Reklamı Kapat

Oyundan vazgeçmek

“Arabanın kıçına yapışma” diye bir oyun vardır. Hadi canım, dediğinizi duyar gibiyim. Var, var!

Arabalar üç çeşittir.

At arabaları

Traktörler

Ve minibüsler.

Bir de kamyonlar vardı ama o başka bir anlatının konusu.

En kolayı köye gelen at arabalı çerçilerin arabasıydı.

Arabanın kıçına ne zaman yapıştın ne zaman ayrıldın(...) önemli değildi; zira at arabaları hız yapmazdı ve tuttuğun yeri bıraktığında yere kapaklanmazdın.

Traktörün kıçına yapışırsın ve traktör hızlandığında yapışan arkadaşınla iddiaya girersin. Kim en son bırakacak, diye. En son bırakan naneyi yer. Zira yere kapaklanır. Yüzü yara bere olur.

Gelelim en kötüsüne; minibüsün kıçına yapışmak cesaretten fazlasını ister. Ergen yaşta çırçıplak göle girmek gibidir. Yaşıtların arasında ayıp yerinin görülmesi gurur meselesidir. Anlarsınız işte. Neyse... Herkes minibüsün ardına yapışmaz. Araç hızlanır. Bırakmak istemezsin. Bırakmak istediğinde ise işler karışmıştır. Zira, trenden atlamaya bile benzemez. Yere sümük gibi yapışmazsınız; kesin bir yerleriniz kırılır ve kan oluk oluk akar; yapıştığınız tutamağı bıraktığınızda. Ayrıca minibüsün kıçına yapıştığınızda tek rakibiniz kendiniz olursunuz...

Sizi o arabanın tutamağını bırakmaktan men eden korkularınızla size cesaret veren deliliğiniz ve aptal arzularınızdır.

Hayat da böyle...

Sizi sizden alan tüm oyunlardan feragat edip, arabanın kıçını bırakmak evet cesaretten fazlasını ister. Zira, arabanın verdiği heyecan ve beleş seyahatten vazgeçmek cesaretten fazlasını ister.

Kendiniz olmak, bedel ödemekten korkmamayı ister.

Arabaya yamanmak ve arabanın verdiği hızı kendinizden zannetmeniz dünyanın en beleşçi ve haybeden yaşayan insanı olduğunuzu gösterir.

 *

Evet, birçoğumuz kene gibi yapıştığımız şeylerden kopmadıkça insan olamayacağız.

...

Şükretmediğin her gün eksilen bir şeysin.

Sabahı, uyanmayı, her gün yeniden doğuşu görmediğin her gün körelen bir şeysin.

Gözünü hayr da varken şerre diktiğin her gün çürüyen bir şeysin.

Okumadığın her gün kuruyan bir ağaç gibisin.

Dünya bir rüzgardır; rüzgar nasıl ki içi boş bir ağaca dolandıkça ses çıkar, o ses senin sesin değil dünyanın uğultusu, yaşarken ceset olmana yakılan ağıttır.

Şükretmediğin her gün cesedini sürüklediğin gündür.

...

Şükür, âlemde oyundan, oyalanmak vazgeçenler de var. Her şey bir şükür etmeye bakıyor.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Zeki Bulduk - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.



Anket Cumhurbaşkanlığı seçimini hangi ittifak kazanır?