Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için çerez politikamızı inceleyebilirsiniz.
Giriş Yap
Veya Kayıt Ol
Kayıt Ol

2018’de neler olmadı!

Yılda 96 köşe yazısı yazıyorum.

Haftada 2, ayda 8 ve toplam 96 köşe…

Bu yılın son gününde, 2018 yılında yazdıklarımı bir bir gözden geçirdim.

Baktım neler yazmışım.

Hangi meselelere temas etmişim ve bir netice alabilmiş miyim;

Yılın ilk yazısını, ‘Kadınlar neden nafaka ödemiyor!’ başlığıyla yazmışım.

Demişim ki;

‘Süresiz yoksulluk nafakası, kısa bir süre evli kaldıktan sonra eşlerinden boşanan erkeklerin ömür boyu ödemek zorunda kaldıkları bir ceza…

Üstelik bu parayı çocukları olmamasına rağmen ödüyorlar.

Peki, aynı şartlardaki kadınlar?

Hali vakti yerinde, işi gücü sağlam bir kadın, eşinden boşandığı takdirde neden nafaka ödemiyor?

Bu nasıl bir eşitlik?

Kadın dernekleri bunu da açıklamalı…’

Yıl boyunca bu mesele gündemden hiç düşmedi. Boşanan erkeklerin süresiz nafaka ödemek zorunda kalmaması için yeni bir kanun düzenlemesi yapılmasını bekledi yıl boyunca.

Fakat olmadı.

***

Türkiye erken seçime giderken, Erken seçim ile FETÖ’nün ihanet tavanı temizlenebilecek mi? başlığı atarak, FETÖ terör yapılanmasının ihanet katmanının en üstünün siyaset tavanı olduğunu yazmışım ve ‘Bu tavana veyahut çatıya hiç dokunulmamıştır. Dokunulması yönündeki milletin talepleri göz ardı edilmemelidir.

Reis’i ve AK Parti’yi her ahval ve şeraitte destekleyenler, o veya bu sebeplerle bir türlü yapılamayan temizliğin 24 Haziran erken seçimlerinde yapılmasını bekliyoruz.

Bekliyoruz fakat yaşadıklarımız ve gördüklerimizden sonra pek de ümitli bir bekleyiş üzere değiliz.

Erken seçimin mimarlarına milletvekili listelerini anketlerden ziyade âkil insanlar ile istişare halinde hazırlamalarını tavsiye ediyoruz’ demişim.

Fakat bu da olmamış.

***

‘Yeni Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanı’nın önündeki iki mesele’ başlığıyla Çalışma, Sosyal Hizmetler ve Aile Bakanına geçen yıllardan kalan ve acil halledilmesi gereken iki meseleyi hatırlatmışım.

Bunlardan birisi;

18 yaşından küçüğün evlendirilmesi kanunen yasak. Fakat özellikle kırsal bölgelerde geleneklerine bağlı olanlar, “Dinimize göre 18 yaş diye bir şart yoktur” diyerek bu yasağı uymuyorlar.

18 yaşından küçük olduğu halde evlenen bir kız, hastanede doğum yaptığında ortada yasalara aykırı bir durum olduğu için durum polise bildiriliyor.

Polis, olaya el koyuyor. Mahkemeye intikal ediyor. Mahkeme de “18 yaşından küçüğe cinsel istismar suçu işlenmiştir” diyerek yeni doğum yapan kadının yasal olmayan eşini cezaevine yolluyor.

Böylece yeni doğum yapmış bir kadın, kucağında çocuğuyla kocasını hapishaneye yolcu ediyor.

Bu mesele de yıl boyunca hiç gündeme gelmedi.

Mağduriyetler devam ediyor. Çocuklar babalarının hapisten çıkacağı günleri sayıyor.

İkincisi süresiz nafaka meselesine yukarıda temas etmiştim.

***

Bakan Albayrak kurumlardaki araç kiralama tezgâhının farkında mı diye sorarak, Bakanın dikkatine, kurumlarda devam etmekte olan araç kiralama tezgâhını sunmuşum.

Bu meselenin akıbetini ve nasıl bir tedbir alındı bilemiyorum. Basına akseden tasarruf tedbirleri çerçevesinde kurumlardan araç envanter listelerinin istendiği…

***

Ücretsiz ders kitapları ve yardımcı kaynak meselesi! başlığıyla her yıl zorunlu olduğunu kimsenin kabul etmediği, okullarda yardımcı kaynak kitap parası toplanmasına bir son verilmesini istedim.

Bunda da bir netice alamadım. Her yıl olduğu gibi bu yıl da çocuklarımızdan ‘zorunlu değil, tavsiye ediyoruz’ denilerek yardımcı kaynak kitap parası toplanmaya devam edildi.

Kaynak kitaplar alındı, yıl boyunca devletin bedava dağıttığı kitapların sayfası dahi açılmadı.

Yer darlığı sebebiyle noktalıyorum.

İşte böyle…

Temas ettiğimiz meselelerin hepsi de birer dert yumağı olarak vatandaşın sırtında kambur olmaya devam ediyor.

İnşallah seneye…