Sadece tepki vermek yetmez, tedbir almak da gerekir

Bugün LGBTİQ+ için hepimiz konuşurken sanki sorunu dışımızda tutuyor gibiyiz. Bu çocuklar uzaydan gelmedi, bizim yuvamızda büyüdüler. Şöyle bir düşünelim; biz ne durumda olduğumuz için çocuklarımız bu durumdalar? Bu muhasebe yapılmadan ne kadar konuşursak konuşalım, havanda su dövmekten öteye gitmez düşüncesindeyim. Bunun için her zaman olması gerektiği gibi, önce kendimizden başlayalım. “Sen bu çocuğu şımarttın, senin yüzünden oldu.” gibi suçlamalar varsa, hâlâ mesele anlaşılmamış demektir.

Meselenin hem maddi hem de manevi boyutu var

Bir durum, pek çok bileşenin bir araya gelmesiyle oluşur. Diyelim ki, genetik bir yatkınlık var. Ailede bunun ortaya çıkmasını sağlayacak bir zemin varsa daha kolay ortaya çıkar. Erken dönemde fark edilip tedbir alınmazsa, durum iyice ilerler.

Şahit olduğum birkaç örneğe kısaca değineyim:

Bir anne, kundakta bir kızı varken eşi tarafından terk ediliyor. Kızı on sekiz yaşına gelene kadar, annesinden erkeklerin güvenilmez, zalim, kadınları ezen, merhametsiz ve kaba insanlar olduğu fikirlerini duyarak büyüyor. Kızımızda erkeklere hep nefretle bakmış ve kendisini erkek gibi güçlü hissetmek ve ezdirmemek için tedbirler almaya başlıyor. On sekiz yaşına geldiğinde asla evlenmek istemiyor ve bir kız sevgili ediniyor. İşi ile evli bir baba, sadece hafta sonları evde oluyordu. O da, şu iş bu iş derken bitiyor, çocuklarıyla ve eşiyle yeterince zaman geçirememiş oluyorlardı. Anne ise kontrolcü ve baskıcı. Bu annenin elinde büyüyen ve hep ablası, annesi, kız kardeşi ile zaman geçiren delikanlı, giderek tepkileri ve hareketleriyle onlara benzemeye başlıyor, sesi inceliyor, hareketleri bir erkeğe göre naifleşiyor. Bunlara ek olarak okuldaki hemcinsleri ile bir bağ kuramıyor. Bir yandan da taciz öyküsü var ama aile inanmıyor. Sonuçta kendisini kız gibi hisseden bir gence dönüşüyor. Bunun belirtileri yıllar öncesinden görüldüğü halde ciddiye alınmıyor. 14 yaşında başlanan tedavi sürecinde yapılan görüşmelerle, 20 yaşına geldiğinde bir kıza aşık olacak kadar duyguları normalleşiyor. Küçüklüğünden itibaren sürekli annesinin yanında yatırılan, erkek çocuk olduğu halde saçları kız gibi uzatılan ve güzel diye de kurdele bağlanan, kız güzeli diye sevilen, kız elbiseleri giydirilip fotoğraflar çektirilen çocuk, büyüdüğünde kendisini kız gibi hissediyor ve ameliyatla yurt dışında cinsiyet değiştiriyor.

Ne yapılmalı?

Kız olduğu halde hep erkek kıyafetleri giyen, erkek oyuncakları ile oynayan, kızlardan çok erkeklerle beraber olan kızlar, derhal fark edilmeli ve kendi cinsine uygun ilgi alanları ve muhataplar edindirilmeli. Profesyonel destek alınmalı. Aynısı erkekler için de yapılmalıdır. Çocukların taciz edildiğine dair ifadeleri ciddiye alınmalı. Bebek sütten kesildikten sonra kendi odasında yatırılmalı. Kimse kınanmamalı. Çocuğumuz böyle oldu diye insanlıktan çıktığı düşünülmemeli, ona sevgi ve şefkatle yaklaşılmalı. Üstelik suçlanacak birileri varsa, o kişilerin önce biz anne babalar olduğumuzda aklımızda olmalı. Çocuk evden ve aileden soğutulmamalı ki dışarıdaki tuzaklara yem olmasın.

Rızkımızı nasıl kazandığımız ve ahlâkımızın nasıl olduğu mutlaka gözden geçirilmeli. Sempatikçe sunulan eşcinsel karakterlerin olduğu diziler, filmler vb. izlenmemeli ve normalleştirilmemeli.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Saliha Erdim - Mesaj Gönder


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Diriliş Postası Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Diriliş Postası hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Diriliş Postası editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Diriliş Postası değil haberi geçen ajanstır.



Anket Vitor Pereira Fenerbahçe’de başarılı olur mu?