Reklamı Kapat

Hakkı değil gücü önemseyenler

İnsan güçsüz, zayıf ve zafiyetleri olan bir varlıktır; ama kendisine bahşedilen yetilerle doğadaki en güçlü varlığı dahi hizaya getirebilir.

Çaresiz ve bakıma muhtaç doğan insan, yaşlılığında da zavallılaşır.

İnsan gücü sever ve güçlü olmak ister; bedenen, servetçe, makam ve mevki açısından, şan ve şöhret bakımından.

Oysa asıl mesele gücü elde etmek değil, elde tutulan gücü nerede ve nasıl kullanıldığınla ilgilidir.

Tarih nice güçlünün kaybolup gittiğine tanıktır.

Güçlü olabilir, güce sahip olabilirsiniz.

Mesele gücü nerede kullanıyorsunuz; haklının yanında mı, haksızca mı?

Yoksa güce ulaşmak için her yol mubahtır mı diyorsunuz?

Sadece güce oynayan hesabi davranır, hakkı gözeten ise hasbi.

İnsanların çoğu ideolojik davranıyor.

Kendi cemaati, kendi grubu, kendi partisini haksız olduğu halde ölesiye savunabiliyor.

Hiç özeleştiri yapma ihtiyacı hissetmiyor.

Hakkı ve hakikati sadece kendi grubunun temsil ettiğini düşünüyor.

İşte bu anlayış güce sahip olduğunda, güç zehirlenmesine maruz kalıyor.

Artık her daim güce oynuyor, güçlüyü otorite olarak onaylıyor.

Hak ve hakikat bizim cemaatten, bizim partiden, bizim gruptan olup olmamasına göre belirlenmez;  yok buna göre belirleniyorsa, ortada ne haktan ne de hakikatten bahsedilebilir.

Oysa muhalifiniz, düşmanınız dahi olsa, hakkını teslim ediyorsanız yiğitlik budur.

Tek başına kalsanız da hak ve hakikatin safında yer alıyorsanız güçlüsünüz; çok sayıda olsanız da hak ve hakikati gözetmiyorsanız güçsüz.

Tek başına da olsanız gerçeği haykırıyorsanız güçlüsünüz; çok sayıda da olsanız gerçeği gizliyorsanız güçsüz.

Güce oynadığınız için zaman gelir çok güçlü olabilir, çok güçlü gözükebilirsiniz.

Ama yine zaman gelir, alaşağı olursunuz.

Gün gelir gücünüzü kaybedersiniz.

İşte o zaman şu soru sorulmaya değerdir:

Değdi mi?

Güçlü olmak adına Hakk’ı incitmeye değdi mi?

Eğer gücü Allah’ın rızasına göre değil de kendi menfaatlerinize dönük elde etmişseniz, o güç kaybolur gider, elinizden alınır.

Dünyanın bilmem kaç ülkesinde faal olsanız da, Hakkın hatırını değil, gücün hatırını gözetiyorsanız o güç elinizden alınır.

İbretliktir; kendi cemaati dışındakilere yapılan adaletsizliğe sessiz kalanların sıkıntı kendisine iliştiğinde adalet talep etmesi.

İlginçtir; haksızlık başkasına yapıldığında ses çıkarmayanların, haksızlık kendilerini vurduğunda başkalarının sessiz kalmasından yakınmaları.

Asıl güç hakkın ve hakikatin safında yer almaktır.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Murat Kubat - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.



Anket Cumhurbaşkanlığı seçimini hangi ittifak kazanır?