerini hatırlatan Aydın, “David Mariaman adlı Norveçli bir arkadaşım vardı. Bu basım makinelerini yapan firmada çalışıyor. Kabartma Kur’an işiyle uğraştığımı öğrendiler. David, Afganistan’da körler okulunda Kur’an ihtiyacı olduğu için önce gayrimüslim olan başka bir arkadaşıma ulaştı. Biraz da üzüldüm. Bir Müslüman görme engelli kendi kitabını okumak için gayrimüslimden medet ummak durumunda kalıyor. Görme engelli bir Amerikalı, Müslüman olduğu için ailesi tarafından evinden atılmıştı. Sahip olduğumuz bağlar sayesinde o kardeşimize de sahip çıktık.” şeklinde konuştu.

Günün Manşetleri Günün Son Dakika Haberleri