Son Dakika

Türk’ün kültürel tarihi tek bir “mahalle”de

Topkapı Kültür Parkı’ndaki Türk Dünyası Kültür Mahallesi’nde Orta Asya’dan Avrupa’ya kadar Türk dünyasından her renk sergileniyor.
Türk’ün kültürel tarihi tek bir “mahalle”de

Yaşattığı atmosferle misafirlerini kültürel bir yolculuğa çıkaran mahalledeki her evde başka bir kardeş ülkeyi keşfetmek mümkün. Kırgız ve Kazak çadırları ile Hoca Ahmet Yesevi Otağı ise en çok ilgi gören bölümler.

Tarih boyunca birçok medeniyetin gelip geçtiği İstanbul’da uzun yıllardır ziyaretçilerini ağırlayan Topkapı Kültür Parkı, eşsiz bir sergiye ev sahipliği yapıyor. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’a giriş yaparken otağını kurduğu ilk yer olan Topkapı’daki parkta ücretsiz olarak hizmet veren Türk Dünyası Kültür Mahallesi, Türk kültürünü tüm ayrıntılarıyla keşfetmek isteyenlerin başucu adresi olmaya aday.

KARTALLA AVCILIK MÜSABAKALARI

Tam anlamıyla bir mahalleyi andıran sergide, Özbekistan, Kırgız, Azerbaycan, Kazakistan, Türkmenistan, KKTC, Başkortostan, Tataristan ve temsili olarak orijinal boyutlarında hazırlanan Orhun yazıtları, Hoca Ahmet Yesevi Türbesi maketi, Azerbaycan kız kalesi ve Kırgızistan’da yer alan Burana Kulesi maketleri bulunuyor. Mahallede bulunan Kazakistan’ın anlatıldığı evde kartalla avcılık hakkında bilgi veriliyor. Kartalla avcılık, Türklerin en eski avcılık yöntemlerinden biridir.

Kazak Türkçesi’nde kartalı yakalayıp eğiten ve avda kullanan avcılara “Kusbegi” yani “Kuşbeyi” veya “Burkitci” yani “Kartalcı” derler. Günümüzde halen “Kartalla Avcılık”, Kazakistan ve Kırgızistan’da devam etmekte olup her iki ülke arasında “Kartalla Avcılık” müsabakaları hali hazırda yapılmaktadır.

TARİHİ YAPI “KIZ KALESİ”

Azerbaycan Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne hediyesi olan “Kız Kalesi” maketi de Azerbaycan kültürünün tanıtıldığı evin yanında sergileniyor. Kale, hem Bakü’nün hem de Azerbaycan’ın en özel tarihi yapılarından biri. Geçmişte Hazar Gölü, surların eteklerine kadar varmaktaydı. Günümüzde ise gölün dolmasıyla biraz uzaklaşmış konumda. Ancak yine de bütün güzelliği ile varlığını sürdürmekte. Kale bu özellikleriyle hem Azeri halkının hem de ülkeye gelen turistlerin mutlaka görmek istedikleri yapılardan biri. Mimar Masud İbn Davut tarafından 13. yy’de inşa edilen 27 metre uzunluğaki eserin mimarı bilinse de nasıl yapıldığı ve neden yapıldığı hakkında bir bilgi yoktur. Göle yakın konumda yapılan yapı, Bakü’nün en özel simgelerinden biridir.

KIRGIZİSTAN’IN SEMBOL KULESİ “BURANA”

Kırgızistan Kültür Evi’nin hemen yanında yer alan alanda da “Buruna Kulesi” maketi sergileniyor. Burana Kulesi, Kırgızistan’ın başkenti Bişkek’in 80 km. doğusunda Çuy vadisinde bulunuyor. Bu bölge, 9. yüzyılın sonlarında Karahanlı Devleti tarafından kurulan ve o dönemde başkent olan Balasagun şehridir. İpek yolu üzerinde bulunan Burana Kulesi’nin, Karahanlılar döneminde hem minare hem de gözetleme kulesi olarak kullanıldığı biliniyor.

DEĞERLİ TÜRBEYE TÜRK DOKUNUŞU

Bilinen ilk büyük Türk mutasavvıfı unvanını taşıyan Hoca Ahmet Yesevi’nin (1093-1166) türbesi Kazakistan’da Türkistan şehrinin kuzeydoğusundaki eski kervan yolu üzerindedir. Timur tarafından 1389-1405 yılları arasında eski küçük türbenin yerine inşa ettirilen türbe, Timur’un vefatı nedeniyle aslında tamamlanamamıştır. 16. yy’de bazı ilaveler ve restorasyon çalışmaları yapılmış, 19. yy’de Kokand Hanı tarafından yapının etrafına surlar çekilmiştir. Sovyetler Birliği döneminde kendi haline bırakılan ve hatta yıkılması dahi düşünülen yapı, nihayet Türkiye’nin de rol aldığı restorasyon çalışmaları sonucunda 2000 yılında bugünkü görünümüne kavuştu.

SEMERKANT’A İLHAM OLDU

Pek çok açıdan özgün mimari özellikler taşıyan, türbe yüksekliği 38,7 metre olan dikdörtgen şeklindeki yapının mozaikleri Şiraz’dan, taşları İsfahan’dan getirilmiş, duvarlar pişmiş kare tuğla ve ganç harç kullanımı ile imal edilmiş. Yapının inşasında çalışan Pers yapı ustaları, daha sonra Timur İmparatorluğu’nun başkenti Semerkant’ın inşasında kullanılan mimari ve yapısal çözümleri denemişlerdir. Bunun dışında türbede toplantı odaları, kütüphane ve küçük bir cami mevcuttur. Bu arada türbenin en önemli parçalarından biri ise hemen girişte bulunan kazandır. Timur tarafından Azeri bir ustaya yaptırıldığı rivayet olunan kazan, yaklaşık iki ton ağırlığında ve 2 metre yüksekliğindedir. Farklı madenlerin birleşiminden imal edilen kazan tam 2,5 ton su alabiliyor. Bu kazanın bir temsilini Hoca Ahmet Yesevi Otağı’nda görmek mümkün.

MESAFE UZAK OLSA DA KALPLER YAKIN

Özbekistan kültürünün sergilendiği evde ise eski Özbekistan Cumhurbaşkanı İslam Kerimov’un Türk devletlerinin kardeşliğine dair sözleri dikkat çekiyor. Kerimov’un, Türkiye’deki Türklere yönelik ifadeleri şöyle:

“Tarihi nedenlerle sizler, Anadolu topraklarında yaşamaya başladınız. Biz ise ata yurtta kaldık. Aramızda mesafe uzak olsa da kalplerimiz hiçbir zaman birbirinden uzaklaşmadı. Biz asırlarca çok çetin şartlarda dahi, bir birimizden ruhen manevi güç alarak yaşadık. Böyle bir bahtı, Allah hiçbir millete vermemiştir. Bu gerçeği iyi anlamamız ve çok iyi okumamız gerekir. Ahmed Yesevi, Celalettin Rumi, Mirza Uluğ bey, Yunus Emre, Ali Şir Nevai gibi büyük üstad ve alimlerin adını bilmeyen hiçbir Özbek ve Türk yok desek yeridir. Müşterek tarihimiz, dilimiz ve manevi mirasımız dostluğumuzun gerçek yüzüdür.” 

Yorumlar

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.