İsmail Çoktan / ÖZEL
Lübnan Dışişleri Bakanı Abdullah Bouhabib, başkent Beyrut’u ziyaret eden Türk mevkidaşı Hakan Fidan ile yaptığı görüşmede, Lübnan hükümetinin güç kullanmaktan yana olmadığını söyledi.
Bouhabib, daha önce de Hizbullah ile ülkedeki bütün taraflar adına görüşerek Gazze’deki savaşa müdahil olmaması konusunda garanti aldıklarını ifade etmişti.
Buna karşılık son günlerde Lübnan-İsrail sınırında karşılıklı saldırıların sayısı giderek artıyor. Hizbullah, Pazartesi günü sınırdaki İsrail tanklarını hedef alarak isabet sağladığını ilan etmiş ve altı İsrail askerini öldürdüğünü duyurmuştu.
Lübnan, 2019 yılındaki kitlesel protestolardan bu yana ciddi bir ekonomik kriz yaşıyor. Seçimlerin yapılmasına rağmen bir yıldır hükümetin kurulamadığı ülkede yaklaşık bir yıldır da Cumhurbaşkanı seçilemedi.
Hizbullah’ın savaşa girme ihtimali ile Lübnan halkı ve ülkedeki diğer etnik ve dini toplulukların duruma nasıl baktığını Lübnanlı Avukat ve Siyasetçi Tarık Şendeb ve Suudi Arabistan gazetesi Şarku’l Avsat’ın Beyrut Müdürü Sair Abbas ile konuştuk.
Lübnan-İsrail petrol anlaşması
Lübnan Dışişleri Bakanı Abdullah Bouhabib, ülkesinin güç kullanmak istemediğini belirtirken İsrail tarafına sınırdaki sivil yerleşimleri ve Lübnan ordusuna ait mevzileri hedef almama şartını koşmuştu.
Diriliş Postası’na değerlendirme yapan Avukat Tarık Şendeb de, iki taraf arasında Doğu Akdeniz’deki petrol kaynaklarının paylaşılması konusunda ABD ve Fransa’nın gözetiminde 6 ay önce bir anlaşma yapıldığını söyledi.
Tarafların birbirine Hizbullah ile savaş yaşanmaması konusunda garanti verdiğini belirten Şendeb, bu anlaşmada Hizbullah’ın da taraf olduğunu vurguladı.
Hizbullah’ın İsrail’e karşı Filistin direnişinden yana savaşa katılma ihtimalinin uzak olduğunu dile getiren Şendeb, “Örgütün kendi çıkarlarını öncelemekle beraber, iki ülke arasındaki petrol anlaşmasından aldığı payı da düşündüğünü” kaydetti.

Rutin çatışmalar
Şarku’l Avsat gazetesi Beyrut Müdürü Sair Abbas ise Hizbullah’ın sınırda karşılıklı saldırılarla aslında savaşa dahil olduğunu ancak tamamen savaşa girmesi konusunun Gazze’deki gelişmelere bağlı olduğunu ifade etti.
Abbas, “Kendisini direniş ekseni olarak tanımlayan İran ekseni, (İran-Hizbullah-Şam) kendini Gazze’ye destek vermeye mecbur hissediyor. Ancak şu ana kadar yaşananlar sınırda rutin çatışmalardan ibaret” diye konuştu.
Tarık Şendeb ile sınırda yaşananların Hizbullah’ın da taraf olduğu petrol anlaşması kapsamında “misliyle mukabele” ilkesi çerçevesinde sürdüğünü ve örgütün Filistin meselesini eskiden olduğu gibi kendi imajını güçlendirmek için kullandığını ifade etti.

Savaş kararı Hizbullah’ın elinde
Gazze’de savaş her geçen gün büyürken büyük bir ekonomik krizin pençesindeki Lübnan halkı da gelişmeleri yakından takip ediyor.
Sair Abbas, bir gazeteci olarak halkta hakim olan endişeyi gördüğünü dile getirdiği açıklamasında, ülkedeki diğer siyasi grupların savaşın Lübnan’a çekilmemesi konusunda net olduğunu kaydetti.
Abbas, Lübnan halkının yaşadığı krizler nedeniyle İsraille savaşı istemese de Filistin halkıyla kesin bir dayanışma içinde olduğunu ve durumu yakından takip ettiğini sözlerine ekledi.
Buna karşılık Tarık Şendeb ise başta ülke siyasetinde ağırlığı olan Hristiyan gruplar ve Lübnan hükümeti olmak üzere ülkedeki bütün tarafların savaşın Lübnan’a çekilmemesi konusunda hemfikir olduğuna dikkat çekti.
Buna rağmen savaşa girip girmeme kararının ne hükümetin ne de diğer siyasi grupların elinde olmadığını ve Hizbullah’a bağlı olduğunu belirten Şendeb, “Şiilerin büyük kısmı hariç Lübnan halkının çoğu Hizbullah’ın Filistin meselesini istismar ettiğinin farkında. 2006’daki 33 gün savaşında birçok Hizbullah destekçisi Suriye’ye ve Lübnan’daki diğer etnik bölgelere göç etmiş ve burada destek görmüştü. Ancak Hizbullah’ın Suriye’de gerçekleştirdiği katliamlar örgüte olan desteği de azaltmış durumda” diye konuştu.
Musa Ebu Merzuk’un açıklamaları
Öte yandan, Hamas Siyasi Ofisi Üyesi Musa Ebu Merzuk, önceki gün medyaya yaptığı açıklamalarda, İran ile sürekli iletişim halinde olduklarını ve daha büyük bir destek istediklerini belirtmişti.
Ebu Merzuk, yapılan görüşmelerde İran tarafından bekledikleri desteği görmediklerini ifade ettiği açıklamasında, “Hamas liderlerinin bu tavır nedeniyle hayal kırıklığı yaşadığını” sözlerine eklemişti.