Reklamı Kapat

Evliliğe övgü

Eskiden çok genç yaşta evlenilirdi. Bugün evlenilmemesinin nedeni okul, kariyer değil sadece; ailelerin izin vermemesi. Eskiden evlilik ile erkek sorumluluk altına girer, bundan gocunmaz, yapabildiği işi yapardı. Asgari ücret de olsa çorba kaynardı.

Aileler de gençler de yuva kurana Allah’ın yardım edeceğine inanırdı. Bugün adayın namaz kılmasının çoğu aile için önemi yok. Erkeğin yüksek bir gelirinin olması önemli.

Üniversitede sevgili olan çiftlere ne zaman evlenecekleri sorulduğunda “okul bitsin, iş güç ayarlansın, iki üç sene var daha” cevabı alınıyor. Aileler konfor olmazsa korkusuyla çocuklarının haram ilişki yaşamasına göz yumuyor. (Eskinin 15 yaşındaki gencinin olgunluğu, bugünün 25 yaşındaki gencinde yok.) Oysa şu olmalı: Bir erkek bir kızla evlilik yoluna girdiyse o sorumluluğu üstlenmiş demektir. Öğrenci de olsalar evlendirilmeli. Erkek asgari ücretli falan bir işte çalışmalı, kız yetinmeyi bilmeli, kanaat ederek helal bir yuva kurulmalı. Ve aslında buna talip olacak erkek/kız sayısı az değil. Burada problemi aileler çıkarıyor. “Ben yaşayamadım kızım yaşasın” mantığı güden anneler çıkarıyor problemi. Otuz yaşında evlenen çiftler, çocukları yetişkin olduğunda yaşlanmış, günü kaçırmış oluyorlar ve çocuklarıyla iletişim problemi yaşıyorlar. Yani siz çocuğunuzu konfor için geç evlendirdiğinizde bundan torununuz bile zarar görüyor. Bir de tam tersi problem var. Bazı erkekler olgunlaşmadığında, halk tabiriyle serseri olduğunda aileler çözümü evlilikte buluyor. Bizi dinlemiyor, evlenince olgunlaşır diyorlar. Bu bir yanılgı. O erkek karısına zulmediyor. Sizin sorumsuzluğunuzun ceremesini masum, genç bir kız çekiyor. Aslında sizden haberi bile olmamış bir kıza belki de yıllarca dolaylı yoldan zulmetmiş oluyorsunuz. Bu duruma düşmek istemeyen aileler, talibin maddi durumunu değil; ahlakını, namazını, helale harama olan dikkatini soruştursun. Diploma kırk yaşında da alınır. Edep alınmaz. Eskiden genç yaşta evlendirilen çocuklardan babalar da sorumluydu. Erkek bakamazsa baba yardımcı olurdu. Babanın çocuğunu haramdan koruması gerekiyordu.

Bugünün babaları çocuğun bakımından kurtulma derdinde. Ama aynı zamanda çocuğunun konforlu yaşamasını da istiyor. İslam’da kurtulmak yok, fedakârlık var; konfor yok, kanaat var; kestirip atmak yok, sabır var.

Eskiden çocuğun haneye bereket getireceğine inanılır, bilakis çok çocuk sahibi olmak istenirdi. Bugün doğan her yeni çocuğun külfet olduğu düşünülüyor. 2. çocuk olmazsa, çocuğun daha iyi imkânlarda yetişeceğine inanılıyor.

Anne olduğunda, mesleğinden/kariyerinden olacağını düşünen kadınlar; çift maaş da gelmezse geçim sıkıntısı olacağını düşünerek annelikten vazgeçiyor. Yetmiyor, kürtajla kendi bebeğinin canını alabiliyor.

Annelik artık kutsal görülmüyor; tercih olarak görülüyor. Doğum vakti hesaplandığında istemediği bir burca sahip olacağı için çocuğunu aldıran/öldüren anneler var. Karısını öldüren katillere değinmiyorum bile. Kadınlar, Allah’ın emanetidir. Emanete ihanet eden, Allah’a ihanet etmiştir.

Hadistir; üç kız çocuğunu düzgün yetiştiren anne, baba cennetliktir. Kız çocuğu bu kadar kıymetlidir. Evlendiğiniz hanımların, birisinin kıymetli kızı olduğunu unutmayın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Yasin Taçar - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.



Anket Sizce 2020-2021 sezonunda Süper Lig'de hangi takım şampiyon olur?