Son Dakika

Türkiye’nin ilk tarihi internet dizisi: Talibi İrşadi

Türkiye’nin ilk tarihi internet dizisi: Talibi İrşadi

İnternet dizilerinin giderek arttığı bugünlerde Türkiye’de bir ilke imza atıldı. Ali Gürbey Haftacı tarafından yazılıp yönetilen ‘Talibi İrşadi’ isimli dizi internetten yayınlanan ilk tarihi dizi özelliği taşıyor. 2 Ocak’ta YouTube üzerinden yayınlanacak dizi 3 bölümden oluşurken her bölüm kendi içinde farklı konulara ayrılarak Türk-İslam sentezi ortaya çıkarıldı. 

Atakan Irmak/Özel Haber

Hollywood ve Avrupa’nın ortaya attığı Batı tarzı dizi-filmlerin dışına çıkmak isteyen genç senarist ve yönetmenler çareyi bağımsız platformlarda yayın yapmakta buldu.

Avrupa’nın kültürünü Türkiye’ye taşımak için adeta yarışa giren kartellerin sektörü esir aldığından yakınan genç iletişimciler kurulu düzenin bozmak için kollarını sıvadı. Son zamanlarda internet üzerinden yayınlanan dizilerin popülerleşmesiyle birlikte Türk tarihini ve İslamiyet’in önemli şahsiyetlerini kitlelere ulaştırmak isteyen yönetmen Ali Gürbey Haftacı, YouTube üzerinden Türkiye’nin ilk tarihi dizisini yayınlayacak. Çekimlerinin İzmit’te yapıldığı 3 bölümlük dizi 2 Ocak’ta izleyicinin beğenisine sunulacak. 1853 yılını konu alan dizide geçen hikâye Talibi İrşadi’nin dama oyununa merakı yüzünden nefis tezkiyesi için 7 sene dağlara çile diyarına gönderilmesiyle başlıyor. İrşadi’nin dağlarda gezerken, dönemin padişahını korumak için özel olarak eğitilen Alperenlerle yolu kesişir ve böylece dizi Çile Diyarına Hoş geldin, Hain Kim, Halvet ve Son Sefer olarak 3 bölüm şekilde devam eder.

DİZİ-FİLM ÜRETMEDEN SATIN ALIYORUZ!

Türkiye’de dizi ve film denilince akıllarda özgünlüğü andıracak çalışmaların yok denecek kadar az olduğuna dikkat çeken Haftacı; “Hollywood ve Avrupa sineması kendi değerlerini dizi ve filmler üzerinden insanlara benimsetmeyi başardı. Hatta dünya üzerinde trend haline getirip tüm insanlığa yaydılar. Maalesef Türk dizi filmleri de bu etki altına girerek kendi milli ve yerli duygularını anlatabilecek eserler ortaya koymak yerine sırf hazırı nasılsa var diye üretmeyip Avrupa ve Hollywood üzerinden değişiklik yaparak izleyiciye sundu. İnsanlarımız bu tür dizi ve filmlere alıştırılmış durumda. Türk kültürü ve dini tarzda dizi film yapmak isteyen senarist ya da yönetmenlere TRT haricinde destek veren televizyon kanalı bulmak çok zor.” dedi.

İLETİŞİM FAKÜLTELERİ BOŞUNA MI AÇILDI?

Yıllarca üniversite sıralarında ter döken binlerce İletişim Fakültesi mezununun hayaller kurarak sektöre girdiğini, ancak gördükleri karşısında bırakmak zorunda kaldığını söyleyen Haftacı; “Bu sektör belli başlı kişiler tarafından yönetiliyor. Alışılmışlığın dışına çıkmak isteyen kim varsa önüne çıkarak müdahalede bulunuyorlar. Her yıl binlerce yeni iletişimci çeşitli hayallerle sektöre girmek için heves ederken gördükleri karşısında hevesleri kursağında ya sektörü bırakıyor ya da bizler gibi özgün çalışmak için farklı eğilimlere yöneliyor. Televizyon ve dizi sektörlerinde çalışma şartları çok ağır. Yeni mezun olan iletişimciler kendilerini geliştirmek için girmeye çalıştıkları sektörde umduklarını bulamadığı için meslek değiştirmeye ya da özgün çalışmaya karar veriyor. Dizi, film sektöründe durum daha da kötü, bin bir hayalle sektör içerisine giren yeni iletişimciler adeta robotmuşçasına çalıştırılıyor.

Özgünlük ya da fikir beyanında bulunmak mümkün değil. Piyasada bir sistem kurulmuş ve siz sadece dâhil oluyorsunuz. Küçük yaşlardan beridir girip çalıştığım ve eğitimini aldığım sektör içerisinde kendimi sadece tekniksel anlamda geliştirebiliyordum. Fikirsel anlamda sektör kalıplaşmış düşünce sistemi oluşturmuş ve yoluna devam ediyor. Bu işin eğitimini almış kişilere fırsat tanınmadığını gördüğüm için özgün çalışmaya karar verdim.” ifadelerini kullandı.

Yorumlar